Hazar Denizi Çekiliyor: Yeni Bir Ada Daha Ortaya Çıktı

HABERRUS - Hazar Denizi'ndeki su seviyesi düşüşü, kuzey kesimlerde yeni adaların oluşmasına neden olmaya devam ediyor. Bilim insanları, iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin etkisiyle bölgenin Aral Denizi'ne benzer bir çevre felaketiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.

Su seviyesi tarihi düşük seviyede

Kulaly Adası gözlem istasyonunda Temmuz 2026 itibarıyla ortalama deniz seviyesi eksi 29,42 metreye geriledi. Bu, istasyonun çalışma dönemi boyunca kaydedilen en düşük değer olarak kayıtlara geçti. Su seviyesindeki düşüş, 2021-2026 yılları arasında Kulaly Adası ve Tyuleniy Takımadaları yakınlarında deniz tabanının yeni bölümlerini açığa çıkardı.

Yeni ada havadan keşfedildi

En son ada, birkaç gün önce Kulaly Adası yakınlarında yapılan hava keşfi sırasında tespit edildi. Çevre aktivisti ve gönüllü Daniyar Akimzhanov'un da aralarında bulunduğu grup, yeni ortaya çıkan adanın nispeten küçük olduğunu ancak kesinlikle tekil bir örnek olmadığını belirtiyor. Akimzhanov, son dört beş yılda Hazar'ın bu kesiminde birkaç yeni adanın daha kayda geçtiğini ifade ediyor.

Adaların boyutları ve yaban hayatı

Bazı yeni adaların uzunluğu yaklaşık bir kilometreyi, genişliği ise 200 ile 300 metreyi buluyor. Yaban hayatı da yeni ortaya çıkan kara parçalarına ulaşmaya başlamış durumda. Akimzhanov, adalardan birinde bizzat bir yaban domuzu gördüğünü, kurtların da buz üzerinden geçerek buralara ulaştığını söylüyor. Yeni ortaya çıkan adalara genellikle isim verilmiyor.

Araştırma enstitüsü kuruldu

Eylül 2025'te, Devlet Başkanı Kasım Cömert Tokayev'in talimatıyla kurularak çalışmalarına başlayan Hazar Denizi Kazak Araştırma Enstitüsü, daha çok sayıda kara parçasının ortaya çıkmasının muhtemel olduğunu belirtiyor. Ancak bunların hepsinin kalıcı ada hâline gelmeyeceği ifade ediliyor. Kazak hükümeti, enstitünün gelişimi için fon ayırmış durumda.

Aral Denizi uyarısı

Uzmanlar, kuzey Hazar'daki bazı bölgelerin, 20. yüzyılın en büyük çevre felaketlerinden biri olarak kabul edilen Aral Denizi'nin yok oluşuna benzer bir kaderle karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıyor. Su seviyesindeki düşüşün başlıca nedenleri arasında iklim değişikliği ve insanın su kullanımı gösteriliyor.