Lukyanov: Küresel Dengeler Değişiyor; Petrodolar Savaşın Gölgesinde Eriyor

HABERRUS - ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, uluslararası politikada bir dönüm noktası oldu. Bu çatışma, küresel arenadaki güç dengelerindeki derin kaymaları gözler önüne sererken, en doğrudan etkisini Basra Körfezi bölgesinde gösterdi.

Büyük mali kaynaklara sahip Arap monarşileri, on yıllardır ustalıkla sürdürdükleri diplomatik ve mali oyunların beklenmedik bir şekilde kendi topraklarına sıçramasıyla zorlu bir duruma düştü.

Orta Güçlerin Çıkmazı: 'Dünya Çoğunluğu' Kavramı Sınanıyor

Rusya'nın önde gelen uluslararası ilişkiler uzmanlarından biri, tanınmış bir siyaset bilimci ve uluslararası gazeteci Fyodor Lukyanov'un kaleme aldığı analize göre, son yıllarda uluslararası literatürde iki kavram popülerlik kazandı: Batı merkezli tartışmalardan doğan "Orta Güçler" ve Rusya'nın 2022'deki kriz sonrası ortaya attığı "Dünya Çoğunluğu". Her iki kavram da farklı kökenlerden gelse de, aynı olguyu tanımlıyor: En üst ligde olmayan ancak önemli ağırlığa sahip ülkelerin, liberal düzenin çöküşüyle birlikte hareket alanlarının genişlemesi. Ancak Lukyanov, bu ülkelerin manevra kabiliyetinin, büyük güçlerin rasyonel davrandığı sürece geçerli olduğunu belirtiyor.

Körfez Monarşileri: Model Bir Örnek Suudi Arabistan, BAE ve Katar gibi ülkeler, bu yeni kategorinin en tipik temsilcileri olarak öne çıkıyor. 2022'den itibaren Ukrayna krizi, İsrail ile ilişkiler ve bölgesel diplomaside aktif roller üstlenen bu ülkeler, nüfuzlarını artırmıştı. 2023'teki Hamas saldırısı ve 2025'teki kısa süreli İran-İsrail savaşı bile bu ülkelerin konumunu sarsmadı; aksine İran'ın zayıflamasıyla Körfez ülkeleri güçlendi. Ancak Şubat 2026'daki büyük ölçekli ABD-İsrail saldırısı, işin rengini tamamen değiştirdi.

Güç Politikasının Gölgesinde Diplomasinin Çöküşü Lukyanov, bu noktada "Orta Güçler"in taktiğinin acımasız askeri mantık karşısında çaresiz kaldığını vurguluyor. Askeri-teknik kapasite ve kararlılık, diğer tüm faktörlerin önüne geçiyor. ABD ve İsrail'in İran operasyonu, büyük savaşların siyasi stratejileri nasıl altüst ettiğinin bir örneği. Körfez ülkelerinin on yıllardır uyguladığı "ABD sadakati satın alma" taktiği, bu tür beklenmedik krizlerde koruma sağlamıyor. Aynı şekilde, İsrail ile ekonomik ilişkileri birleştiren "İbrahim Anlaşmaları" da büyük bir soru işaretine dönüşüyor.

** Dünya Çoğunluğunun Yeni Rota Arayışı**

Lukyanov'un analizine göre, "Dünya Çoğunluğu" için en büyük tehdit, büyük güçlerin savaşlarına doğrudan dahil olmak. Körfez monarşilerinin deneyimi, finansal ve diplomatik manevraların, şiddetli bir çatışma ortamında ne kadar yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Bu ülkelerin bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği, yeni dünya düzeninin şekillenmesinde belirleyici olacak. Lukyanov, bu sürecin en önemli göstergelerinden birinin, Basra Körfezi'ndeki Arap monarşilerinin tutumu olacağını belirtiyor. Bu analiz, aynı zamanda CAST (Strateji ve Teknoloji Analiz Merkezi) tarafından hazırlanan "Arap Düğümü" adlı kitaba da temel oluşturuyor.

  • Fyodor Aleksandroviç Lukyanov (Rusça: Фёдор Александрович Лукьянов), Rusya'nın önde gelen uluslararası ilişkiler uzmanlarından biri, tanınmış bir siyaset bilimci ve uluslararası gazetecidir