Tehdit Altındaki Iraklı Kürtler, İran Savaşı'na Katılma Baskısına Direniyor

HABERRUS - İran'daki savaş sınırlarına sıçrarken, Irak Kürtleri üçlü bir kıskacın ortasında kaldı. ABD'nin belirsiz mesajları, İranlı Kürtlerin sınırı açma baskısı ve Tahran'ın 'misilleme' tehdidi, Ortadoğu'nun en istikrarlı bölgelerinden birini kırılgan bir tarafsızlık arayışına itti. "Biz kiralık silah değiliz" diyen Kürtler, yeni bir savaşın eşiğinde geçmişin acı dolu 'ihanet' deneyimleriyle yüzleşiyor.

'Bu Bizim Savaşımız Değil' Ama Evlerine Düşüyor

Irak Kürdistanı'nın İran sınırına yakın köylerinde yaşayanlar için savaş artık sadece televizyonda izlenen bir haber değil. İran topraklarından fırlatılan füze ve insansız hava araçları, sınırın bu tarafına da düşüyor.

Emekli Peşmerge gücü Satar Barsirini, AFP'ye yaptığı açıklamada duygularını şöyle ifade etti: "Bu bizim savaşımız değil." Ancak Soran kasabasında bir fırıncı olan Yusuf Ramazan'ın gerçeği farklı: Müşteriler sokaklardan çekilirken ekmeğini yetiştirmeye çalışıyor. Perşembe günü bir insansız hava aracı, sınır kasabasının tam ortasındaki bir caddeye düştü [AFP]. Savaş kapılarına dayandı.

ABD'nin 'Kürt Kartı' ve Tarihsel Korkular

Kürtler üzerindeki en büyük baskı, onları savaşa çekmek isteyen ABD'den geliyor. Başkan Donald Trump'ın, Irak'taki Kürt partilerinin liderleri Mesud Barzani ve Bafel Talabani ile görüştüğü bildiriliyor [The Guardian, Axios]. Üst düzey bir PUK yetkilisine göre Trump'ın mesajı nettir: "Kürtler bu savaşta ya Amerika ve İsrail'in ya da İran'ın yanında yer almalı" [Axios].

Ancak Washington'un vaatleri, Irak Kürtlerine tarihin acı derslerini hatırlatıyor. Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı yardımcısı Şahinz İbrahim Ahmed, kamuoyuna yaptığı dokunaklı çağrıda şu ifadeleri kullandı:

"Deneyimler ortada, boş vaatler ortada. 1991'de Saddam Hüseyin'e karşı ayaklanmaları için kışkırtılan Kürtler, öncelikler değiştiğinde terk edildi. ... Bugün Irak Kürtleri nihayet hayatta bir nebze istikrar ve onur tattı. Bu çatışmaya dahil olan tüm taraflara sesleniyorum. Kürtleri rahat bırakın. Biz kiralık silah değiliz" [The Guardian].

İran'ın Sert Uyarısı: 'Tüm Tesisleriniz Hedef'

ABD'nin baskısı bir yandan sürerken, İran diğer yandan çok sert bir tehdit savurdu. Tahran yönetimi, Kürt savaşçıların sınırı geçerek İran'a saldırması halinde, Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki "tüm tesisleri vuracağı" uyarısında bulundu [Axios].

İran Devrim Muhafızları (IRGC), sınırdaki "ayrılıkçı grupların" mevzilerine yönelik füze ve İHA saldırıları düzenlediğini açıkladı. IRGC'den yapılan açıklamada, "Bölgedeki ayrılıkçı gruplar İran'ın toprak bütünlüğüne karşı herhangi bir hamle yaparsa, onları ezeriz" denildi [Axios].

Gelişmiş bir hava savunma sistemine sahip olmayan Irak Kürtleri için bu tehdit son derece ciddi. Bir Kürt yetkili, İran'ın olası bir saldırısının kendilerine "büyük zarar" vereceğini söyledi [Axios]. Bölge, halihazırda sivil evlerin hasar gördüğü İHA saldırılarından ve bir gaz sahasının güvenlik nedeniyle durmasıyla yaşanan elektrik kesintilerinden mustarip.

Sahadaki İkilem: 'Kaçmak Zorunda Kalabiliriz'

Sahada, bu ikilem kişisel bir hal alıyor. 1991 ayaklanmasından sonra İran'a sığınan 58 yaşındaki Satar Barsirini, İran'a karşı savaşmayı reddediyor: "Canımızı kurtarmak için şehirlerden kaçtığımızda İran'a gittik. Bize yardım ettiler, barınak ve yiyecek verdiler. Şimdi onlara karşı savaşamam" [AFP].

Ancak korku da büyük. 42 yaşındaki bir polis memuru, şimdiki neslin böyle bir çatışma görmediğini belirterek, tehlikenin rastgele ve her yerde olduğunu söylüyor: "Evinizde otururken bir anda bir İHA evinizi vurabilir" [AFP]. Bu korku, bazılarını yeniden kaçmayı düşünmeye itiyor. İşleri duran kamyon şoförü İsa Diyari, "Kasabaya ya da daha güvenli bir yere gitmek zorunda kalabiliriz" diyor [AFP].

Resmi Yalanlamalar ve Kırılgan Gelecek

Tüm bu baskı ve tehditler karşısında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KRG) resmen tarafsızlık çizgisini korumaya çalışıyor. Yönetim, çatışmaya dahil olduğu yönündeki haberleri "kesinlikle asılsız" bularak reddetti [The Guardian]. Başbakan Danışmanı Aziz Ahmed, "Sınırı geçen tek bir Iraklı Kürt bile yok. Bu tamamen yanlış" dedi [The Guardian].

Irak merkezi hükümeti de devreye girerek, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'nin, Irak topraklarının komşu ülkelere saldırı için kullanılmaması konusunda mutabık kaldığı bildirildi [The Guardian].

Ancak bu resmi duruş, sahadaki gerilimi azaltmaya yetmiyor. İranlı Kürt gruplardan bazıları, kara harekatının "oldukça muhtemel" olduğunu söylerken [The Guardian], onları topraklarında barındıran Irak Kürtleri, kazanamayacakları bir savaşa sürüklenmemek için umutsuzca denge kurmaya çalışıyor. Tek umutları, ABD'nin operasyonunun haftalar içinde tamamlanması ve bu krizden özerkliklerini koruyarak çıkabilmek.