Aşkabat’a Gidiş Öncesi Kremlin’de Dikkat Çeken Görüşme

HABERRUS - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a gitmeden önce Kremlin’de yoğun bir diplomasi ve iç siyaset trafiği yürüttü.

Putin’in gün içinde yaptığı toplantılar arasında, özellikle Anayasa Mahkemesi Başkanı Valeriy Zorkin ile görüşmesi öne çıktı. Görüşmede hem iç hukuk düzeni hem de Rusya’nın uluslararası hukukla ilişkisi ele alındı.

Aşkabat’a Gidiş Öncesi Kremlin Mesaisi

Putin’in Aşkabat’taki uluslararası foruma katılmak üzere yapılan uçuşu, Rus heyetindeki bazı isimlerin gecikmesi nedeniyle ertelendi. Gecikmenin, bazı yetkililerin eve uğrama isteğinden kaynaklandığı belirtildi. Tüm heyetin toplanmasıyla uçak yola çıktı.

Buna karşılık Putin gün içinde Ekonomi alanında değerlendirme toplantısı ve üst düzey askeri yetkililerle görüşme yaptı.

Bu toplantıda Putin, Donbas’ın kuzeybatısındaki stratejik Severks (Siversk) kentinin Rus birlikleri tarafından ele geçirildiğini açıkladı. Ukrayna tarafı ise bu bilgiyi doğrulamadı.

Zorkin–Putin Görüşmesi: Anayasa Mahkemesi’nden “Flaş Bellekli” Hediye

Putin, Anayasa Günü öncesi Anayasa Mahkemesi Başkanı Valeriy Zorkin’i kabul etti. Zorkin, her yıl sunduğu derleme kararların bu kez dijitalleştirildiğini belirterek Putin’e bir flaş bellek uzattı.

Putin esprili bir şekilde hediyeyi ilgiyle karşılarken Zorkin, mahkemenin artık basılı yayınlardan elektronik ortama geçtiğini anlattı.

Zorkin: “Anayasa Mahkemesi’nin görevi sadece iç hukuku değil, uluslararası anlaşmaları da denetlemek”

Zorkin görüşmede Anayasa Mahkemesi’nin rolünü geniş bir çerçevede anlattı:

•   Mahkemenin yılda yaklaşık 60 temel karar verdiğini,
•   Çok sayıda yasal düzenlemeyi anayasaya uygunluk açısından yorumladığını,
•   Gereken durumlarda yasaları düzeltme için geri gönderdiğini söyledi.

Zorkin, Rusya’da çıkarılan yasaların genel olarak “iyi düzeyde” olduğunu savundu. Putin ise Devlet Duması ile Federasyon Konseyi’nin çalışmalarını savunarak, “Yasalar iyi” ifadesini yineledi.

Uluslararası Hukuk ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Tartışması

Görüşmede en dikkat çekici bölüm, Rusya’nın Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) ayrılması üzerine yaşandı.

Zorkin, Batı’nın hâlâ “Rusya’yı dışarı atılmış gibi göstermeye çalıştığını”, oysa Rusya’nın kendisinin ayrıldığını ileri sürdü. Ayrıca AİHM’nin kararlarında “siyasi tarafgirlik” olduğunu savundu.

Putin de aynı görüşü destekleyerek AİHM’nin tamamen politize olduğunu söyledi.

Zorkin, Batı yaptırımlarını “uluslararası hukuka aykırı, siyasi bir baskı aracı” olarak niteledi ve Rusya’nın bu koşullarda Anayasa’yı temel referans olarak almasının zorunlu olduğunu söyledi.

“Anayasa dışına çıkmak Rusya için büyük zarar olur”

Zorkin, ülkenin karşı karşıya olduğu uluslararası baskılar nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nin rolünün daha da önem kazandığını belirtti:

•   Anayasa’nın “canlı bir metin” olduğunu,
•   Rusya’nın uluslararası hukuku ancak Anayasa’ya uygun olduğu ölçüde kabul edeceğini,
•   Yabancı kurumların Rusya’ya aykırı yorumlarının bağlayıcı olmayacağını vurguladı.

Zorkin, Putin’in “Anayasa’nın garantörü” olarak merkezi rolüne dikkat çekerek şunları söyledi:

“Rusya’nın Anayasa dışında yaşaması ona büyük zarar verir.”

Putin: “Anayasa’nın önceliği hem içeride hem dışarıda geçerli”

Putin görüşmenin sonunda, Rusya’nın iç ve dış politikasını belirlerken Anayasa’nın üstünlüğünü esas alacağını ifade etti:

“Anayasa’nın önceliği tartışmasızdır. İç politikada olduğu gibi dış politikada da bundan sapma olmayacaktır.”

Bu açıklama, özellikle uluslararası hukukla Rusya arasında devam eden tartışmalar ve Ukrayna savaşı bağlamında önemli bir mesaj olarak değerlendirildi.