Türkiye ve Rusya'nın ortaklığı, bölgede istikrarın garantisi

Rusya ve Türkiye arasında enerji, ticaret, siyasî ve turizm alanında atılan tarihî adımlar iki ülke ilişkilerinin derinleşerek güçlenmesini sağladı.

Daha beş yıl öncesine kadar hayal bile edilemeyen vize muafiyeti uygulaması, iki ülkenin birbirine güven adına geldiği noktanın sembolü konumunda. 2012'de vizesiz seyahatte karşılıklı olarak bir ay olarak belirlenen sürenin 2 ya da daha fazla süreye çıkarılması gündemde. Alkol zehirlenmesi, trafik kazaları gibi kısmi olumsuzluklara rağmen Türkiye'yi ziyaret eden Rus turist sayısı 3,5 milyonu aşarak rekor kırdı. Türkiye'den Rusya'ya gelen turist sayısında da yüzde 40'lık bir artış oldu.

Mersin Akkuyu Nükleer Santrali'nde çalışmalara başlayan Rusya, 20 milyar dolarla dünyada bir başka ülkede yapılan en büyük altyapı yatırımına imza attı. Enerji Bakanı Taner Yıldız, yılın son haftasında Moskova'ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Türkiye'nin Güney Akım için yeşil ışık yakması ise iki ülke ilişkilerini pekiştiren adım oldu. Türkiye'nin doğalgazda aldığı indirim bir yana, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in "Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan verdiği tüm sözleri yerine getirdi. Bu bizim için bir yılbaşı hediyesi... Türkler güvenilir ortak." sözü tarihe geçti. İki ülke ticari, turizm ve ekonomik alanındaki ilişkiler 2011'den aldığı hızla 2012'de gelişmeye devam edecek. Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) vize alan Rusya'nın koruma duvarları yüzde 10'lardan yüzde 7'lere kadar gerileyecek. Rusya'da 500'ü aşan Türk mağaza zinciri ve 6,5 milyar dolarla rekor kıran ihracat rakamları katlanacak. İki ülke liderlerinin 100 milyar dolar olarak belirlediği toplam ticaret hacmi de artık hayal olmaktan çıkacak. Masada görüşmeleri devam eden Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı'ndan da 2012'de olumlu sonuç alınması bekleniyor.

Rusya'nın gündeminde 4 Mart 2012'de yapılacak devlet başkanlığı seçimleri var. Putin'in Kremlin'e, Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in de başbakanlığa geçeceği yeni Rusya'da, dış politikada daha sert, içerde ise daha liberal ve yabancı yatırımlar açısından elverişli zemin oluşturma çabaları görülebilir. ABD öncülüğünde kurulacak füze kalkanı, Arap Baharı'nın Rusya'ya yansımaları, İran nükleer krizi ve Kafkaslar Rusya'nın yumuşak karnı. Gürcistan'ın NATO üyeliği, Yukarı Karabağ'da geciken çözümün oluşturduğu sorunlar, Ortadoğu'da Rusya aleyhine yaşanan gelişmeler Moskova-Batı hattında soğuk rüzgârlar estirse de Ankara ile ilişkileri bozması beklenmiyor. Kremlin koridorlarında Ağustos 2008'de Türkiye'nin Amerikan savaş gemilerinin Boğaz'ı geçmesine izin vermemesi sıklıkla hatırlanıyor.

Putin yönetimindeki Moskova' nın 2012'de eski Sovyet coğrafyasında etkinliğini daha fazla artıracağını öngörebiliriz. Rusya, Kazakistan ve Belarus arasında oluşturulan Gümrük Birliği yıl sonuna kadar "Avrasya Topluluğu"na dönüşecek. Batı'da yaşanan krize rağmen iç ticaretlerinde yüzde 30 artış sağlayan birliğe Kırgızistan, Tacikistan ve diğer ülkelerin de dahil olması bekleniyor. Avrupa Birliği tarzında yeni Avrasya Birliği'nin oluşturulması için yavaş, ancak emin adımlarla ilerleniyor. Türkiye'nin güçlenen Avrasya ile güven ve karşılıklı çıkara dayalı kurduğu sağlam ilişkiler ise belirsizliklerin hakim olduğu bölgede barış ve istikrarın güvencesi olacak.