Macaristan, AB'nin Rus Gazı Yaptırımlarını Mahkemeye Taşıdı

HABERRUS - Macaristan, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik enerji yaptırımlarını hukuki zeminde tartışmaya açarak AB Adalet Divanı'na başvurdu.

Macaristan, AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu aleyhine 2 Şubat'ta dava açtı. Dava dilekçesinin özeti, 16 Mart'ta AB Resmi Gazetesi'nde yayımlandı. Söz konusu dava, 26 Ocak 2026 tarihli ve 2026/261 sayılı AB Yaptırım Tüzüğü'nün iptalini talep ediyor.

Hangi Düzenlemeler İtiraz Konusu?

Macaristan'ın itiraz ettiği başlıca düzenlemeler şunlar:

  • Rusya'dan doğal gaz ithalatının kademeli olarak sonlandırılması
  • Rus petrol ithalatından vazgeçmeye hazırlık yapılması
  • Enerji bağımlılığının daha sıkı izlenmesi
  • Gaz arzı güvenliğine ilişkin 2017/1938 sayılı Tüzük'te değişiklik yapılması

Hukuki Gerekçeler Neler?

Macaristan, söz konusu tüzüğün AB'nin İşleyişi Hakkında Antlaşma'nın (TFEU) 194(2). maddesini ihlal ettiğini öne sürüyor. Bu maddeye göre AB, üye devletlerin kendi enerji kaynaklarını ve arz yapılarını belirleme hakkını ellerinden alamaz. Macaristan'a göre tüzük, Rusya'dan gaz ithalatını fiilen yasaklayarak ülkeyi alternatif enerji kaynakları aramaya ve enerji altyapısını yeniden yapılandırmaya zorlamaktadır.

Öte yandan Macaristan, tüzüğün dayandırıldığı 207. maddenin de hatalı seçildiğini savunuyor. Söz konusu düzenleme Rusya ile ticareti yalnızca kısıtlamakla kalmayıp fiilen sona erdirdiğinden, devletlere, kişilere ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasını düzenleyen 215. maddenin esas alınması gerektiğini ileri sürüyor.

Dayanışma İlkesi de Gündemde

Macaristan'ın bir diğer önemli argümanı, AB enerji politikasında üye devletler arasındaki dayanışma ilkesinin çiğnenmesidir. TFEU'nun 194(1). maddesi uyarınca AB kurumları, herhangi bir tedbirin belirli üye devletlerin enerji çıkarlarına zarar verip vermediğini incelemek ve bu zararı diğer ülkelerin çıkarlarıyla dengelemek zorundadır.

Macaristan, doğal gaz tedarikinin hâlâ büyük ölçüde Rusya'ya bağımlı olduğunu hatırlatarak AB kurumlarının bu dengeyi yeterince gözetmediğini vurguluyor. Ayrıca getirilen yasakların hedeflerine, Macaristan gibi ülkelere verilen zararla orantısız olduğunu ve aynı amaçlara çok daha az külfetli yollarla ulaşılabileceğini savunuyor.