Bloomberg: Venezuela'yı ABD Dışişleri Bakanı Yönetecek
HABERRUS - Uluslararası finans ajansı Bloomberg, ABD yönetimindeki isimsiz bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Venezuela'da geçici olarak kurulacak ABD kontrol mekanizmasının koordinasyonundan Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun sorumlu olacağını iddia etti. Bu iddia, Başkan Donald Trump'ın, Nicolas Maduro'nun yakalanmasının ardından ülkeyi "güvenli ve uygun bir yetki devrine kadar" yöneteceklerini açıklaması sonrası gündeme geldi.
Yönetim Modeli ve Küresel Tepkiler
The Wall Street Journal, Venezuela yönetim modeli üzerinde Marco Rubio, İç Güvenlik Danışmanı Stephen Miller ve Savunma Bakanı Pete Hegseth'ten oluşan bir ekibin çalıştığını bildirdi. The Washington Post ise Rubio'yu Venezuela'nın "genel valisi" olarak nitelendirdi. Rubio, henüz seçimlerin gündemde olmadığını, yönetimin kendisi mi yoksa Hegseth mi tarafından yürütüleceği sorusunu geçiştirdi.
Maduro'nun Halefi ve İç Çelişki
Anayasal olarak halef konumundaki Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, ABD harekatını "askeri saldırı" olarak kınadı, Maduro'nun tek meşru başkan olduğunu savundu ve onun serbest bırakılmasını talep etti. Ancak Trump, Rodriguez'in "istediklerini yapması" halinde askeri varlığa gerek kalmayacağını ima etti. Ayrıca, Nobel ödüllü muhalif lider María Corina Machado'yu gelecekteki yönetimin dışında bıraktı.
Rubio'nun Açıklamaları ve Bölgesel Hedefler
Rubio, NBC News'e yaptığı açıklamada operasyonu "istikrarsızlaştırıcı güçlere" karşı "çok hassas bir operasyon" olarak savundu ve son 40 yıldaki diğer ABD başkanlarının benzer hamleler yaptığını öne sürdü. Ana hedeflerini şöyle sıraladı:
Venezuela'nın İran, Rusya, Çin veya Hizbullah için bir operasyon merkezine dönüşmesini engellemek.
Ülkenin petrol endüstrisinin "ABD karşıtı aktörlerin" kontrolüne girmesine izin vermemek. (ABD'nin Venezuela petrolüne ihtiyacı olmadığını, ancak kontrolün önemli olduğunu vurguladı.)
Küba rejimine yönelik sert tutumunu sürdürmek, ancak somut adımlar konusunda ayrıntı vermemek.
Analist Görüşü: Riskler ve Bölgesel Sonuçlar
Amerikan siyaseti uzmanı Malek Dudakov, bu hamlenin Rubio'nun "cepli projesi" haline geldiğini ve onun 2028 başkanlık yarışındaki konumunu etkileyebileceğini belirtti.
Dudakov'a göre Venezuela'da Libya veya Haiti benzeri bir kaos çıkması durumunda Rubio siyasi olarak ağır darbe alabilir. ABD, mevcut Venezuela elitleri ve muhalefet üzerinden baskı kurarak, Çin ile işbirliğini sonlandırmaya ve Amerikan şirketlerine avantajlı koşullar sağlamaya zorlayacak.
Latin Amerika'da anti-Amerikancılığın yükselmesi ve 2026'daki seçimlerde sol adayların bu söylemle güçlenmesi beklenebilir.
Venezuela'dan enerji ithalatına bağımlı olan Küba ekonomisi üzerinde dolaylı baskı kurulabilir.
Operasyonun Askeri ve İstihbari Detayları
Batılı medya kuruluşları operasyonla ilgili yeni iddialar paylaştı:
The New York Times: Maduro'nun, Trump'ın "Türkiye'ye sürgün" teklifini reddettiğini ve tatil döneminde düzenlenen operasyon öncesi Karakas'ın enerji şebekesine siber saldırı düzenlendiğini öne sürdü.
Financial Times: Ağustos'tan beri Venezuela'da CIA ajanlarının, Maduro'nun rutinlerini takip ettiğini iddia etti.
Askeri Analiz: Uzman Yuri Knutov, operasyonun başarısını yüksek rütbeli bir "işbirlikçi gruba" ve 50 milyon dolarlık ödüle bağladı. Irak'taki Saddam Hüseyin operasyonuyla benzerlik kurdu. Venezuela hava savunmasının etkisiz kalmasını ve özel kuvvetlerin hedefi tam olarak bilmesini "içeriden bir desteğin" kanıtı olarak yorumladı.
Son Durum
Rubio, Venezuela'da kalıcı ABD askeri bulunmadığını, operasyonun sadece iki saat sürdüğünü ve mevcut liderlerle işbirliği yapılacağını, uyuşturucu şüphesi taşıyan gemilere yönelik operasyonların süreceğini belirtti.
Sonuç olarak, ABD'nin Venezuela'da fiili bir yönetim kurma süreci, Marco Rubio önderliğinde diplomatik, ekonomik ve gizli operasyonların bir karışımıyla ilerliyor.
Kısa vadede Maduro rejimini devirmeyi başaran ABD'nin, ülkede kalıcı istikrar sağlaması ve bölgede oluşabilecek anti-Amerikancı dalgayı yönetmesi uzun vadeli en büyük zorlukları olacak.
