Türkmen Gazı Türkiye Üzerinden Avrupa Yolunda: Hazar'da Enerji Satrancı
HABERRUS - Türkmenistan'ın Avrupa'ya doğalgaz ihraç etme hedefi, ABD'nin açık desteği ve bölgedeki yeni enerji anlaşmalarıyla somut bir hal alıyor. Hazar Denizi'ndeki hidrokarbon kaynaklarının ve transit rotalarının kontrolüne yönelik “Hazar entrikası”nda yeni bir sayfa açılıyor.
Washington'dan Aşkabat'a Açık Destek
Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov'un Nisan 2026'da Antalya Diplomatik Forumu'nda yaptığı “Türkmen gazını Avrupa'ya ulaştırmak önceliğimiz” açıklaması, kısa sürede somut bir Amerikan desteğine dönüştü.
Mayıs ayında Meredov ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında gerçekleşen görüşmede Rubio, “Türkmenistan'ın doğalgaz ihracatının Hazar ötesi güzergahlarla çeşitlendirilmesine güçlü destek” verdiğini ifade etti. ABD Dışişleri Sözcüsü Tommy Pigott, Rubio'nun Meredov'a “son ticari anlaşmalardaki ilerleme” için teşekkür ettiğini ve enerji, güvenlik ile ticaret alanlarında işbirliğinin genişletilmesini görüştüklerini aktardı.

Petronas ve ADNOC Hazar'da Yeni Oyun Kurucu
Rubio'nun bahsettiği “son anlaşmalar”, bölgedeki enerji dengelerini değiştirecek nitelikte. Malezya merkezli Petronas, Birleşik Arap Emirlikleri devlet şirketi ADNOC ve yatırım kolu XRG ile birlikte, Hazar Denizi'nde bir petrol sahasının geliştirilmesi için anlaşma imzaladı.
Petronas'ın Türkmenistan'daki 30 yıllık varlığına rağmen bu anlaşma, Çin dışındaki büyük oyuncuların ülkeye girişi açısından bir dönüm noktası olarak görülüyor. Dikkat çekici bir başka gelişme ise ADNOC/XRG'nin, Azerbaycan'ın devlet şirketi SDH'ın (Southern Gas Corridor) %30 hissesini satın alma sürecinde olması. Bu hamle, ADNOC'ye Azerbaycan gazının Avrupa'ya taşınmasında doğrudan söz hakkı verecek.
Ayrıca Petronas ve ADNOC, dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olan Türkmenistan'daki Galkınış'ın geliştirilme aşamalarından birine talip.
Malezya Başbakanı'nın Ziyareti: Galkınış'a Gizli Kapı Aralanıyor
Malezya Başbakanı Enver İbrahim'in 19 Haziran'daki Aşkabat ziyareti, Petronas'ın Türkmenistan'daki varlığını sağlamlaştırdı. Ziyaret sırasında iki kritik anlaşma imzalandı:
- Hidrokarbon Kaynaklarının Geliştirilmesinde Uzun Vadeli İşbirliğine Dair Hükümetlerarası Anlaşma
- Türkmengaz ile Petronas Arasında Gizlilik Anlaşması
Kaynaklara göre bu anlaşmalar, Petronas'a Galkınış sahasının rezervleri hakkında gizli bilgilere erişim ve gazı sahilden Hazar'a taşıyan Doğu-Batı boru hattının denetimini yapma imkanı tanıyacak. Petronas'ın doğrudan Galkınış'ın işletmesine alınmasına dair nihai karar verilmese de, bu yöndeki tüm ön adımlar atılmış oldu.
Bakü Zirvesi: “Stratejik İşbirliğinin” Başlangıcı
Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhammedov'un 22 Haziran'da Azerbaycan'a yaptığı devlet ziyareti, bu sürecin son halkasını oluşturdu. İki ülke arasında imzalanan anlaşmalar, “stratejik işbirliğinin” başlangıcı olarak nitelendirildi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Türkmenistan ve Azerbaycan, geniş maden ve enerji kaynaklarına sahip iki ülke. Bu durumda hedefimiz, çabalarımızı birleştirerek işbirliği yapmak” açıklamasını yaptı.
Ziyaretin hemen ardından ABD Ticaret Bakanlığı'na bağlı Uluslararası Ticaret İdaresi (ITA), Bakü'nün bölgedeki merkezi rolünü vurgulayan bir açıklama yayınladı. ITA, Azerbaycan'ı bir enerji merkezi, lojistik koridorların bir düğüm noktası ve teknoloji yatırımları için bir durak olarak tanımlarken, Amerikan şirketlerini bölgeye bağlayan kurumsal yapıyı güçlendirme taahhüdünde bulundu.
Moskova'dan Tepki: “Dış Müdahale Kabul Edilemez”
Rusya, art arda gelen bu gelişmelere 18 Haziran'da sert bir açıklamayla yanıt verdi. Rusya, Hazar'a kıyıdaş beş ülkenin (Azerbaycan, İran, Kazakistan, Rusya, Türkmenistan) “dış müdahalenin kabul edilemezliği” ilkesi etrafında birleşmesi gerektiğini vurguladı.
Moskova, daha önce üzerinde anlaşılan ortak adımların beşli formatta yeniden başlatılmasını umduğunu belirterek, bölgenin kapsamlı güvenliğinin sağlanmasında bu formatın önceliğine dikkat çekti.
ABD'nin açık desteği, Malezyalı Petronas ve BAE'li ADNOC gibi uluslararası enerji devlerinin devreye girmesi ve Azerbaycan-Türkmenistan eksenindeki diplomatik trafik, Türkmen gazının Avrupa'ya ulaşması için bir “Hazar koridoru” oluşturulması yönündeki çabaları hızlandırmış durumda. Rusya ise bu süreci kendi etki alanına bir müdahale olarak görerek alternatif bir diplomatik hat inşa etmeye çalışıyor.
