Rus ve Çin Yerli Yolcu Uçakları Boeing ve Airbus’a Rakip Oluyor

HABERRUS - Rusya’nın ilk seri üretim ithal ikamesi MS-21-310 uçağı, İrkutsk’tan Jukovski’ye kesintisiz bir uçuş gerçekleştirdi. Birleşik Uçak İmalat Şirketi’nin (OAK) basın servisinden yapılan açıklamaya göre, uçuş 5 saat 50 dakika sürdü ve 12 kilometre yükseklikte saatte 850 kilometre hıza ulaşıldı. Yolcu uçağı, 4.000 kilometreden fazla mesafe kat ederek Jukovski’ye indi. Burada, uçağın müşteriye teslim edilmek üzere boyanması hazırlıklarına başlanacak.

Hemen hemen aynı dönemde, Çin’in ürettiği Comac C919 yolcu uçağı da ilk uluslararası uçuşunu gerçekleştirdi. Air China’ya ait C919, Pekin’den Ulanbatur’a sefer yaptı. Böylece iki ülkenin yeni nesil yolcu uçakları, küresel havacılık devleri Boeing ve Airbus ile rekabete bir adım daha yaklaştı.

MS-21 ve C919: Teknik Karşılaştırma

MS-21 ve C919, Boeing 737 MAX ile Airbus A320neo’nun doğrudan rakipleri olarak tasarlandı. Her iki uçak da dar gövdeli, orta menzilli yolcu uçağı sınıfında yer alıyor.

MS-21, yolcu kapasitesi, kabin genişliği ve aerodinamik tasarımı açısından rakibine göre avantajlı görünüyor. Uçağın en dikkat çekici özelliği, güçlü ve hafif kompozit malzemeden üretilmiş kanadı. Ancak MS-21 henüz seri üretim aşamasının başında ve sertifikasyon sürecini tamamlama yolunda ilerliyor.

C919 ise şimdiden Çin iç hatlarında düzenli seferler yapıyor ve ilk uluslararası uçuşunu gerçekleştirdi. Fakat Avrupa ve diğer önemli pazarlarda uçabilmesi için ayrı bir validasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu sürecin 2031 yılına kadar uzayabileceği belirtiliyor. C919’un en büyük dezavantajı, motor ve aviyonik gibi kritik bileşenlerinin yaklaşık %60’ının ithal olması. Bu durum, yedek parça tedarikinde ve bakım süreçlerinde dışa bağımlılık yaratıyor.

MS-21 ise bu alanda önemli bir avantaja sahip. Uçağın hem motoru hem de aviyonik sistemleri tamamen Rusya tarafından geliştirildi. Bu da onu Batı yaptırımlarına karşı daha dirençli kılıyor.

C919 Rusya’ya Gelebilir mi?

Uzmanlar, C919’un Rusya’ya satışının önünde şu an için yaptırımların bulunduğunu belirtiyor. Ancak, Çin’in kendi üretimini artırması ve ithal bileşenlerin yerini yerli parçalarla doldurması durumunda, bu uçağın Rusya pazarına girmesinin mümkün olabileceği ifade ediliyor.

Havacılık uzmanı Andrey Patrakov, Çin uçak sanayisinin otomotiv sektöründeki başarısını tekrarlayabileceğini ancak bunun zaman alacağını söylüyor. “Çin’in kendi güçlü ve büyük bir iç pazarı var. Rusya’nın ise uçak filosu oldukça küçük. Bu nedenle Rusya’da bu tür programların geri dönüşümü çok daha zor” diyor.

CR929 Projesi ve Rus-Çin İşbirliği

2014 yılında Rusya ile Çin, 250-300 yolcu kapasiteli geniş gövdeli uzun menzilli bir uçak olan CR929’u birlikte geliştirme kararı almıştı. Rusya kompozit kanat ve aviyonik sistemlerin bir kısmını, Çin ise gövde ve kuyruk takımını üretecekti.

Ancak 2022 sonrasındaki gelişmeler projeyi sekteye uğrattı. Çin, Batı ile ilişkilerini de göz önünde bulundurarak işbirliğini yeniden değerlendirdi ve 2023’te Rusya’yı projeden resmen çıkardı. Uçağın adı da C929 olarak değiştirildi.

Havacılık uzmanı İlya Şatilin, projenin şu an için askıda olduğunu belirtiyor. “Çinliler, Rusya’nın tasarım desteğini almak istiyordu ancak üretimi kendileri yapmak istiyorlardı. Şu an C929 için henüz bir motor dahi geliştirilmiş değil. Uçağın ne zaman uçacağı belirsiz” diyor.

Rus Havacılık Sanayisinin Zorlukları

MS-21’in seri üretime geçmesi, Rus havacılık sanayisi için büyük bir adım olsa da, asıl zorluk üretimin ölçeklendirilmesi. Yeni uçaklar artık Batı üretimi hatlarda değil, konveyör bant sisteminde monte ediliyor. Ancak bu hatların bakımı ve yeni ekipman temini, yaptırımlar nedeniyle zorlaşmış durumda.

Uzmanlar, gerekli tezgahların Çin’den tedarik edilebileceğine işaret ediyor. Çin, Batı teknolojisi kadar gelişmiş olmasa da, Rusya’nın ihtiyaç duyduğu üretim araçlarını sağlayabilir. Bu da iki ülke arasındaki havacılık işbirliğinin yeni bir boyut kazanabileceğini gösteriyor.