Paşinyan İktidarı Korudu Ama Parlamentodaki Eski Gücünü Kaybetti
ERİVAN – Ermenistan'da 7 Haziran'da düzenlenen parlamento seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi birinci oldu. Ancak parti, bir önceki dönemde sahip olduğu anayasal çoğunluğu kaybetti ve sadece basit çoğunlukla yetinmek zorunda kalacak. Bu durum, hükümetin yetkilerini ciddi şekilde sınırlandırırken, muhalefet beklentilerin üzerinde bir oy artışı yakaladı.
Paşinyan erken zafer ilan etti, muhalefet sert tepki gösterdi
Seçim gününün gece yarısı, henüz oyların yalnızca %20'si sayılmışken, Nikol Paşinyan partisinin merkezinde bir basın toplantısı düzenleyerek zaferini ilan etti. Paşinyan, "Sivil Sözleşme Partisi hükümeti tek başına kuracak. Bu, Ermenistan vatandaşının devleti, bağımsızlığı, geleceği ve barışı savunduğu anlamına geliyor" dedi.
Ancak muhalefet bu erken açıklamaya sert tepki gösterdi. Eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı, Paşinyan'ın açıklamalarını "Seçim Komisyonu'nun yetkilerine gasp teşebbüsü ve kaba bir baskı" olarak nitelendirdi. Ev hapsinde bulunan Güçlü Ermenistan bloğunun lideri Samvel Karapetyan da ön verilerin gerçek durumu yansıtmadığını iddia etti.
Resmi sonuçlar: "Sivil Sözleşme" birinci, "Güçlü Ermenistan" sürpriz yaptı
8 Haziran sabahı, Merkez Seçim Komisyonu (MSK) oyların %100'ünü saydı ve sonuçları açıkladı. Buna göre:
- Sivil Sözleşme Partisi (Nikol Paşinyan): %49,81
- Güçlü Ermenistan bloğu (Samvel Karapetyan): %23,29
- Ermenistan İttifakı (Robert Koçaryan): %9,94
Milyarder iş insanı Gagik Tsarukyan'ın Müreffeh Ermenistan Partisi ise sadece %3,99 oy alarak %4'lük seçim barajının hemen altında kaldı ve parlamentoya giremedi. Bu sonuç, birçok anketin aksine sürpriz bir şekilde Güçlü Ermenistan bloğunun ikinci parti olmasını sağladı.
MSK, açıklanan verilerin elektronik oylama sonuçlarını içermediğini ve nihai sonuçların yeniden sayım gerektirebileceğini belirtti.
Anayasal çoğunluğun kaybı ne anlama geliyor?
Yeni parlamentoda sandalye dağılımının şöyle olması bekleniyor: Sivil Sözleşme Partisi 64, Güçlü Ermenistan 29, Ermenistan İttifakı ise 12 sandalye kazanacak.
Bu tablo, Paşinyan'ın partisinin anayasal çoğunluğu (en az %52) kaybettiği anlamına geliyor. Bunun pratikte üç önemli sonucu var:
- Barış süreci zorlaşacak: Azerbaycan ile imzalanması planlanan barış anlaşması için anayasadaki Dağlık Karabağ referansının çıkarılması gerekiyor. Bunun için referandum düzenlenmesi şart. Referandum kararı ise anayasal çoğunluk gerektiriyor. Paşinyan bu yetkiyi kaybetti.
- Yargı ve atamalarda tek başına karar alamayacak: Anayasa Mahkemesi yargıçları ve bazı üst düzey bürokratların atamaları için de anayasal çoğunluk gerekiyor.
- Uluslararası anlaşmalar: Birçok önemli uluslararası anlaşmanın onaylanması da aynı engelle karşılaşacak.
Uzmanlar, Paşinyan'ın bundan sonra muhalefetle uzlaşmak zorunda kalacağını, ancak seçim kampanyası boyunca sergilediği uzlaşmaz tavrın bunu zorlaştıracağını belirtiyor.
Rusya'dan soğuk duş: "Ciddi ihlaller" ve Batı müdahalesi suçlaması
Seçim sonuçlarına uluslararası tepkiler ise ilginç bir tablo çizdi. Avrupa Birliği liderleri, Ukrayna ve Kazakistan cumhurbaşkanları Paşinyan'ı tebrik ederken, Moskova'dan henüz bir tebrik mesajı gelmedi.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, nihai sonuçları beklediklerini ancak şimdiden çok sayıda ihlal bildirimi aldıklarını söyledi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise çok daha sert bir açıklama yaparak, seçimlerin "muhalefete benzeri görülmemiş bir baskı ve Batı'nın müdahalesi" altında geçtiğini iddia etti. Zaharova, "Ermenistan makamlarının muhalefete yönelik sert baskıları" nedeniyle demokratik prosedürlerin ihlal edildiğini savundu.
Muhalefet de seçim günü boyunca benzer ihlal iddialarında bulundu. Ermenistan İçişleri Bakanlığı, 600'den fazla ihlal başvurusu alındığını ve 18 kişinin rüşvet veya seçim sürecini engelleme suçlamasıyla gözaltına alındığını açıkladı.
Ancak Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) gözlemci misyonu, seçimlerde ciddi bir ihlal tespit etmediğini bildirdi.
Toplumda kutuplaşma derinleşiyor
Kafkasya Enstitüsü Müdürü Aleksandr İskandaryan, seçimlerin toplumdaki ciddi kutuplaşmayı gözler önüne serdiğini söyledi. Yaklaşık %59 gibi yüksek bir katılım oranının (2021 ve 2018 seçimlerinin üzerinde) bu kutuplaşmanın bir göstergesi olduğunu belirten İskandaryan, "Protesto oyları, toplumun kutuplaşmasının bir sonucu. Muhalefet bu durumu iyi değerlendirdi ve birçok kişinin tahmin ettiğinden daha başarılı oldu" dedi.
Paşinyan ise seçim sonrası ilk hükümet toplantısında muhalefete yönelik sert söylemini sürdürdü. "Üç başlı savaş partisi ve ona eşlik eden suçlu-oligarşik sistem Ermenistan Cumhuriyeti'nden temizlenmeli. Bu, hükümetin en önemli görevlerinden biridir" dedi. Paşinyan, seçim kampanyası boyunca rakipleri Robert Koçaryan, Samvel Karapetyan ve Gagik Tsarukyan'ı "üç başlı savaş partisi" olarak nitelendirmiş ve onların iktidara gelmesi halinde ülkeyi Azerbaycan'la yeni bir savaşa sürükleyeceklerini iddia etmişti.
