Putin’in ‘Çatışma Bitiyor’ Sözlerine Temkinli Yaklaşım: “Aceleci Olmamak Gerek”
HABERRUS - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Ukrayna’daki iş çözüme doğru gidiyor” açıklamasını değerlendiren siyaset bilimci Georgiy Bovt, bu sözlerin doğrudan bir ‘bitiş tarihi’ olarak okunmaması gerektiğini söyledi.
Bovt, her iki tarafın da müzakere pozisyonlarının değişmediğini hatırlatarak “Ben bu konuda şimdilik aceleci olmazdım” dedi.
Putin: Çatışma sona ermeye yaklaşıyor
Vladimir Putin, Zafer Günü resepsiyonunun ardından düzenlediği uzun basın toplantısında, Ukrayna’daki savaşın bitmek üzere olduğunu ima eden bir açıklama yaptı:
“Sanırım iş çözüme doğru gidiyor. Ancak bunlar ciddi meseleler.”
Putin ayrıca, 2022’de İstanbul’da varılan ancak daha sonra uygulanmayan anlaşmanın hikâyesini yeniden anlatarak, dönemin Britanya Başbakanı Boris Johnson’ın anlaşmayı engellediğini iddia etti. Rus lider, “O zaman anlaşma imzalansaydı savaş çoktan bitmişti” mesajını verdi.
Bovt: “Bitiş” söylemini abartmamalı
Siyaset bilimci Georgiy Bovt, Putin’in sözlerinin kamuoyuna yönelik bir moral mesajı olduğunu belirtti:
“Bu ifadenin anlamını abartmamak, harfiyen yorumlamamak gerekir. Zafere olan inancı göstermek ve halka ‘son yakın’ hissi vermek amacı taşıyor olabilir. Ancak bugünden yarına savaşın biteceği anlamına gelmez. Kulislerden ‘Mayıs sonuna kadar her şey biter’ gibi söylentiler geliyor. Ben bu tür tahminlerde henüz aceleci olmam.”
Bovt’a göre, Kremlin’in ateşkes için ön koşulu – Ukrayna birliklerinin Donbas’tan çekilmesi – hâlâ geçerli. Zelenskiy ise şu ana kadar bu şartı kabul edeceğine dair herhangi bir işaret vermedi.
Zelenskiy ile görüşme: Kapı aralık, ama şartlı
Putin, Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun ilettiği Zelenskiy’nin görüşme teklifine ilişkin şunları söyledi:
“Ben bu görüşmeyi teklif etmiyorum ama eğer biri teklif ediyorsa – buyursun Moskova’ya gelsin. Üçüncü bir ülkede de buluşabiliriz, ama ancak uzun vadeli bir anlaşmayı imzalamak için.”
Bovt, Zelenskiy’nin PR ve bilgi savaşındaki yaratıcılığını hatırlatarak şu ihtimali dile getirdi:
“Zelenskiy doğrudan Kremlin’i arayıp Putin’i zor durumda bırakmak isteyebilir. Ancak bu, çatışmanın bittiği anlamına gelmez. Asıl mesele, Zelenskiy’nin ‘Donbas’ı bırakmadık’ derken, Rusya’nın da ‘bıraktı’ diyebileceği bir formül bulmak. Bu nasıl olacak, şu an için belirsiz.”
Ermenistan’a ‘yumuşak boşanma’ uyarısı
Putin, Ermenistan’ın Avrupa Birliği’ne katılma iradesine ilişkin de net konuştu:
“Referandum yapılsın, halk ne derse ona göre yol alırız. Gerekirse yumuşak, entelektüel ve karşılıklı yarar sağlayan bir boşanma süreci yürütürüz. Ukrayna’da olanları hatırlayın: her şey Avrupa entegrasyonuyla başladı.”
Rus lider, Ermenistan’ın Rusya ile ticaret hacminin 7 milyar dolar olduğunu, ülkenin toplam GSYH’sinin ise 29 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlatarak ekonomik bağımlılığa dikkat çekti.
Finlandiya’ya eleştiri: “NATO’ya Rusya çökecek diye girdiler”
Putin, Finlandiya’nın NATO üyeliğini de değerlendirdi:
“Helsinki, Rusya’nın çökeceğini ve o zaman bir şeyler koparabileceklerini sandı. Oysa aramızda hiçbir toprak anlaşmazlığı yoktu. Sınırı Sestra Nehri üzerine inşa ettiler. Kültür başkentinden geldiğim için bir şey söylemeyeceğim.”
Bu sözlerle Putin, Finlandiya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana geçerli olan sınır düzenlemelerini bozma niyetinde olmadığını ima etti.
İran ve Ortadoğu: “Rusya zor durumda”
Ortadoğu’daki gelişmelerin Rusya’yı zor bir konuma soktuğunu belirten Putin, “Hem Tahran’la hem Körfez ülkeleriyle iyi ilişkilerimiz var. Biz çatışmanın devamını isteyen taraf değiliz. Kötüleşirse herkes kaybeder” dedi. Rusya’nın İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ülke dışına çıkarmaya hazır olduğunu ancak ABD’nin bu konuda sert tutum takındığını da sözlerine ekledi.
Avrupa ile diyalog: Schröder tercih sebebi
Putin, Avrupa ile diyaloga hazır olduklarını ancak Avrupa’nın kendilerine hakaret etmeyen bir müzakereci seçmesi gerektiğini söyledi. Tercihinin eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder olduğunu yineleyen Putin, “Avrupa’nın başka böyle politikacıları kalmadı” mesajını verdi.
Fico’nun Moskova ziyareti Brüksel’i rahatsız etti
Öte yandan Avrupa basını, Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun Moskova ziyaretinin Brüksel’de rahatsızlık yarattığını yazdı. AB’nin, Slovakya’ya yönelik tarım fonlarını askıya alabileceğine dair uyarılar yaptığı ve hukukun üstünlüğü ihlali gerekçesiyle finansmanı durdurma tehdidinde bulunduğu belirtiliyor. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de Fico ile konuyu görüşeceğini söyledi.
Putin’in açıklamaları, Rusya’nın hem Ukrayna’da hem de yakın çevresindeki ülkelerle ilişkilerinde ‘sonuç odaklı’ ve ‘pragmatik’ bir dil kullandığını gösteriyor. Ancak Bovt’un da vurguladığı gibi, “çatışma bitiyor” söylemi şimdilik daha çok bir siyasi irade beyanı olarak yorumlanıyor. Donbas’tan asker çekilmesi konusundaki mutabakat sağlanmadıkça, ateşkes ve barış sürecinin kalıcı olması beklenmiyor.
