Lukyanov: Transatlantik Birliği Dağılıyor, Rusya İçin Yeni Bir Dönem Başlıyor
MOSKOVA - Alaska'da düzenlenen Rusya-ABD zirvesinin üzerinden bir yıl geçti. “Rusya Küresel Politikada” dergisinin genel yayın yönetmeni ve Dış ve Savunma Politikası Konseyi Başkanı Fyodor Lukyanov, geçen yıl Alaska’da gerçekleşen Putin-Trump görüşmesinin sadece bir diplomasi gösterisi olmadığını, aynı zamanda Batı dünyasındaki derin kırılmaları ve ABD’nin azalan etkisini gözler önüne serdiğini yazdı.
Lukyanov’a göre artık ne eski NATO ne de Atlantikçilik var olmaya devam edebilir. Savaşın sonu ise sihirli anlaşmalarda değil, Rusya ile Avrupa arasındaki doğrudan çatışmanın kendi mantığı içinde aranmalı.
15 Ağustos 2025’te Alaska’daki Elmendorf-Richardson Hava Üssü’nde bir araya gelen iki liderden, dünya barışını yeniden tesis edecek bir anlaşma çıkması bekleniyordu. Ancak Lukyanov’a göre bu beklenti baştan beri naifti. 1968’de Paris’te başlayıp 1973’e kadar süren Vietnam Barış Görüşmeleri gibi, Ukrayna’daki çatışma da anında çözülecek bir mesele değil.
Anchorage’ın asıl önemi, bir barış sürecinin başlangıcı olmaması değil, Avrupa ile ABD arasındaki görüş ayrılıklarını su yüzüne çıkarmasıydı.
Avrupa’nın Savaş Azmi, ABD’nin Mesafeli Duruşu
Lukyanov’a göre, zirve sonrası en net sonuçlardan biri, Avrupa ile ABD’nin stratejik hedeflerinin artık aynı olmaması. Avrupa, Rusya’ya karşı askeri bir zafer kazanma niyetinde ve bu yönde kararlı. ABD ise kendi askerini doğrudan riske atmadan, sınırlı bir katılımla yetinmek istiyor.
Trump’ın ‘arabulucu’ iddiası ne kadar gerçekçi olursa olsun, Washington’un savaşın içine daha fazla çekilme isteksizliği, Avrupa ile arasında giderek büyüyen bir uçurum yaratıyor.
Zirvenin bir başka önemli sonucu da ABD’nin her şeyi yapabilecek güçte olmadığının kanıtlanması oldu. Trump, Avrupa’yı ve Ukrayna’yı kendi istediği doğrultuda ikna edemedi; bu, Moskova için kısa vadede olumsuz olsa da, uzun vadede Washington’un sınırlılığının ortaya çıkması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmeli.
Batı Artık Tek Bir Blok Değil: Yeni Oyunun Kuralları
Lukyanov’a göre, Batı’nın artık homojen bir yapı olmadığı açık. Tek bir merkezden yönetilen bir ittifak yerine, çıkarları giderek farklılaşan aktörlerden oluşan bir mozaik var. Bu ortamda Rusya’nın batı cephesinde daha esnek, daha kurnaz ve daha çok yönlü bir siyaset geliştirmesi gerekiyor.
Diplomasinin Değişen Yüzü: Anlaşmalar Değil, Karakterler Belirleyici
Anchorage, modern diplomaside yeni bir dönemin başlangıcını da işaret ediyor. Artık kurumlar değil, kişilikler; ilkeler değil, karakterler ön planda. Lukyanov’a göre, “Büyülü anlaşmalar” artık geçerli değil; bir centilmen anlaşması, ancak karşısındaki başka bir centilmenle karşılaşana kadar yaşar.
Anchorage’dan çıkarılacak asıl ders, çözümün dışarıdan, sihirli bir formülle gelmeyeceğidir.
Rusya, Avrupa ile askeri çatışmanın giderek netleşen perspektifleri içinde, mevcut savaşı bitirmenin ve gelecekteki savaşları önlemenin yollarını aramalıdır.
Lukyanov’un analizine göre, Rusya’nın Batı ile ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor.
Bu dönemde, tek tip bir Batı ile değil, kendi içinde çelişkili, farklı çıkarları olan bir Batı ile karşı karşıya olacak.
Moskova’nın başarısı, bu parçalı yapıyı ne kadar iyi okuyup yönlendirebildiğine bağlı. Anchorage zirvesi, bir barış anlaşması getirmemiş olsa da, bu yeni gerçekliğin ilk büyük göstergesi oldu.
