Nabucco uzmanı John Roberts: "AB'nin Türkiye ile iyi ilişkilere ihtiyacı var"

Enerji güvenliği konusunda dünyanın en büyük danışman ve düşünce kuruluşu olarak görülen PLATTS uzmanı John Roberts, enerji güvenliği konusunda Türkiye'nin öneminin her geçen gün arttığını belirterek, "Türkiye'nin önemini anlamak için coğrafi haritaya bakmak yeterli." dedi. Avrupa Birliği ve Türkiye'ye uyarılarda bulunan Roberts, Avrupa Birliği'nin Türkiye gibi bir ülkeye ihtiyacı olduğunu, Türkiye'nin özellikle enerji güvenliği konusunda AB'ye ihtiyacı olduğunu söyledi. Türkiye'nin avantajlı halini iyi kullanması gerektiğini ifade eten Roberts, Türkiye'nin para politikasında Rusya gibi davranırsa avantajını kaybedebileceği uyarısında bulundu.

Nabucco projesi hakkında Cihan'a değerlendirmelerde bulunan Roberts, Nabucco'nun ticari amaçlar üzerine kurulduğunu, doğalgaz üreticileri değil bağımsız şirketler tarafından hayata geçirilecek bir proje olması bakımından diğer projelerden farklı olduğunu söyledi. Projenin Kafkaslar ve Ortadoğu'daki gaz rezervlerini Avrupa'ya taşımayı amaçladığını anlatan Roberts, "Çok ilginç ve sıra dışı bir proje bu. Çünkü boru hattının döşenmesini gerektiren bu proje tamamen ticari hayatta bulunan girişimciler tarafından hayata geçirilecek ve yine bu doğal gaz bu kişilerce Avrupa'ya taşınacak. Normalde böyle projelerde bu sektörde bulunan şirketler değil bu rezervleri çıkararak işleten üretici şirketler bu işi yaparlardı." diye konuştu.

RUSYA-UKRAYNA GAZ KRİZİ

Projenin Rusya-Gürcistan Savaşı ve Rusya-Ukrayna arasında geçtiğimiz yıl çıkan kriz sonrası büyük önem kazandığının altını çizen John Roberts, Rusya'nın bu projeden dolayı endişe duyduğunu söyledi. Projenin Rusya'yı kapsamadığını belirten Roberts, "Çünkü Nabucco projesi Azerbaycan, Türkmenistan ve büyük ihtimalle Kazakistan'ı Avrupa'ya bağlayacak. Bu ülkelerden Avrupa'ya Rusya dışından geçen bir boru hattı olacak. Bu proje Türkmenistan için de büyük avantaj sağlayacak. Türkmenistan zaten daha önce gaz tedariki yapan bir ülkeydi ancak son yıllarda gaz rezervleri büyük ölçüde Rusya kontrolü altına girmişti ancak son 3 aydır Rusya Türkmenistan'dan gaz alımı yapmıyor artık."şeklinde konuştu.

ALMANYA PROJEYE MUHALEFET EDİYORDU AMA…

Projeye karşı Avrupa içinde de ilk zamanlar muhalefet olduğunu ifade eden Roberts, muhalefetin başını ise Almanya'nın çektiğini; ancak bunun artık söz konusu olmadığını anlattı. Almanların Ruslarla olan ilişkisi nedeniyle ilk zamanlar karşı çıktığını öne süren Roberts, şöyle konuştu: "Ancak şu anda büyük bir görüş birliği var. En büyük muhalefet ise Almanya'dan geliyordu. Almanlar bu projenin bir artısı olmayacağını düşünüyorlardı; ama bazı şeyler değişti. Çünkü Rusya'nın Alman şirketleriyle birlikte hâlâ bitirmeye çalıştığı projeler var. Bu proje çok ilerlerdi ve bitme aşamasına geldiği için Alman şirketler ile Rusya arasında bir krize neden olma ihtimali kalmadı. O yüzden Almanlar Nabucco projesine artık karşı çıkmıyorlar. Aynı zamanda Almanlar Avrupa'nın, sadece Rusya-Ukrayna gaz krizinden değil Rusya'nın gaz kesme hareketlerine karşı çok hassas ve olumsuz etkilendiğini anladılar. Onlar da özellikle Avrupa'nın güneyinde yer alan ülkelerin ne denli bu problemi yaşadıklarını biliyorlar. Bütün bu ülkeler Nabucco projesinin avantajlarını görecekler."

TÜRKİYE'NİN YÜZDE 15 İNDİRİM TALEBİ

Nabucco projesinde Türkiye'nin pazarlık payını artırmak için girişimleri olduğu bilinen bir gerçek olduğu ve hatta yüzde 15 talebi olduğu söylentilerini de değerlendiren John Roberts, bunun büyük bir problem olduğunu ifade etti. Bunun daha çok Türkiye ile Azerbaycan arasında halledilmesi gereken bir konu olduğunu dile getiren Roberts, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye'nin yüzde 15 indirim talebi problem. Bu problem aslında Nabucco ile çok ilgili değil daha çok Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini ilgilendiren bir konuydu ki; Azerbaycan bu projede en fazla gaz tedarikinde bulunacak ülke konumunda. Türkiye ana transit ülke konumunda olduğu için öncelikli ülke olduğunu fiyatlara yansıttı ve 'öncelik hakkı' talebinde bulundu. Aslında Nabucco projesi çok basit bir şekilde gelişti. Bu projede bütün transit ülkeler kilometre başı aynı fiyatı alacaktı. Bu durumda Türkiye'den daha fazla boru hattı geçeceği için Türkiye daha fazla kazanacak. Bunlar tamamen ticari konular. Bence bu şekilde uzun dönemli gaz transit anlaşmalarının Türkiye'nin dediği gibi 'öncelik hakkı' muamelesi içermesi çok az görülen bir şeydir ve Türkiye'nin bu talebinin gerçekleşeceğini zannetmiyorum."

Ancak bunun başka bir yanı daha olduğunu ve Türkiye'nin kendi ülkesinden geçecek gazın belli bir kısmının kendi ülkesinde her an kullanılmaya hazır bir şekilde bulunmasını istediğini vurgulayan Roberts, "Türkiye tarafından fiyatının kendisinin belirleyeceği bir gaz boru hattının ise kabul edileceğini zannetmiyorum. Herhalde bu daha çok Azerbaycan ile Türkiye arasındaki görüşmeler sonucunda ortaya çıkacak ve netleşecek bir durum gibi görünüyor." diye kaydetti.

Proje ticari bir proje olduğu için ne kadar gazın boru hattına konulacağını ya da ne kadar gazın Avrupa'ya transfer olacağını bilinemeyeceğini savunan Roberts, "Bunun dışında karşı tarafta alacaklı firmalar var mı yok mu bu da önemli. Alacaklı bulduğunuz zaman o zaman bunun fiyatı ne olacak. Yani bu aşama aşama gerçekleşen bir durum. Tabiî ki her zaman kullanılmaya hazır bir gaz olacak." ifadesini kullandı.

İlk gazın Azerbaycan, Kuzey Irak ve küçük bir ihtimal de olsa Mısır'dan gelecek olduğunu dile getiren Roberts, "Tabi bu durumda İran ve Rusya 'ben de gaz tedarikinde bulunmak istiyorum' derse o zaman bu Nabucco Konsorsiyumu değil tedarikçi ile tüketici ya da dağıtım firmaları arasında yapılacak bir görüşme kapsamına giriyor. Çünkü başta da dediğim gibi bu proje ticari bir projedir ve ilk kez üretici firmalar tarafından değil ticari firmalar tarafından hayata geçirilen bir projedir." diye ekledi.

LONDRA, CİHAN