Trump "Barış Konseyi" Tüzüğünü İmzaladı: 19 Ülke Kurucu Oldu

HABERRUS - ABD Başkanı Donald Trump, kendi inisiyatifiyle kurulan uluslararası "Barış Konseyi" nin tüzüğünü imzaladı ve örgütün başkanlığını üstleneceğini açıkladı.

Tüzük, toplam 19 ülkenin temsilcileri tarafından imzalandı. Örgütün, Birleşmiş Milletler (BM) ile iş birliği içinde çalışacağı belirtildi.

Davos'taki Tarihi Açıklama

Konseyin kuruluş töreni, İsviçre'nin Davos kentinde yapıldı. Trump burada yaptığı konuşmada, "Bu konseyin, şimdiye kadar kurulmuş en önemli örgütlerden biri olma şansı var" dedi ve ekledi: "BM'nin muazzam bir potansiyeli var. Ve bence Barış Konseyi'nin, burada toplanan insanlarla birlikte, BM ile birleşmesi, dünya için - sadece ABD için değil, tüm dünya için - gerçekten benzersiz bir şey olabilir."

Kurucu Üyeler ve Genişletilmiş Misyon

Törene; Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Arjantin, Paraguay, Macaristan, Ermenistan, Azerbaycan, Bahreyn, Bulgaristan, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Kosova, Fas, Moğolistan, Pakistan, Türkiye ve Özbekistan temsilcileri katıldı.

Konsey, başlangıçta Gazze'deki barış koşullarının gözetimi için tasarlanmıştı. Ancak Trump, örgütün yetkilerini dünyanın diğer bölgelerindeki çatışmaları çözmeye kadar genişletme kararı aldı.

Rusya'nın Katılımı ve Finansal Katkı Sözü

Örgüte davet edilen 58 ülke arasında Rusya da bulunuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, öncelikle Filistin halkına destek olmak üzere, örgüte (kalıcı üyelik için gerekli olan miktarda) 1 milyar dolar yönlendirmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Genel Değerlendirme

"Barış Konseyi"nin resmi olarak kurulması, Trump yönetiminin geleneksel çok taraflı diplomasi kurumlarını by-pass ederek, ABD öncülüğünde yeni bir küresel yönetişim ve çatışma çözüm mekanizması oluşturma girişiminde somut bir adımı temsil ediyor. BM ile iş birliği vurgusu, örgüte meşruiyet kazandırma çabası olarak okunabilir.

Ancak, birçok Batılı müttefikin (Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Kanada gibi) konseye katılmama yönünde tavır alması ve örgütün yönetim yapısının Trump'ın kişisel onayına sıkı sıkıya bağlı olması, etkinliği ve tarafsızlığı konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Rusya'nın büyük bir finansal katkıyla kalıcı üye olma potansiyeli ise, örgütün jeopolitik dengelerde nasıl bir rol oynayacağına dair tartışmaları daha da alevlendiriyor.

Konseyin, Gazze'nin yeniden inşası gibi acil bir küresel krizde somut ve tarafsız sonuçlar alıp alamayacağı, meşruiyetinin ve geleceğinin belirlenmesinde kilit önem taşıyacak.