Lviv Belediye Başkanı: "'Oreşnik' Füzesinin Verdiği Hasar Korkunç, Hava Savunma Sistemleri Onu Göremiyor"
HABERRUS - Lviv Belediye Başkanı Andriy Sadovyi, kente düzenlenen hipersonik "Oreşnik" füzesi saldırısı sonrası çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Sadovyi, füzenin tespit edilemediğini ve altyapıda ciddi hasar oluştuğunu belirtti.
Sadovyi'nin açıklamalarına göre, Ukrayna hava savunma sistemleri, füzenin uçuşunu tespit edemedi. Radar sistemleri tarafından görülemedi.
Füzenin fırlatılmasından hedefi vurmasına kadar geçen süre 10 dakikanın altında kaldı. Bu, saniyede yaklaşık 3 kilometreden fazla hıza (10 Mach üzeri) karşılık geliyor.
Belediye Başkanı, "Tanrı'ya şükür 'Oreşnik' dolu bir savaş başlığı taşımıyordu" ifadesini kullanarak, füzenin patlayıcı başlık taşımadığını ve bu nedenle daha büyük yıkım ve can kaybının önüne geçildiğini vurguladı.
Hasarın Boyutu ve Saldırının Anlamı
Sadovyi, kritik bir altyapı tesisinin vurulduğunu doğruladı. Hasarı, "korkunç" olarak nitelendirdi, ancak füze dolu olsaydı olabilecek maksimum yıkıma kıyasla daha az olduğunu ekledi.
Lviv Belediye Başkanı, bu saldırıyı Rusya'nın "güç gösterisi" olarak değerlendirdi. Kentin AB sınırına yakınlığının da bu saldırıda etkili olduğunu ima etti.
Sadovyi'ye göre, bu saldırı ABD ve Avrupa ülkelerine yönelik bir sinyaldi. Ukrayna'nın şu anda bu tür hipersonik füzeleri durdurabilecek teknolojiye sahip olmadığını kabul etti.
Andriy Sadovyi'nin bu açıklamaları, Rusya'nın hipersonik silah kapasitesinin Ukrayna savunması ve Batılı müttefikleri üzerinde yarattığı operasyonel ve psikolojik etkiyi net bir şekilde ortaya koyuyor:
Patlayıcı başlık taşımamasına rağmen "korkunç" hasar yaratabilmesi, hipersonik bir cismin saf kinetik enerjisinin bile ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor.
Saldırının, Kiev'den ziyade Batı sınırındaki bir lojistik ve sembolik merkeze yapılması ve yetkililer tarafından doğrudan "Batı'ya mesaj" olarak yorumlanması, Rusya'nın diplomasisini askeri kabiliyetlerle destekleme stratejisinin bir parçası.
Bu olay, hipersonik silahlara karşı etkili savunma sistemleri geliştirmenin NATO ve müttefikleri için ne kadar acil bir öncelik haline geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Lviv'deki bu vaka, modern çatışmalarda teknolojik asimetrinin sahada nasıl belirleyici bir üstünlük sağlayabileceğinin ve geleneksel savunma konseptlerini nasıl geçersiz kılabileceğinin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti.
