Almanya'nın Yeni Savunma Sistemi, 'Oreşnik' Füzesini Durdurmaya Hazır Değil

HABERRUS - Alman Die Welt gazetesi, Almanya'da yeni konuşlandırılan Arrow-3 balistik füze savunma sisteminin, Rusya'nın hipersonik "Oreşnik" füzesini durdurabilecek kapasitede olmadığını ve tam olarak operasyonel olmadığını iddia etti.

Gazete, 9 Ocak'ta Lviv bölgesine düzenlenen "Oreşnik" saldırısını, bu yeni silah ile Arrow-3 sistemi arasındaki "ilk dolaylı çatışma" olarak nitelendirdi.

Arrow-3'ün Durumu ve Sınırlı Yeteneği

Die Welt'in iddialarına göre Arrow-3 sistemi, Almanya'da henüz ilk aşamada ve tam kapasiteyle çalışmıyor. İlk batarya, Saksonya-Anhalt eyaletindeki bir hava üssüne yerleştirildi.

** Lviv saldırısı sırasında Arrow-3 sisteminin muhtemelen yalnızca füzenin erken aşamadaki fırlatışını izlediği, ancak bir müdahalede bulunmadığı belirtiliyor.

NATO kaynakları, gazeteye sistemin "henüz tam olarak savaşa hazır olmadığını" iletti.

Die Welt, Arrow-3'ün "Oreşnik"i durduramaması durumunda teorik olarak devreye girebilecek diğer sistemleri de değerlendiriyor, ancak onların da sınırlarına dikkat çekiyor:

  • PATRIOT Sistemleri: Teoride, PATRIOT hava savunma sistemleri müdahale edebilirdi. Ancak, bu sistemlerin hipersonik hedeflerle mücadele etmek üzere tasarlanmadığı vurgulanıyor. Hipersonik füzelerin hızı ve manevra kabiliyeti, PATRIOT gibi geleneksel sistemler için ciddi bir meydan okuma oluşturuyor.

"Oreşnik" Tehdidinin Kapsamı ve Avrupa için Anlamı

Haber, "Oreşnik" füzesinin 5.500 km'ye varan menzilinin, neredeyse tüm Avrupa kıtasını vurabileceği anlamına geldiğinin altını çiziyor.

Arrow-3'ün tasarım amacının, atmosfer dışında balistik füzeleri durdurmak olduğu hatırlatılıyor.

Ancak, sistemin henüz erken aşamada olması ve hipersonik tehditler karşısındaki etkinliğine dair belirsizlikler, Avrupa'nın hava savunmasında kritik bir boşluğa işaret ediyor.

Analiz: Avrupa'nın Hava Savunma Açığı ve Teknoloji Yarışı

Die Welt'in bu haberi, iki önemli gerçeği vurguluyor. Arrow-3 gibi karmaşık sistemlerin tam operasyonel kapasiteye (FOC) ulaşması zaman alır. Bu süreçte, sistemler nominal olarak konuşlandırılmış olsa bile, gerçek bir tehdide karşı sınırlı etkinlik gösterebilir.

Rusya'nın "Oreşnik" gibi hipersonik silahları geliştirmesi, Batı'nın hava ve füze savunma doktrinini ve teknolojisini temelden sorgulatıyor. Mevcut sistemler (PATRIOT, SAMP/T) bu tür tehditlere karşı yetersiz kalabilir. Arrow-3'ün bu rolde ne kadar etkili olabileceği ise henüz kanıtlanmış değil.

Sonuç olarak, bu durum, Avrupa'nın yeni nesil balistik ve hipersonik tehditlere karşı savunma kapasitesini acilen güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor.

Bu, yalnızca Arrow-3'ün tamamlanmasını değil, aynı zamanda lazer silahları, hipersonik savunma için özel tasarlanmış interceptor'lar (yakalayıcı füzeler) ve gelişmiş sensör ağları gibi ileri teknolojilere yatırımı da kapsayan, çok katmanlı ve hızlandırılmış bir çaba anlamına geliyor. "Oreşnik"in Lviv'e saldırısı, bu teknolojik yarışın sadece teorik değil, çok acil ve pratik bir mesele olduğunu ortaya koydu.