Valday Kulübü: Ulusal Egemenlik Geri Dönüyor, Güç Dengesi Değişiyor

HABERRUS - Rusya'nın önde gelen düşünce kuruluşu Valday Uluslararası Tartışma Kulübü'nün 23. yıllık toplantısı başladı. "Gelecek İçin Sorumluluk: Mümkün Olanın Sınırları mı, Sınırsız Fırsatlar mı?" başlıklı forumda sunulan raporda, uluslararası sistemde devletlerin ve siyasi liderlerin etkisinin arttığı, uluslararası kurumların rolünün ise zayıfladığı vurgulanıyor. Uzmanlar, ulusal egemenliğin yeniden küresel siyasetin merkezine yerleştiğini belirtiyor.

Valday Kulübü 23. yıllık toplantısı başladı

Valday Uluslararası Tartışma Kulübü'nün 23. yıllık toplantısı 29 Eylül 2026'da başladı. 1 Ekim'e kadar sürecek forumun ana teması, "Gelecek İçin Sorumluluk: Mümkün Olanın Sınırları mı, Sınırsız Fırsatlar mı?" olarak belirlendi. Toplantıya 40 ülkeden yaklaşık 120 uzman katılıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de son gün toplantıda yer alması ve bir konuşma yapması bekleniyor.

Raporda öne çıkanlar: Devletler ve liderler yükselişte

Forumun açılışında sunulan raporda, uluslararası sistemdeki değişimler ele alınıyor. Uzmanlara göre, devletlerin ve siyasi liderlerin etkisi artarken uluslararası kurumların rolü zayıflıyor. Ülkelerin ortak kurallara bağlılığı azalıyor, güç kullanımı ve sert rekabet uluslararası ilişkilerde daha belirgin hale geliyor. Raporda, ulusal egemenliğin yeniden küresel siyasetin merkezine yerleştiği vurgulanıyor. Rusya, Çin, Hindistan, Türkiye ve Brezilya'nın yanı sıra ABD'nin de egemenlik kavramına daha fazla önem verdiği belirtiliyor.

Güç dengesini değiştirecek üç temel unsur

Uzmanlar, gelecekte küresel güç dengelerini şekillendirecek üç temel başlığa dikkat çekiyor. İlk olarak Almanya'nın Avrupa'daki askeri ve siyasi rolünün artması öne çıkıyor. İkinci olarak Hindistan'ın Çin'i dengeleme politikası ile Avrasya'da istikrar sağlayıcı rolü arasında yapacağı tercih belirleyici olacak. Üçüncü olarak ise Brezilya ve Endonezya gibi yükselen güçlerin uluslararası sistemdeki konumlarını nasıl kullanacağı ele alınıyor. Afrika'nın küresel siyasette daha etkin bir aktöre dönüşmesi de raporda ele alınan konular arasında yer alıyor.

"Panik yapmayın, değişim kaçınılmaz"

Valday Kulübü'nün raporunda, bugünkü türbülanslı dünyanın çatışmalar, ekonomik ve hibrit savaşlarla dolu olmasının panik ve karamsarlık nedeni olmadığı vurgulanıyor. "Panik Yok: Devlet ve Gelecek Sorumluluğu" başlıklı raporda, dünyanın değiştiği ve bunun tamamen doğal bir süreç olduğu belirtiliyor. Rapora göre, önceki dünya düzeninden fayda sağlayanların bu değişimi engelleme çabaları da doğal karşılanmalı. Ancak süreç başlatılmış ve geri döndürülemez durumda.

Fukuyama'nın "tarihin sonu" tezi çöktü

Raporda, Francis Fukuyama'nın "tarihin sonu" tezinin hayata geçmediği açıkça ifade ediliyor. Uzmanlara göre, yeni dünyada devlet ve insan daha büyük bir rol oynayacak. Bu durum, devletin bireyi kendi icatlarından koruma işlevini de öne çıkarıyor. Raporda ayrıca, uluslararası politikada "yönetici insan" kavramının geri döndüğü belirtiliyor. Artan lider rolü, yalnızca ABD Başkanı Donald Trump'ın eylemlerine gösterilen küresel ilgiyle değil, aynı zamanda Rusya, Hindistan, Çin ve ABD'nin birinci derece liderleri arasındaki ilişkilere gösterilen dikkatle de doğrulanıyor.

Teknofascism tehdidi ve IT devleri

Forumda tartışılan bir diğer önemli konu ise ABD merkezli IT devlerinin oluşturduğu "teknofascism" tehdidi oldu. Brezilya Federal Rio Grande do Sul Üniversitesi'nden Profesör Fabiano Melnichuk, Batı ülkelerinin küreselleşmeyi koruma ve hegemonyalarını dayatma girişimlerinin artık yapay zeka ve teknoloji kullanılarak yapıldığını belirtti. Melnichuk'a göre, Küresel Güney ülkeleri vatandaşlarını teknoloji şirketlerinin aşırı ve denetlenemeyen etkisinden korumaya çalışıyor. Bu noktada güçlü hükümetlerin rolü her zamankinden daha önemli hale geliyor.

"Tarihsel iyimserlik" vurgusu

Valday Kulübü'nün ayırt edici özelliklerinden biri olarak "tarihsel iyimserlik" öne çıkıyor. Raporda, geleceğe dair genel karamsarlığın aksine, tarihsel iyimserliğin olumsuz duyguları yönetmeye ve bireyin kendi davranışını rasyonelleştirmesine yardımcı olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, "İlerleme fikri bir yandan teknolojik açıdan korkutucu, ancak diğer yandan mevcut anarşiyi dizginleyecek yeni bir dünya düzeni umuduyla da bağlantılı" değerlendirmesini yapıyor.

Batı'da karamsarlık, Doğu'da umut

Raporda, Batı hükümetlerinin kendi yarattıkları temel krizlere yanıt verememesinin genel bir karamsarlığa yol açtığı belirtiliyor. Bu karamsarlık, yarını klasik bir anti-ütopya olarak tasvir ediyor. Buna karşılık Valday Kulübü'nün tarihsel iyimserliği, bu olumsuz duyguların yönetilmesine ve rasyonel davranışın önünü açıyor. Uzmanlar, dünyanın değişiminden korkulmaması gerektiğini, aksine bu değişimin yeni fırsatlar sunduğunu vurguluyor.

Putin'in katılımı bekleniyor

Valday Kulübü'nün 23. yıllık toplantısı, 1 Ekim'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla sona erecek. Putin'in konuşmasında, uluslararası sistemdeki değişimlere ve Rusya'nın bu yeni düzendeki konumuna ilişkin mesajlar vermesi bekleniyor. Toplantıda ayrıca, raporun üç ana hipotezi üzerine kapsamlı tartışmalar yapılacak.