Paris Zirvesi'nde Tarihi Adım: Kiev'e "Bağlayıcı Güvenlik Şemsiyesi" Geliyor

HABERRUS - Paris'te düzenlenen "İstekliler Koalisyonu" zirvesinde, Ukrayna'nın geleceğini şekillendirecek tarihi nitelikte bir güvenlik garantileri paketi üzerinde anlaşmaya varıldı.

30'dan fazla ülkenin katıldığı ve ABD'nin üst düzey temsilcilerinin ilk kez yer aldığı zirvede, Ukrayna'ya sunulacak güvenlik taahhütlerinin detayları netleşti.

Ateşkes Sonrasına Yönelik "Yasal Bağlayıcı" Taahhütler

Reuters ajansının ulaştığı taslak metne ve zirve sonrası açıklamalara göre, koalisyon üyeleri Ukrayna'ya "siyasi ve yasal olarak bağlayıcı" bir güvenlik şemsiyesi sağlamayı taahhüt ediyor. Bu taahhütler, olası bir barış anlaşması sonrasında yürürlüğe girecek bir ateşkesin ardından hemen aktif hale gelecek.

Taahhütler, Rusya'nın gelecekteki herhangi bir saldırısı karşısında otomatik olarak devreye girecek çok yönlü mekanizmalar öngörüyor:

  • Askeri Tepki: Gerektiğinde askeri kapasite kullanımı.
  • Tam Destek: Kapsamlı istihbarat paylaşımı ve lojistik destek.
  • Diplomatik ve Ekonomik Mücadele: Diplomatik inisiyatifler ve ek yaptırımların derhal uygulanması.

Bu yaklaşım, önceki daha genel ve belirsiz güvenlik vaatlerinden önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor. Avrupalı yetkililer, bu çerçevenin ABD'nin Ukrayna ile yürüttüğü ikili güvenlik müzakerelerindeki taahhütlerle daha da güçlendirilmesini umduklarını belirtiyor.

Zirvenin Beş Temel Prensibi

Zirvede, geleceğin güvenlik mimarisini inşa etmek üzere beş temel ilke üzerinde odaklanıldı:

  1. Ateşkes ve Denetim: Kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve uluslararası denetim mekanizmalarının kurulması.
  2. Ukrayna Ordusuna Sürekli Destek: Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin modernizasyonu ve savunma kapasitesinin sürekli güçlendirilmesi.
  3. Çok Uluslu Gücün Rolü: Ukrayna'nın güvenliğini desteklemek amacıyla, ABD destekli ve Avrupa liderliğindeki çok uluslu bir gücün ülkede konuşlandırılma formatının belirlenmesi. Bu gücün hava sahası güvenliği, deniz güvenliği ve Ukrayna ordusunun yeniden yapılandırılmasında rol alması öngörülüyor.
  4. Saldırıya Karşı Garanti: Rusya'nın yeni bir saldırısı durumunda müttefiklerin önceden belirlenmiş kolektif tepkisi.
  5. Uzun Vadeli Savunma İşbirliği: Ukrayna ile ortak üretim, eğitim ve teknoloji transferini içeren kalıcı bir savunma ortaklığı.

ABD'nin Aktif Katılımı ve En Büyük Anlaşmazlık Noktası

Zirveye, ABD Başkanı'nın özel temsilcisi Steve Whitkoff ve eski başkanın damadı Jared Kushner'ın katılması, Washington'ın bu sürece doğrudan dahil olma kararlılığının güçlü bir sinyali olarak yorumlandı. Bloomberg'in haberine göre, ABD, bir barış anlaşması sonrasında Ukrayna'da sınırlı bir askeri varlık bulundurma olasılığını da masaya getiriyor. Ancak, bu askerlerin kesin rolü ve konumu henüz netleşmiş değil.

Tam da bu konu, en büyük krize neden olabilecek anlaşmazlık noktasını oluşturuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve diğer üst düzey yetkililer, defalarca Ukrayna topraklarında NATO üyesi ülkelerden herhangi bir askeri birliğin bulunmasını "kabul edilemez" ilan etti ve bunu doğrudan bir tehdit olarak gördüklerini açıkladı. Moskova, bu tür bir adımın bölgede yeni ve çok daha tehlikeli bir askeri çatışma döngüsünü tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Sonuç ve İleriye Dönük Zorluklar

Paris Zirvesi, Ukrayna'nın gelecekteki güvenliği için somut ve kolektif bir yol haritası ortaya koydu. Batılı müttefikler, Ukrayna'yı uzun vadeli olarak koruma iradesini yasal bir çerçeveye oturtmaya çalışıyor.

Ancak, önümüzdeki süreç kritik zorluklar barındırıyor: * Rusya ile Çatışan Vizyonlar: Batı'nın öngördüğü "güvenlik garantileri" ve özellikle çok uluslu askeri varlık fikri ile Rusya'nın mutlak reddi arasında derin bir uçurum var. Bu fark, barış müzakerelerinin önündeki en büyük engel. * ABD Taahhütlerinin Somutluğu: Zirvedeki olumlu havaya rağmen, ABD taahhütlerinin somut ve bağlayıcı bir anlaşmaya nasıl dönüşeceği, özellikle Amerikan iç siyasetindeki gelişmelere bağlı olacak. * Uygulama ve Finansman: Bu kapsamlı güvenlik şemsiyesinin hayata geçirilmesi için uzun vadeli, büyük bir kaynak ve siyasi irade gerekecek.

Özetle, Paris'te atılan adım diplomasi açısından önemli bir ilerleme sağladı, ancak Ukrayna'yı kalıcı olarak güvence altına alacak bir formül bulma arayışı, Rusya ile doğrudan ve çok daha zorlu bir pazarlık aşamasına girmeden tamamlanamayacak. Barışın inşası, savaşın bitirilmesinden daha karmaşık bir süreç olmaya devam ediyor.