Trump: "Putin ile Venezuela'yı Görüşmedik, Ukrayna Bir 'Kan Gölü'"
HABERRUS - ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela operasyonu ve Ukrayna savaşına dair önemli açıklamalar yaptı. Mar-a-Lago'daki basın toplantısında Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Venezuela konusunu hiç görüşmediğini ve ABD'nin operasyonunun iki ülke ilişkilerini bozmayacağını savundu.
Venezuela ve Rusya İlişkisi Soruları
Gazetecilerin, "ABD'nin saldırısı Rusya ile ilişkileri olumsuz etkiler mi?" sorusuna Trump, "Hayır, ben öyle düşünmüyorum" yanıtını verdi. Putin ile son telefon görüşmesinde Maduro veya Venezuela konusunun hiç konuşulmadığını özellikle vurguladı.
Trump ayrıca, Venezuela'daki geçiş süreci hakkında, Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in "yeni başkan olarak yemin ettiğini" ve ABD ile işbirliği yapacağını iddia etti. Ancak bu iddia uluslararası kaynaklarca doğrulanmazken, Rodriguez'in Rusya'da olduğu iddiaları Moskova tarafından yalanlandı.
Ukrayna'ya İlişkin Sert ve Çelişkili Mesajlar
Toplantının dikkat çeken kısmı Trump'ın Ukrayna'ya dair yorumları oldu. Trump:
"Putin'den Memnun Değilim": "Putin'den memnun değilim. Çok fazla insan öldürüyor" ifadesini kullandı.
"Kan Gölü" Tanımı: Ukrayna'daki savaşı "bir kan gölü" olarak nitelendirdi ve durması gerektiğini vurguladı. Aylık 25-30 bin kişinin öldüğünü belirterek, "Bu insanları kurtarmak istiyorum" dedi.
Biden'ı Suçladı: Savaşı "Biden'ın savaşı" olarak nitelendirip, kendisinin bu "enkazı" miras aldığını söyledi. Kendisi başkan olsaydı savaşın asla çıkmayacağını iddia etti.
Müzakerelerde İlerleme İddiası: Barış görüşmelerinde "ilerleme kaydedildiğini" öne sürdü, ancak hiçbir ayrıntı paylaşmadı.
NATO ve Askeri Yardım: NATO ülkelerinin artık savunma harcamalarının %2'sini değil, %5'ini ödediklerini iddia etti. Ukrayna'ya "çok sayıda mühimmat, füze" gönderdiklerini, bunun karşılığını aldıklarını ve ABD'nin muhtemelen bu işten "para kazandığını" söyledi.
Trump'ın açıklamaları birbiriyle çelişen iki hattı aynı anda barındırıyor. "Kan gölü" tabiri, yüksek can kaybı vurgusu ve savaşı durdurma arzusu, barışçıl bir mesaj olarak öne çıkıyor. NATO harcamalarını artırma, Ukrayna'ya yoğun silah sevkiyatından bahsetme ve bunu bir "kazanç" olarak sunma, çatışmanın şiddetlenerek sürdürülmesini destekleyen bir politika tablosu çiziyor.
Trump'ın açıklamaları, Venezuela operasyonunun Rusya ile bir krize yol açmayacağı konusunda güvence vermeye çalışırken, asıl odak noktasını Ukrayna savaşının yarattığı insani trajediye kaydırdı.
Ancak, savaşı sona erdirme iradesine dair somut bir plan sunmaksızın, hem Putin'i eleştiren hem de savaşın sorumluluğunu selefine yükleyen, aynı zamanda askeri desteği sürdüren karmaşık bir pozisyon sergiledi.
Bu açıklamalar, ABD'nin Ukrayna politikasında belirsizliği ve iç çelişkileri devam ettireceğine işaret ediyor.
