NG: ''Ankara'nın Çok Sandalyeli Politikası Zorlu Bir Aşamaya Giriyor''
HABERRUS - Rus gazetesi İzvestiya, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin ittifak içindeki rolünü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın izlediği denge politikasını mercek altına aldı. Analize göre, Erdoğan kendisini "başlıca arabulucu" olarak konumlandırırken, Ukrayna krizinin müzakereler yoluyla çözülmesi ve uluslararası güvenlikte yeni yaklaşımlar geliştirilmesi çağrısı yapıyor.
NATO'da Bölünme ve Türkiye'nin Yükselen Rolü
İzvestiya'ya göre, ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıkları NATO içinde ciddi bir bölünme yaratıyor. Buna karşılık Batı, Türkiye'yi Rusya'ya karşı oluşturulacak yeni güvenlik mimarisine daha fazla dahil etmeye çalışıyor. Ankara'daki zirve, bu bağlamda Türkiye için önemli bir güç gösterisi olarak değerlendiriliyor.
Moskova Devlet Dil Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Profesörü Vladimir Avatkov, "NATO'nun Ankara zirvesi sadece bir toplantı değil, Ankara'nın gücünün gösterisi. Erdoğan durumun sahibi, boğazları kontrol ediyor, Orta Doğu üzerinde etkisi var, Rusya ile Batı arasında denge kuruyor. Türkiye krizleri kesinlikle kendi pozisyonunu güçlendirmek için kullanıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Analizde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişi, insansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine kadar yerli üretim kapasitesini artırması ve NATO içinde Avrupa güvenliğinde daha önemli bir aktör haline gelmesi de vurgulandı.
Batı ile İlişkilerde Temel Sorunlar Devam Ediyor
İzvestiya'ya göre Ankara'nın Batı ile ilişkilerinde temel sorunlar devam ediyor. Türkiye'nin NATO üyesi olmasına rağmen Avrupa Birliği'nin savunma projelerine tam erişim sağlayamadığı belirtilirken, Ankara'nın vize serbestisi, Gümrük Birliği'nin yenilenmesi ve Avrupa ile daha derin ekonomik entegrasyon beklentileri hatırlatıldı.
Avatkov, AB'nin Türkiye'ye yaklaşımını eleştirerek, "Türkiye Cumhuriyeti çok şey istiyor, Avrupa'nın onun silahlarına ve gücüne ihtiyaç duyduğunu hissediyor. Brüksel elbette bunları vaat edecek ama her zamanki gibi yerine getirmeyecek. Batı için Türkiye, ne kadar isterse istesin hiçbir zaman Avrupa olmayacak" ifadelerini kullandı.
Çok Sandalyeli Politika Zorlu Bir Aşamaya Giriyor
Rus uzmana göre Türkiye'nin uzun süredir yürüttüğü çok yönlü dış politika giderek daha zor bir aşamaya giriyor. Avatkov, ABD'nin Türkiye'nin NATO'daki ikinci büyük ordusuna ve jeopolitik konumuna ihtiyaç duyduğunu ancak bağımsız bir Ankara istemediğini savunuyor.
"Türkiye'nin meşhur çok sandalyeli politikası, ülkenin üzerinde görmezden gelinemeyecek bir savaş tehdidi oluşana kadar iyidir."
Avatkov'a göre Ankara sonunda "yeni dünyada bağımsız bir oyuncu olarak kalmak" ya da Batı'nın yanında yer almak arasında zor bir tercih yapmak zorunda kalabilir:
"Türkiye'nin ünlü çok sandalyeli politikası yine de bitecek. Ankara barış ve bölgesel istikrar çağrısı yapsa da savaşın kapıda olduğunu anlıyor."
İzvestiya'nın analizi, NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde kritik bir eşikte olduğunu gösteriyor. Ankara, bir yandan ittifak içindeki konumunu güçlendirirken, diğer yandan Rusya ile dengeli ilişkilerini sürdürme çabasında. Ancak uzmanlara göre, bu denge oyununun sürdürülebilirliği, artan jeopolitik gerilimler karşısında giderek zorlaşıyor.
