Rusya'da Antidepresan Satışları İkiye Katlandı, Psikiyatrik Bozukluklar Da Artıyor

HABERRUS - Rusya'da, son 3 yılda antidepresan ilaç kullanmaya başlayanların sayısı iki kat arttı.

Analistlerin verilerine göre Rusya'da antidepresan satışları son üç yılda iki katından fazla arttı. Ancak aynı dönemde anksiyete bozukluklarının seviyesi düşmek yerine yükselmeye devam ediyor. Peki bu paradoksun nedeni nedir?

Reçetelerde büyük artış

Doktorlar, "Beni sürekli bir şeyler endişelendiriyor" cümlesini son birkaç yılda çok daha sık duymaya başladı. Son dört yılda bu şikayetlerde %20 artış yaşandı. Buna bağlı olarak hastalara iki kat daha fazla antidepresan ve üçte bir oranında daha fazla anksiyolitik (sakinleştirici/trankilizan) reçete edilmeye başlandı.

Uzmanlardan uyarı: Her şey klinik depresyon değil

Uzmanlar, artışın kısmen objektif olduğunu (insanların doktora daha sık başvurması, teşhis kalitesinin artması) ancak doktorlar tarafından aşırıya kaçıldığını belirtiyor. En üst düzey psikiyatr ve psikoterapist Aleksandr Fedoroviç, birçok stres kaynaklı bozukluğun klinik depresyonla eş tutulduğunu söylüyor.

Fedoroviç'e göre sorunun kaynağında şunlar yatıyor: - Psikotrop ilaçları diploması olan her uzman yazabiliyor - Antidepresanlar artık "moda" haline geldi - İnsanlar yapay zeka ve ChatGPT'ye danışarak tedavi olmaya çalışıyor - İlaç tavsiyeleri kulaktan kulağa yayılıyor ("Bana bu iyi geldi, sen de kullan") - Eczacılar bu ilaçları sorunsuzca satıyor

En çok satan ilaçlar

Antidepresanlarda pazarın üçte birini Cipralex, Trittico ve Velaxin oluşturuyor. Bu ilaçların hepsi reçetesiz satılamıyor. Anksiyolitiklerde açık ara lider Afobazol. Psikostimulanlarda ise Cortexin, Ceraxon ve Phenibut ilk sıralarda.

İlaç kullanımı artıyor ama psikiyatrik bozukluklar da artıyor

Tüm bu ilaç bolluğuna ve eczanelerdeki erişilebilirliğine rağmen, Rusya'da psikiyatrik bozuklukların sayısı azalmıyor, aksine artıyor. "Rusya'da Sağlık Hizmetleri" derlemesine göre, 2020'den 2024'e hastalık oranı %18 arttı.

Analitik şirket RNC Pharma'nın geliştirme direktörü Nikolay Bespalov, bu eğilimi şöyle açıklıyor:

"Pandemi döneminde hem ekonomik hem de hayatımızın her alanında ciddi kısıtlamalar vardı. Covid geçirenlerin bir sonucu da depresyondu. İnsanlar durumlarını düzeltmek için uzmanlara başvurmak zorunda kaldı. Bu eğilim sonra gelişmeye devam etti. Ayrıca hekimler, yeni nesil antidepresanların yan etkilerinin minimum düzeyde olduğunu bildikleri için bu ilaçları daha rahat reçete ediyorlar."

ABD’den örnek: Her altı kişiden biri antidepresan kullanıyor

ABD'de ise her altı kişiden biri antidepresan kullanıyor. Ancak altı ayın sonunda kullanıcılar motivasyon kaybı ve duygusal tükenmişlikten şikayet etmeye başlıyor. Bu nedenle ABD yönetimi, antidepresan kullanımını azaltmayı hedefleyen ulusal bir program başlattığını duyurdu.