NATO İstihbaratı Rusya'nın Gizli 'Skif' Projesini Takibe Aldı
HABERRUS - The Maritime Executive'in haberine göre, Rusya'nın deniz tabanında balistik füze konuşlandırma fikrini yeniden canlandırmış olabileceği bildirildi. Alman yayın kuruluşları WDR ve NDR ile ortak yürütülen bir araştırmaya dayandırılan haberde, uzun süredir gizli yürütüldüğü belirtilen “Skif” adlı proje kapsamında, nükleer başlık taşıyabilen balistik füzelerin, özel kapsüller veya silolarla deniz tabanına yerleştirilmesinin planlandığı öne sürüldü.
Habere göre bu girişimin en önemli kanıtlarından biri, NATO istihbaratının Kuzey Filosu'na ait olduğu belirtilen “Zvezdochka” isimli Rus gemisinin faaliyetlerini yakın takibe alması oldu. Araştırmacılar, uydu görüntüleri, bilimsel veri tabanları ve askeri kaynaklarla yürütülen analizler sonucunda, söz konusu geminin “Skif” projesinde aktif rol oynuyor olabileceğini aktardı.
Füze Özellikleri ve Teknik Ayrıntılar
Araştırmaya konu olan raporlarda, proje kapsamında geliştirildiği iddia edilen füzelerin teknik özelliklerine de yer verildi. “Skif” adı verilen füzenin, halihazırda Rus denizaltılarında kullanılan “Sineva” balistik füzesinin derin su altından fırlatılmak üzere modifiye edilmiş bir versiyonu olduğu ifade ediliyor.
Haberde, füzelerin birkaç yüz metre derinlikteki özel konteynır ya da silolarda yıllarca bekletilebildiği, gerektiğinde gizli bir komutla uzaktan fırlatılabildiği ve menzilinin birkaç bin kilometreyi bulduğu kaydedildi. Ayrıca, bu sistemin ilk testlerinin birkaç yıl önce yapıldığına dair istihbarat verileri bulunduğu belirtildi.
ABD Emeklisi Orca Projesi ile Benzerlik
The Maritime Executive, bu konseptin yeni olmadığının altını çizerek, benzer bir fikrin 1960'lı yıllarda ABD tarafından “Orca” adıyla gündeme getirildiğini hatırlattı. O dönemde General Dynamics mühendisleri, deniz tabanında bekleme modunda duracak ve komutla yüzeye çıkarak fırlatılacak kapsüller geliştirmiş, hatta bu sistem başarıyla test edilmişti.
Ancak haberde belirtildiğine göre, Pentagon dönemin şartlarında iletişim ve maliyet zorlukları nedeniyle bu fikirden vazgeçerek konvansiyonel nükleer denizaltı filosuna yatırım yapmayı tercih etti.
Alman Uygulamalı Bilimler ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden (SWP) emekli deniz subayı Helge Adrians'ın değerlendirmesine göre ise Rusya, bu konsepti bu kadar geç bir tarihte gündeme getirerek önemli ölçüde maliyet avantajı elde etmeyi hedeflemiş olabilir.
