Rusya sandığa gidiyor; istikrar isteyenlerin tercihi Putin olacak - ANALİZ
Ortadoğu’da “Arap Baharı” ile büyük değişimlerin yaşandığı bir süreçte uluslar arası dengenin önemli merkezlerinden Rusya’da devlet başkanlığı seçimleri 4 Mart Pazar günü yapılacak. İki dönem devlet başkanlığı ve bir dönem de başbakanlık yapan Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in yüzde 60 civarında oy alarak yeniden Kremlin’e oturması bekleniyor.
Seçimlerin şeffaf ve adil bir şekilde yapıldığını göstermek için 95 bin seçim merkezi yarım milyar dolar harcama yapılarak kameralarla donatıldı. 4 Aralık’ta yapılan parlamento seçimlerinde hile yapıldığı gerekçesi ile sokağa çıkan muhalif gruplar seçim sonrası gösteriler için hazırlıklara başladı. Ukrayna Turuncu Devrim’ini anımsatan “Çadırlı gösteri” ye izin alamayan muhalifler, 5 Mart günü Puşkin Meydanı’nda toplanacak.
Putin’in en yakın rakibi Komunist Parti lideri Genadi Zyuganov’un yüzde 15 civarında oy alacağı tahmin edilen başkanlık seçimlerinin diğer adayları ulusalcı LDPR Başkanı Vladimir Jirinovski’nin yüzde 8, bağımsız aday milyarder iş adamı Mihail Prohorov’un yüzde 6 ve Adaletli Rusya Partisi Başkanı Sergey Mironov’un da yüzde 5 destek bulması bekleniyor.
Putin’in karşısında kazanma ihtimali düşük olan adaylar miting ve sokak gösterileri açısından zayıf bir seçim kampanya süreci geçirirken, meydanlar daha çok parlamento dışı muhalefete kaldı. Jirinovski’nin halkı eşeğe benzeterek kamçıladığı reklam filmi hayvan hakları derneklerinin tepkisini çekti. Putin taraftarları ve karşıtları düzenledikleri büyük katılımlı ve ilginç gösterilerle seçim sürecini renklendirdi.
Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, İran’a askeri müdahale ihtimali, Suriye’de askeri operasyon planları, Amerika’nın füze kalkanı projesi ve diğer uluslar arası sorunların çevrelediği ortamda, halkın büyük çoğunluğu Putin’i tek alternatif olarak görüyor. Mitinglerde sıkça görülen dövizlerden “Putin değilse kim?” sorusunun yanıtını arayan seçmenin istikrarın korunmasından yana oy kullanması bekleniyor.
1999’da başbakan olmasının ardından ikinci Çeçenistan operasyonu ile gündeme gelen Putin, 2000’de yüzde 53 oy alarak devlet başkanı seçilmişti. 2004’de özelleştirmede haksız kazanç elde eden oligarklara karşı yaptığı mücadele sayesinde yüzde 71 oyla yeniden başkan olan Putin, petrol ve doğalgaz gelirlerini sosyal projelere aktarmada sağladığı başarı nedeni ile 2008’de desteklediği aday Dmitri Medvedev yüzde 70 oy aldı.
Geçiş sürecinde başbakanlık koltuğuna oturan Putin, 2008 ekonomik krizinin ardından ülkenin yeniden toparlanmasını sağladı. 2011’de yüzde 4,3 büyüyen ülke 2012’de de yüzde 4 civarında büyüyecek. Çalışanların maaşlarının düzeltilmesi, öğrencilere burs, üçüncü çocuğa aylık 240 dolar, 2030’a kadar herkesin ev sahibi olması gibi toplam 170 milyar dolarlık seçim taahhütleri Putin’in ilk turda seçilmesini kolaylaştıracak. Yabancı yatırımcılar için iş ortamının iyileştirilmesi, bölge yöneticilerinin seçimle iş başına gelmesi, siyasi parti kurulması ve aday süreçlerinin kolaylaştırılması gibi liberal politikalar yeni dönemde öne çıkacak.
Dış politikada daha sert bir söylem geliştirmesi beklenen Putin, 700 milyar doları aşan askeri reformlarla orduyu güçlendirecek. Eski Sovyet ülkeleri ile “Avrasya Birliği”nin oluşturulması için çalışmalar sürerken, Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve NATO ile ilişkilerde “karşılıklı saygı” prensibi öne çıkacak. 20 milyar doları bulacak Mersin Akkuyu Nükleer Santrali, Samsun-Ceyhan petrol boru hattı, 100 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi gibi dev projeler Türkiye ile ilişkileri stratejik ortaklık düzeyine taşıyacak.
Vladivostok’da Cumartesi günü TSİ 22:00’da başlayacak oy verme işlemi ülkenin en batısında yer alan Kaliningrad kentinde Pazar günü TSİ 19:00’da sona erecek. 109 milyon seçmenin oy kullanacağı seçimleri 700 uluslararası gözlemci takip edecek. Seçim sonuçlarının 5 Mart’ta açıklanması planlanıyor.
