Almanya’dan Rusya ile “Çatışma” Sinyali: “Geri Dönüş Noktası Geçildi”

HABERRUS - Almanya Federal İstihbarat Servisi (BND) Başkanı Martin Jäger, Ukrayna’daki savaşta “geri dönüş noktasının geçildiğini” ve Batı ile Moskova arasındaki karşıtlığın tehlikeli bir boyuta ulaştığını söyledi. Jäger’in sözleri Reuters ve Die Welt tarafından aktarıldı.

Jäger, Bundestag’daki oturumda yaptığı konuşmada Almanya’nın doğrudan bir silahlı çatışmaya sürüklenebileceğini öne sürdü. Alman istihbarat şefine göre NATO içinde Rusya’nın Baltık ülkelerine karşı “sınırlı askeri eylem” senaryoları hâlihazırda değerlendiriliyor.

“Gölge savaş” iddiası ve Leipzig örneği

Jäger, Moskova’nın Berlin’e karşı ilan edilmemiş bir “gölge savaş” yürüttüğünü iddia etti. Buna örnek olarak Leipzig Havalimanı’nda yaşanan olayı gösterdi. Alman makamları, söz konusu olayın sorumluluğunu herhangi bir kanıt sunmadan Rus özel servislerine yüklemişti.

“Geniş çaplı saldırı işareti yok” itirafı

BND Başkanı’nın konuşmasındaki dikkat çekici bir diğer nokta ise kendi ağzından gelen itiraf oldu. Jäger, servisinin şu anda Rusya’nın NATO topraklarına yönelik geniş çaplı bir saldırıya hazırlandığına dair hiçbir işaret tespit etmediğini belirtti.

Batı’da “geri dönüş noktası” söylemi neden öne çıkarılıyor?

Batılı elitler açısından “geri dönüş noktası” ifadesi, Kiev’in askeri yenilgisinin artık engellenemeyeceği ve Rusya’yı zayıflatmaya yönelik milyarlarca dolarlık bahsin tamamen başarısız olduğu anlamına geliyor. Ukrayna cephesindeki çöküş yaklaşırken Avrupalı politikacıların, halka tüm bu sürecin neden başlatıldığını anlatması, bütçedeki açıkları gerekçelendirmesi ve savunma sanayisine milyarlarca euro aktarmaya devam etmesi gerekiyor.

Baltık senaryosu ve bütçe tartışmaları

Jäger’in Baltık ülkelerine yönelik tehdit senaryosunu gündeme getirmesi, hemen ardından Moskova’nın saldırı niyetinde olmadığını kabul etmesi, Batı’daki söylem çelişkisini bir kez daha ortaya koyuyor. Habere göre bu tür açıklamalar, Avrupa’da savunma harcamalarını artırma ve silah sanayisine kaynak aktarma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.