"Dostoyevski olmasaydı, Orhan Pamuk olduğu gibi olmayabilirdi"

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde Türkiye’deki Rusça öğretmenleriyle bir araya geldi. Öğretmenlere Türkiye ile Rusya arasında 'köprü' görevi üstlendikleri için teşekkür eden Yerhov, "Rus dili olmadan Rusya olmaz. Aslında Dostoyevski olmasaydı belki de Türkiye’nin Orhan Pamuk’u olduğu gibi olmayacaktı." dedi.

Etkinlikte konuşan Yerhov, bu yıl Türkiye’nin ilk Rusça bölümü olan Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünün açılışının 70. yıldönümünün kutlandığını ifade etti.

"Rus dili olmadan Rusya olmaz"

Sputnik'ten Hüseyin Hayatsever'in haberine göre, kendisi için Rusça’nın ne ifade ettiğini anlatan Yerhov, “Sarfedeceğim sözler, kalbimden çıkan sözlerdir çünkü yaptığınız işten daha önemlisi yok, en azından benim için. Çünkü Rus dili olmadan Rusya mevcut değildir. Puşkin, Tolstoy, Blok, Çehov, Şolohov, Simonov, Bulgakov, Voznesenski ve diğerleri olmadan Rusya diye bir şey yoktur. Aslında Dostoyevski olmasaydı belki de Türkiye’nin Orhan Pamuk’u olduğu gibi olmayacaktı. Bu sebepten dolayı yüce ve kuvvetli dilimizle sınırlı olmayıp Rusya’nın köklü kültürüne yönelik sizin külfet dolu faaliyetleriniz, Türkiye ile Rusya arasındaki köprü görevinizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Annesinin de öğretmen olduğunu kaydeden Büyükelçi Yerhov, “Okul öğretmeni olarak akşamleyin kontrol ettiği ders defterlerindeki öğrencilerin etütleri, kendilerine vurgular yaparak okuduğu hikayeler, bunların hepsi, kültürümüz, dilimiz, özgüvenimiz için bilim ve araştırma konferansları ve metodoloji seminerlerinden daha önemliydi” dedi.

"Rusça öğrenenler, Rusya’yı ve Rusları daha iyi anlamaya başlayacaklardır"

Yerhov, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sebepten dolayı sizin önünde boynumu eğiyor ve rica ediyorum: Hem yetişkinlere hem de çocuklara mümkün olduğu kadar dil öğretin. Biz de yardımcı olmak için elimizden geleni yapacağız. Bu bağlamda zamanla denenmiş yöntem ve metotları unutmamanızı rica ediyorum. Görsel ve işitsel yöntemler, internette şu an bolca olan ders kitapları… Öğrencileriniz film izlesinler, Rusça derlenen şarkıları dinlesinler. Sonra bakarsınız Rusya’yı ve Rusları daha iyi anlamaya başlayacaklardır.”

Yerhov, Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu bünyesindeki okullara sınırlı sayıda öğrenci kabul edebildikleri için üzgün olduklarını ancak Antalya’da, Alanya’da ve İstanbul’da Rusya müfredatıyla eğitim yapan özel okullar açıldığını ve bunların “başarı hikâyesi” olduğunu belirtti.

"Türkiye’de Rusça bilen kişi sayısı artıyorsa..."

Rus üniversitelerine daha fazla Türk öğrenci kabul edilmesi için çalışmaları gerektiğini de vurgulayan Yerhov, “İstatistik her zaman doğru bir şekilde tabloyu yansıtmıyor. Çalışmalarımızın başarısını, düzenlediğimiz etkinlik sayısına göre değil, Türkiye’de Rusça bilen, Rusça seven ve Rusça konuşan kişi sayısına göre değerlendirelim. Eğer bu sayı artıyorsa başarıya ulaşmışız demektir” diye konuştu.

Yerhov, konuşmasının ardından Aleksandr Puşkin’in Yevgeni Onegin eserini çeviren çevirmen Sabri Gürses ve çevirinin editörlüğünü yapan Erciyes Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Sevinç Üçgül ile “Rus Şiirinde Gölgeler — 20. Yüzyıl Rus Şiirinden Seçmeler” derlemesini hazırlayan Gazi Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Ayla Kaşoğlu, Gazi Üniversitesi Rusça Öğretmeni Elena Kozan, Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Ömeroğlu, Rus Dili Konuşan Gençler Derneği Başkanı Evgeniya Şarlak ve Gazi Üniversitesi öğrencilerine teşekkür mektubu sundu.

HABERRUS