Avrupa Konseyi Başkanı'nın Kremlin ile Gizli Teması Bazı Ülkeleri Kızdırdı
HABERRUS - Avrupa Konseyi Başkanı António Costa'nın ofisinin Kremlin ile kurduğu temaslar, Avrupa Birliği'nde büyük bir krize neden oldu. Politico'nun diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, birçok Avrupa hükümeti bu girişimden haberdar edilmedi ve bazı ülkeler buna şiddetle karşı çıktı.**
Gizli Görüşmeler ve Sızdırılan Bilgiler
Politico'nun aktardığına göre, Costa'nın ofisi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "ulusal güvenlik danışmanı" ile görüşmeler gerçekleştirdi. Ancak resmi olarak böyle bir makam bulunmuyor; bu görevi fiilen Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov ve Putin'in danışmanı Nikolay Patruşev üstleniyor.
Baltık Ülkelerinden Sert Tepki
Habere göre, Letonya, Litvanya ve Estonya, AB'nin Rusya ile temaslarına özellikle öfkeli. Diplomatlar, bazı liderlerin bu görüşmeleri basından öğrendiğini ve duruma çok sert tepki gösterdiğini belirtiyor. Costa'nın ekibinin, görüşmeler öncesinde yalnızca Almanya, Fransa, İngiltere ve Avrupa Komisyonu'nu bilgilendirdiği, ancak Berlin'in de haberdar edilmediği iddia ediliyor.
Costa'nın Savunması: 'Zelenskiy'nin Çağrısına Yanıt'
Costa'nın kabine şefi Pedro Lourtie, AB büyükelçilerine yaptığı açıklamada, Moskova ile yapılan görüşmelerin Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Avrupa'yı barış sürecine dahil etme çağrısına bir yanıt olduğunu savundu. Lourtie, yeni görüşmeler olup olmayacağını teyit etmezken, gerçekleşmesi halinde büyükelçilerin bilgilendirileceği sözünü verdi.
Zirveye Gölge Düşen Kriz
Bu diplomatik kriz, AB liderlerinin 18 Haziran'da Brüksel'de bir araya geldiği zirveye damga vurdu. ABD-İran arasındaki geçici anlaşmanın ardından olumlu bir havada başlayan zirve, Costa'nın Kremlin ile temaslarının ortaya çıkmasıyla gölgelendi. Yaşanan bu gerilim, AB'nin Rusya ile diyalog konusundaki derin görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Avrupa Konseyi Başkanı Costa'nın ofisinin Kremlin ile gizli temasları, özellikle Baltık ülkeleri olmak üzere AB içinde büyük bir öfkeye yol açtı. Liderlerin görüşmelerden haberdar edilmemesi ve bu adımın Ukrayna'nın barış çağrısına yanıt olarak savunulması, blok içindeki Rusya'ya yönelik tutum farklılıklarını yeniden alevlendirdi.
