Rusya Savunma Bakanlığı eski sözcüsü: Çeçen savaşını bir haftaya bitireceğimizi sanıyorduk

Rusya Savunma Bakanlığı Enformasyon Dairesi eski Başkanı Viktor Barants, Aralık 1994 yılında patlak veren ilk Çeçen savaşıyla ilgili (1994-96) anılarını anlattı. Komsomolskaya Pravda’daki köşesinde İlk Çeçen savaşının başlamasının 15. yıldönümünü münasebeti ile itiraflarda bulunan sözcü, herkesin savaşın bir hafta içinde sona ereceğini beklediğini söyledi.

 

Dönemin eski Devlet Başkanı Boris Yeltsin’in yönettiği Güvenlik Konseyi’nin kararıyla Çeçenistan savaşının başlatıldığını anlatan emekli Binbaşı, o günlerde konunun gizli tutulduğunu iddia etti. Barants, “Aralık 1994 yılında ben Rusya Savunma Bakanlığı’nın Enformasyon Dairesi Başkanı olarak görev yapıyordum. Bir gün hiçbir açıklama ve izahat yapılmadan benim gizli belgelere ulaşımımı “engellediler”, belli idi ki sıradan olmayan bir şeylere hazırlık yapılıyordu. Generaller bile “savaş” kelimesi yerine “Anayasa düzenini korumak için operasyon” sözünü kullanıyordu. Her asker operasyonun başlamasına farklı tanık oluyordu: Birisi Çeçenistan sınırındaki tankın içinden, birisi Mozdok (Kuzey Kafkasya Rus üssü) hava üssünden kalkan savaş uçağının kabinesinden ve birileri de benim gibi Savunma Bakanlığı koridor ve odasından bakıyordu.” dedi.

 

Bakan ve Çeçen lider arasında ilginç diyalog: “Savaş mı?”-“Savaşsa Savaş” O dönem kendisi de günlük yazdığını belirten emekli Binbaşı Barants, savaş öncesi günlerde de sıkıntılı anların yaşandığını anlattı. Yazar günlük defterinden alıntıları şöyleri belirtiyor: “Kasım 1994. Kremlin’in fazla sinirlendiğini hissediyorum. Savunma Bakanı’nın kabul odasına yakın en iyi tanıdığım subaylar gizlice büyük sırrı açıklıyordu: Yeltsin, Bakan Pavel Graçov’u sık sık arıyor ve yanına çağırıyordu. Tanıdığım bir subay arkadaşım acilen başka bir bölgeye gönderiliyordu. Bana, “İnguşetya’daki bir kente gidiyoruz. Dudayev’i (Çeçen direnişçilerin ilk lideri ve eski Sovyet generali Cevher Dudayev) iyilikle geri çekilmesi için ikna etmeye çalışacağız.” dedi. Daha sonra ise orada olup bitenlerle ilgili bilgi aldım.”

“Savaş mı Cevher?”

İnguşetya’daki Sleptsovsk kentinde Savunma Bakanı Pavel Graçov, bir Rus general, İnguşetya Başkan Yardımcısı Boris Agapov üç koruma eşliğinde Çeçen lider Dudayev’i bekliyor. Buluşmaya 1,5 saat geç kalan Dudayev nihayet görüş yerine geliyor. Dudayev gelir gelmez, Graçov başkanlığındaki Rus heyet dışarıda toplanan kalabalığın çoşkuyla ve çığlık atarak Çeçen liderini karşıladığını duyuyor. Dudayev’in kalabalığın göstermiş olduğu destekten ilham aldığını anlatan Emekli Barants daha sonraki gelişmeyi şöyle anlatıyor: “Dudayev onurlu Sultan gibi içeri giriyor. Dışarıdaki bu çoşku nedeniyle Dudayev içeriye girmeye pek acele etmiyordu. Bu ise Çeçen Cumhurbaşkanı’nın kendisini bekleyen Rus heyetine yönelik “psikolojik hazırlık” için iyi bir vesile oldu.”

Daha sonra Dudayev ve Graçov başka bir odaya geçerek ikili görüşüyor. İkisinin ne görüştüğü uzun süre gizli tutuldu. Yıllar sonra Graçov kendisi şöyle anlattı: “Dudayev, Çeçenistan’a ordu birliklerinin girmesiyle gelişen olaylar durumunda kendisinin çaresiz kalacağını belirtti. Dudayev, kendi çevresinin rehine durumunda kaldığını ve Moskova’nın şartsız kayıtsız silah bırakması yönündeki talebine olumsuz yanıt vermek zorunda kalacağını kaydetti.” Bu durumda Graçov son dakikada Dudayev’e bakarak, “Savaş mı Cevher?” sorusunu yöneltince, Dudayev de, “Savaşsa savaş” yanıtını verdi.

“Çeçenistan sokaklarında yüzlerce ceset kaldı”

Bu gelişme üzerine Moskova’da güvenlik birimlerinde hareketlilik yaşandığını anlatan emekli Binbaşı Barants, Çeçenistan’a yönelik askeri operasyonun hangi güzergah üzerinden yapılacağıyla ilgili gizli görüşmeler gerçekleştirildiğini anlattı. Barants, “Genelkurmay’ın dördüncü katındaki büfede operasyona hazırlanan bir tanıdığım Binbaşı’dan sordum: “Bir haftaya bitirebilir miyiz?” O “10 gün içinde planlıyoruz, ama belki biraz fazla olabilir... Ama her harükarda yılbaşına kadar bitiririz.” dedi... Ama sonrası savaş. Savaş yeteneği olmayan yeni askerleri şarkı ve türkülerle savaşa gönderdiler. Çeçenistan sokaklarında daha sonra yüzlerce cesedin ortada kalacağını kim akla getirebilirdi ki? Daha sonra 1996 Başkanlık seçimleri gerekçesiyle kurnaz Hasavyurt anlaşması, Basayev çetesinin kanlı olayları ve ikinci Çeçen savaşı.” diye yazdı.

Fuad Seferov, Moskova, Cihan