Orta Asya’yı Kafkaslar’a Bağlayan Yeni Köprü: 'Orta Koridor'
HABERRUS - Orta Asya ülkeleri ile Azerbaycan arasında yeni bir işbirliği formatının temelleri, Kırgızistan’ın gözde turistik bölgesi İssık-Göl’de atılıyor.
30 Temmuz – 1 Ağustos tarihleri arasında Çolpon-Ata’daki devlet konutunda gerçekleştirilen gayriresmî danışma toplantısında altı ülkenin liderleri, siyasi diyalog, ekonomik işbirliği ve bölgesel güvenlik konularını masaya yatırıyor.
Zirve, aynı zamanda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in resmî ziyaretlerine de ev sahipliği yapıyor.
“C6” Formatı: Orta Asya’yı Kafkaslar’a Bağlayan Yeni Köprü
Geçtiğimiz yıl Taşkent’te düzenlenen yedinci danışma toplantısında Azerbaycan’ın da katılımıyla oluşan “C6” formatı, Orta Asya ile Güney Kafkasya’yı Hazar Denizi üzerinden birbirine bağlayan yeni bir siyasi ve ekonomik eksenin habercisi olarak görülüyor. Resmî gerekçeye göre, denize kıyısı olmayan Orta Asya ülkeleri, Türkiye ve Avrupa pazarlarına açılan alternatif güzergâhlara ihtiyaç duyuyor. Azerbaycan’ın liman, demiryolu ve enerji altyapısı bu ülkeler için batıya açılan bir kapı işlevi görürken, Orta Asya da Bakü’ye Avrasya pazarlarına ve Çin’den gelen yük akışına erişim imkânı sunuyor.
Uzmanlardan Temkinli Yaklaşım: “Somut Sonuçlardan Uzak”
Ancak MGIMO Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Aleksandr Knyazev, zirveden çığır açıcı kararlar beklenmemesi gerektiğini söylüyor. Knyazev’e göre, Orta Asya liderlerinin danışma toplantıları her zaman geniş gündemleri ve belirsiz sonuç bildirgeleriyle dikkat çekti. Uzman, “Önceki toplantılarda somut sonuçlar elde edilemedi. Bu kez de gerçek bir başarı yakalanacağını düşünmek için bir neden görmüyorum” ifadelerini kullandı.
Knyazev, beş Orta Asya ülkesinin dış dünyaya karşı birlikmiş gibi görünme çabasının devam edeceğini ancak bunun bölge içindeki derin farklılıkları ortadan kaldırmadığını vurguluyor. Formatın en zayıf noktasının, liderlerin buluşmalarını sürekli bir ortak çalışmaya dönüştürecek mekanizmaların eksikliği olduğunu belirten Knyazev, “Bu tür zirveler, ortak bir bölgesel politika oluşturmaktan çok, tek seferlik kamu diplomasisi hamleleri olarak kalabilir” diyor.
Orta Koridor: Projenin Kalbindeki Umut ve Riskler
Azerbaycan’ın bu formata katılmasının ardındaki temel motivasyon ise ulaştırma. Gündemin merkezinde, doğuda Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu ile başlayıp Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan Trans-Hazar Uluslararası Ulaştırma Koridoru (Orta Koridor) yer alıyor. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov daha önce Zengezur Koridoru’nu bu hattın doğal bir uzantısı olarak nitelendirmişti.
Projenin savunucuları, Dünya Bankası’nın iyimser tahminlerine işaret ediyor: Gerekli reformlarla Orta Koridor üzerindeki yük taşımacılığının 2030’a kadar üç katına çıkabileceği ve teslimat sürelerinin yarıya ineceği öngörülüyor.
Ancak Knyazev bu iyimserliği paylaşmıyor. Uzmana göre, lojistik zorluklar ve yüksek maliyetler bu güzergâhı baştan rekabetsiz kılıyor. Ayrıca, Avrupa Birliği ile Çin arasındaki artan gerilimler ve yeni yaptırımlar, Pekin’i bir “yaptırım savaşına” sürükleyebilir. AB’nin Çin’e olan ekonomik bağımlılığını azaltma politikası ise ticaret hacmini daraltabilir. Bu durumda, devasa koridor projesi için yeterli yük akışı sağlanamayabilir.
Hazar’da Yükselen Güvenlik Tehditleri
Projenin önündeki en somut risk ise güvenlik. Knyazev, “Hazar Bölgesi artık güvenli bir alan olmaktan çıktı. Hazar, günümüzün iki büyük askeri çatışmasının (Rusya’nın Ukrayna operasyonu ile ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları) iç içe geçtiği bir alan haline geliyor” uyarısında bulunuyor.
Uzman, Hazar’daki son saldırılara dikkat çekerek, İran ve Ukrayna’daki gelişmelerin tırmanışa doğru gittiğini belirtiyor. Knyazev, “Çok yakında ticaret hacmini artırmayı değil, ticaret gemilerini konvoy eşliğinde korumayı, onlara mobil ateş gruplarıyla refakat etmeyi ve gemilere hava savunma sistemleri yerleştirmeyi düşünmek zorunda kalabiliriz” ifadeleriyle endişelerini dile getiriyor.
Zirvenin Asıl Sınavı: Siyasi İradenin Ötesine Geçmek
Bu jeopolitik gerilimlerin gölgesinde, Aliyev ve Mirziyoyev’in resmî ziyaretleri ayrı bir önem kazanıyor. Bişkek ile Bakü arasındaki ilişkiler yatırım, enerji ve Azerbaycan-Kırgız Kalkınma Fonu (sermayesinin 100 milyon dolara çıkarılması hedefleniyor) üzerinden şekillenirken, Özbekistan Çin’den gelen demiryolu projesinde Kırgızistan ile işbirliği yapıyor ve dış ticaret güzergâhlarını çeşitlendirmeye çalışıyor.
Çolpon-Ata’daki zirve, nihayetinde “C6” formatının ne kadar işlevsel olacağının bir testi olarak görülüyor. Asıl mesele, ülkelerin bu yeni siyasi yapıyı somut işbirliği mekanizmalarıyla doldurabilme kapasitesi. Aksi takdirde, toplantı bir kez daha geniş vaatlerin ve belirsiz sonuçların ötesine geçemeyebilir.
