Zalujni'den Çarpıcı Öneri: "Ukrayna'nın Güvenliği için Nükleer Silah Şart"
HABERRUS - Ukrayna'nın eski Genelkurmay Başkanı ve şu anki Londra Büyükelçisi Valeri Zalujni, Ukrayna'nın gelecekteki güvenliği için üç radikal seçenek önerdi.
The Telegraph'a yaptığı açıklamada, etkili güvenlik garantileri olmadan güvenli bir devlet inşa etmenin imkansız olduğunu belirten Zalujni, bu garantileri şöyle sıraladı:
- Ukrayna'nın NATO üyeliği
- Ukrayna topraklarında nükleer silah konuşlandırılması
- Rusya'ya karşı koyabilecek büyüklükte müttefik askeri birliğinin Ukrayna'da konuşlanması
"Tam Zafer Olmasa da Barış Mümkün"
Zalujni, daha önceki açıklamalarını hatırlatarak, Ukrayna'nın "tam zafer" elde edemese bile Rusya ile barış yapabileceği görüşünü yineledi. "Savaş her zaman bir tarafın zaferi ve diğer tarafın yenilgisiyle bitmez" diyen eski komutan, Ukrayna için müzakere koşullarının her seferinde daha iyiye gitmediği gerçeğinin altını çizdi. Ona göre, uzun vadeli bir barış, Ukrayna'ya reform, ekonomik toparlanma ve güçlenme fırsatı verebilir, ancak bunun için sağlam güvenlik garantileri şarttır.
Zelenski'nin "Zafer" ve Putin'in "Gerçekler" Tanımı
Zalujni'nin bu önerileri, tarafların uzlaşmaz pozisyonlarıyla tezat oluşturuyor. Devlet Başkanı Volodymyr Zelenski, Ukrayna için zaferin "hayatta kalmak" anlamına geldiğini ve toprak bütünlüğünden taviz verilmeyeceğini defalarca vurguladı.
Rusya Tarafında ise Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna birliklerinin işgal ettikleri bölgelerden çekilmesi gerektiğini, aksi takdirde askeri hedeflere ulaşılacağını belirtti. Putin ayrıca, Ruslar ve Ukraynalıların "bir halk" olduğunu ve Rusya'nın "yerdeki gerçeklerden" hareket ettiğini ifade etti.
ABD'nin Barış Planı ve Diplomatik Trafik
Bu açıklamalar, ABD'nin 28 maddelik barış planı üzerindeki müzakerelerin devam ettiği bir döneme denk geliyor. Plan, Cenevre'deki görüşmelerin ardından 22 maddeye indirilmiş durumda. Zalujni'nin nükleer silah önerisi, hem uluslararası camiada hem de Rusya'nın kesinlikle reddettiği bir senaryo olduğu için, Ukrayna'nın güvenlik arayışındaki çıkmazı ve mevcut seçeneklerin sınırlarını gözler önüne seriyor.
Bu durum, diplomatik çözüm ile askeri gerçeklik arasındaki derin uçurumu bir kez daha vurguluyor.
