Kremlin: Rusya, NATO, AB, WTO ve IMF ile Anlaşmaları Feshetmeyecek

MOSKOVA - Rusya yönetimi, Batı ile ilişkilerin gerilmesine rağmen, stratejik bir kararla NATO, Avrupa Birliği, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile mevcut anlaşmalarını feshetmeyeceğini açıkladı.

Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Devlet Duması Temsilcisi Garri Minh, bu anlaşmaların “potansiyelini tüketmediğini” ve gelecekte Batı ile diyalog için hayati birer araç olarak kullanılabileceğini belirtti. Bu açıklama, Rusya’nın uluslararası kurumlardan olası çekilmesine yönelik uzun süredir devam eden spekülasyonlara da net bir nokta koydu.

Garri Minh, 20 Ağustos’ta TASS ajansına verdiği röportajda, ilgili bakanlıkların bu anlaşmaların feshedilmesi (denonsiasyon) fikrine sıcak bakmadığını vurguladı. Minh, “NATO ile ortaklık, Rusya’nın WTO veya uluslararası finans kuruluşlarına (IMF, Dünya Bankası grubu) üyeliği konusunda, ilgili bakanlıklar katılımımızın feshedilmesine karşı çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Minh’e göre bu anlaşmalar, “diğer devletlerle iletişim kurmak için bir araçtır” ve henüz “potansiyelini tüketmemiştir”. Moskova’nın bu tutumunu netleştiren Minh, “Hem devlet başkanının hem de (Dışişleri Bakanı) Sergey Lavrov’un yaklaşımı hep aynıdır: iletişime hazırız, bundan vazgeçmiyoruz” diyerek Rusya’nın diyaloga açık olduğu mesajını yineledi.

Çekilme Girişimleri ve Anayasal Engel

Minh’in bu açıklamaları, Rusya’nın bu kurumlardan çekilmesine yönelik daha önceki girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından geldi. Hatırlanacağı üzere:

WTO ve IMF: Rusya’nın WTO’dan çekilmesi için Mart 2022’de, IMF’den çekilmesi için ise Aralık 2022’de yasa teklifleri sunulmuştu. Ancak bu girişimler hükümetten ve Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen eleştirilerle karşılaşmıştı.

2025’te Yeni Bir Deneme: Ağustos 2025’te “Adil Rusya – Gerçek için” fraksiyonundan milletvekilleri, WTO’dan çekilmek için yeni bir yasa teklifi sundu. Ancak bu teklif, Anayasa’ya aykırı bulunarak reddedildi.

Minsk Anlaşmaları ve Batı’ya Eleştiri

Minh, Rusya’nın uluslararası yükümlülüklere yaklaşımını Batı ile karşılaştırarak sert bir eleştiride de bulundu. Örnek olarak Minsk anlaşmalarını gösteren Minh, bu anlaşmaları imzalayan Batılı liderlerin daha sonra anlaşmaları uygulama niyetinde olmadıklarını, sadece Ukrayna’yı silahlandırmak için zaman kazandıklarını itiraf ettiklerini hatırlattı.

Bu karşılaştırma, Moskova’nın mevcut anlaşmalara bağlı kalma kararının, Batı’nın aksine, Rusya’nın imzalarına sadık olduğu mesajını verme amacı taşıdığını gösteriyor.