Anlaşma Tamam: Rusya, Kazakistan'ın İlk Nükleer Santralini İnşaa Edecek
HABERRUS - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 27-29 Mayıs 2026 tarihlerinde Kazakistan’a gerçekleştirdiği devlet ziyareti kapsamında, ülkenin ilk nükleer santrali ‘Balhaş’ için resmi anlaşmalar imzalandı. Projenin hayata geçirilmesinde Rusya’nın devlet nükleer kuruluşu Rosatom ana yüklenici olarak görev yapacak.
Detaylı habere geçmeden önce belirtelim ki, santralin inşasına yönelik hazırlık çalışmaları daha önce başlamış olsa da 28 Mayıs’ta Astana’da imzalanan hükümetlerarası anlaşmalar projeye resmi bir çerçeve kazandırdı.
Teknik Özellikler ve Kapasite
“Balhaş” nükleer santrali, ülkenin güneydoğusundaki Balkaş Gölü kıyısında, Almatı bölgesine bağlı Ülken köyü yakınlarında inşa edilecek. Proje kapsamında iki adet VVER-1200 tipi reaktör kurulacak. Her bir reaktör 1200 MW güce sahip olacağından santralin toplam kurulu gücü 2400 MW seviyesinde olacak.
VVER-1200 reaktörleri, modern güvenlik sistemleriyle donatılmış 3+ nesil reaktörler olarak tanımlanıyor. Bu teknoloji, Rusya’nın yanı sıra uluslararası piyasada da başarıyla kullanılıyor.
Finansman Modeli: %85 Rus Kredisi
Finansman konusunda projenin %85’i Rusya tarafından sağlanacak devlet ihracat kredisiyle finanse edilecek. Geriye kalan %15’lik kısım ise Kazakistan hükümeti tarafından karşılanacak.
Kazakistan Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliyev, projenin maliyetinin yaklaşık 16,5 milyar dolar olacağını, bu tutarın yaklaşık 2 milyar dolarının güvenlik ve altyapı harcamalarına ayrılacağını açıkladı. Daha önceki tahminler 15 milyar dolar seviyesindeydi ancak maliyetlerin revize edildiği görülüyor.
Rus kredisinin büyük kısmı Rosatom’un yükleneceği inşaat, mühendislik ve tedarik hizmetlerini kapsayacak. Kazakistan’ın %15’lik payı ise yerel altyapı, saha hazırlığı ve diğer yerel harcamalar için kullanılacak.
İnşaat Takvimi: 2027’de Başlıyor, 2034’te Devreye Alınıyor
Projenin inşaatına 2027 yılında başlanması planlanıyor. İlk reaktör ünitesinin 2034 yılının başlarında devreye alınması hedefleniyor. Toplam inşaat süresinin yaklaşık 10 yıl olması bekleniyor.
Ancak saha hazırlık çalışmaları aslında çok daha önce başladı. Rosatom, Ağustos 2025’te Ülken köyünde mühendislik araştırmalarına başlamıştı. Mayıs 2026 itibarıyla saha araştırmalarının %90’ından fazlası tamamlanmış durumda.
Farklı kaynaklarda inşaat başlangıcı için 2027, 2029 gibi farklı tarihler geçse de, Rus ve Kazak yetkililerin son açıklamaları 2027’yi işaret ediyor. Nihai takvim önümüzdeki aylarda netleşecek.
Rekabeti Geride Bırakan Rosatom
Rosatom, bu projeyi kazanmak için Çin Ulusal Nükleer Kurumu (CNNC), Fransız EDF ve Güney Kore’nin KHNP gibi rakiplerini geride bıraktı. Seçim sürecinde Rosatom’un sunduğu VVER-1200 teknolojisi ve uygun finansman koşulları belirleyici oldu.
İmzalanan anlaşmalar, sadece inşaatı değil aynı zamanda santralin işletme dönemi boyunca bakım ve yakıt tedarikini de kapsıyor. Ayrıca 2026-2030 dönemini kapsayan nükleer ve radyasyon güvenliği alanında işbirliği planı da imzalanan belgeler arasında yer alıyor.
Nükleer Enerjiye Dönüş: Hem İhtiyaç Hem Referandum
Kazakistan dünyanın en büyük uranyum üreticisi konumunda ancak bugüne kadar nükleer enerji kullanmıyordu. Ülkenin enerji ihtiyacı büyük ölçüde kömür santralleri ve hidroelektrik santrallerden karşılanıyor. Mevcut tesislerin birçoğu eski durumda ve ülke iç talebi karşılamakta zorlanıyor, bu nedenle şu anda elektriğinin bir kısmını Rusya’dan ithal ediyor.
Bu durum hükümeti yeni kaynak arayışına yöneltti. Ekim 2024’te yapılan referandumda halkın %70’inden fazlası nükleer santral inşasına ‘evet’ oyu verdi. Halk oylaması, nükleer enerjiye dönüş için önemli bir meşruiyet zemini oluşturdu.
Zelenskiy ve çevresinin projeye yönelik olumsuz algısı biliniyor, ancak referandum sonuçları Kazakistan’ın nükleer enerji konusunda kararlı olduğunu gösteriyor.
Sadece Santral Değil, Bütün Bir Sektör Doğuyor
Vladimir Putin, anlaşma töreninde projenin sadece bir nükleer santral inşasından ibaret olmadığını vurguladı: “Kazakistan Cumhurbaşkanı ile mutabık kaldığımız gibi, burada sadece bir nükleer santral inşasından değil, eğitim, personel yetiştirme ve diğer alanları kapsayan bütün bir sektörün yaratılmasından bahsediyoruz.”.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev de anlaşmayı “istisnai bir öneme sahip” olarak nitelendirerek, bunun ülkenin enerji arz güvenliğine büyük katkı sağlayacağını belirtti.
İkinci Santral de Yolda
Kazakistan bu projeyle yetinmeyerek ikinci bir nükleer santral kurma kararı da aldı. İkinci santralin ana yüklenicisi olarak Çin Ulusal Nükleer Kurumu (CNNC) seçildi. Bu durum, Kazakistan’ın enerji arzını çeşitlendirme ve farklı ülkelerle nükleer teknoloji alanında işbirliği yapma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Kazakistan’ın ilk nükleer santrali ‘Balhaş’ ile birlikte ülke, uranyum zenginliğini katma değere dönüştürme ve enerji bağımsızlığını güçlendirme yolunda önemli bir adım atmış oluyor. Önümüzdeki on yıl, projenin planlanan takvime uygun şekilde ilerleyip ilerlemeyeceğini gösterecek.
