Reuters: Putin'in Trump'ın Ultimatomuna Boyun Eğmesi Beklenmiyor

HABERRUS - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna kriziyle ilgili ultimatomuna uyması pek olası görülmüyor.

Reuters ajansının Kremlin'e yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, Trump, 8 Ağustos'ta sona erecek 10 günlük süre içinde Ukrayna'daki çatışmalara ateşkes sağlanmaması halinde Rusya'ya yeni yaptırımlar uygulayacağını ve Rusya'nın ticaret ortaklarına %100'e varan ek gümrük vergileri getireceğini açıklamıştı.

Kremlin'deki Düşünce Yapısı

Ajansın üç farklı kaynağı, Kremlin'deki tartışmalara ilişkin olarak Putin'in kararlılığının arkasında iki temel faktörün yattığını belirtiyor: Rus liderin "zafer inancı" ve "ABD yaptırımlarının etkisiz kalacağına dair derin şüpheleri". Kaynaklar, Putin'in askeri hedeflerin diplomatik fırsatlardan daha öncelikli olduğunu düşündüğünü ifade ediyor. Reuters'a konuşan iki kaynak, Rus liderin ABD ve Batı ile ilişkileri iyileştirme fırsatını kaçırıyor olabileceğinin farkında olduğunu, ancak bunu göze aldığını aktarıyor.

Trump'ın Tehditlerine Şüpheyle Yaklaşım

Kremlin çevrelerinde, Trump'ın bu ultimatomunu hayata geçirip geçirmeyeceğine dair belirsizlik hakim. Reuters'ın bir kaynağı, "Trump daha önce de benzer tehditler savurdu ancak somut adım atmadı" yorumunu yapıyor. Bu durum, Rus yetkililerin ABD'nin yaptırım tehditlerini ciddiye almakta tereddüt etmesine neden oluyor. Analistler, Putin'in Trump'ın bu hamlesini "psikolojik baskı" olarak gördüğünü ve özellikle Rus ekonomisinin yaptırımlara karşı bir tür bağışıklık geliştirdiği inancını taşıdığını belirtiyor.

Stratejik Değerlendirme ve Olası Senaryolar

Uzmanlar, Putin'in bu tutumunun arkasında cephedeki son askeri kazanımların verdiği güvenin yattığını düşünüyor. Rusya'nın Ukrayna'nın doğusunda son dönemde toprak kazanımları elde etmesi ve Batılı ülkelerin askeri yardımlarındaki gecikmeler, Kremlin'de "zamanın Rusya'nın lehine işlediği" algısını güçlendiriyor.

Diplomatik çevreler, 8 Ağustos sonrasında Trump'ın tehditlerini uygulaması halinde Rusya'nın alternatif ticaret yollarını devreye sokabileceğini ve Çin, Hindistan gibi ülkelerle işbirliğini artırabileceğini öngörüyor.

Ancak bu durumun Rus ekonomisi üzerindeki uzun vadeli etkilerinin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor.