Papa'dan AB, Rusya ve Ukrayna'ya Müzakere Çağrısı

HABERRUS - Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa Leo XIV, Rusya ve Ukrayna'yı savaşı sona erdirmek için diyalog kurmaya çağırdı. Papa, iki ülkenin liderlerinin silahlı çatışmayı sürdürmek yerine müzakere masasına oturması gerektiğini söyledi.

Fransa ziyareti dönüşünde uçakta konuştu

Reuters'ın haberine göre Papa Leo XIV, Fransa'ya düzenlediği dört günlük ziyaretin ardından Roma'ya dönerken uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Papa, Rusya ve Ukrayna'nın sorunların çözümü için yollar araması gerektiğini belirterek, devam eden askeri eylemlerin "artık anlam taşımadığını" vurguladı.

"Kilisenin tutumu siyasetle değil, insan onuruyla ilgili"

Papa Leo XIV, Kilise'nin pozisyonunun siyasi olmadığını, insan onurunun ve yaşamın korunmasıyla ilgili olduğunu ifade etti. Papa, "Kilise bu değerleri savunmakla yükümlüdür; Rusya ve Ukrayna liderlerine, diğer ülkelere sürekli olarak bir araya gelmeleri, müzakere masasına oturmaları ve diyaloga girmeleri çağrısında bulunuyor" dedi.

Nükleer silah ve silahlanma eleştirisi

Papa, nükleer silahlardan ve giderek daha yıkıcı savaşlardan söz eden ülke liderlerini de eleştirdi. Ona göre, silahlanmaya ayrılan kaynakların daha büyük bölümü sağlık ve eğitime yönlendirilebilir. Papa Leo XIV, daha önce de Ukrayna'da barış çağrılarında bulunmuştu. Ağustos ayında yaptığı bir konuşmada, "Şiddet sarmalını durdurmanın ve diplomasi ile diyaloğa alan açmanın, barışa giden yolu döşemenin zamanı geldi" ifadelerini kullanmıştı.

Moskova: İstanbul anlaşmaları temelinde müzakereye hazırız

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'nın Ukrayna ile İstanbul'da varılan anlaşmalar temelinde müzakere yürütmeye hazır olduğunu söylemişti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Moskova'nın Kiev ile müzakere masasına "kaldıkları noktadan, her an" dönmeye hazır olduğunu belirtmişti.

Papa Leo XIV'ün çağrısı, savaşın sona erdirilmesi için uluslararası diplomasi çabalarının sürdüğü bir dönemde geldi. Vatikan, Rusya ve Ukrayna arasındaki diyalog kanallarının açık tutulması ve insani konuların önceliklendirilmesi yönündeki tutumunu koruyor.