ABD Dışişleri Bakanı, Kritik Mineraller İçin Orta Asya'ya Gidiyor

HABERRUS - ABD yönetimi, Orta Asya ile ilişkilerini siyasi bildirilerden somut ekonomiye taşıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bölgeye yapacağı ziyaret ve Astana'da düzenlenen Kritik Mineraller Diyaloğu, Washington'un yeni stratejisinin temel taşlarını oluşturuyor.

Ziyaretin Arka Planı: C5+1 Formatı Yeni Bir Aşamaya Geçiyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu yıl içinde "Orta Asya – ABD" (C5+1) formatı çerçevesinde bölgeyi ziyaret edeceğini açıkladı. Aynı zamanda Rubio, bazı Sovyet sonrası ülkeler için hâlâ yürürlükte olan ancak anlamını yitirmiş Jackson-Vanik değişikliğinin kaldırılmasına destek verdi.

Bu hamle, Washington'un Orta Asya politikasında bir dönüşümün sinyali olarak değerlendiriliyor. Daha önce güvenlik, Afganistan ve enerji gibi konulara odaklanan C5+1 toplantıları, şimdi endüstriyel altyapı ve kritik mineraller etrafında şekilleniyor.

Astana'daki Kritik Mineraller Diyaloğu

10-11 Haziran'da Astana'da düzenlenen Kritik Mineraller Diyaloğu'nun temel amacı, geçen dönemde imzalanan çerçeve anlaşmaları, ABD yatırımlarının yol haritasına dönüştürmek. Toplantıya, ABD Başkanı'nın Güney ve Orta Asya Özel Temsilcisi Sergio Gor, Uluslararası Finans Kurumu yetkilileri ve Ticaret Bakan Yardımcısı David Vogel liderliğindeki bir heyet katıldı.

ABD'nin bölgedeki asıl hedefi, kritik minerallere erişimi güvence altına almak. Lityum, tungsten, nadir toprak elementleri, tantal, kobalt gibi kaynaklar, enerji dönüşümü, savunma sanayisi ve modern elektronik üretimi için vazgeçilmez.

Washington Neden Orta Asya'ya Yöneliyor?

ABD'nin bu hamlesinin ardında yatan temel neden, Çin'e olan bağımlılığını azaltma isteği. Çin, sadece nadir toprak elementlerinin çıkarılmasında değil, özellikle işlenmesi ve batarya, elektronik ile savunma sistemleri için bileşen üretiminde güçlü bir konuma sahip.

Orta Asya ise Rusya, Çin, Güney Asya ve Hazar arasında stratejik bir konumda yer alıyor. Önemli maden rezervlerine sahip olan bölge, aynı zamanda sermaye, teknoloji ve ulaştırma yollarına ihtiyaç duyuyor.

Uzman Yorumu: "Bu Bir Kur Yapma Taktiği"

Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGIMO) uzmanı Aleksandr Knyazev, "Nezavisimaya Gazeta"ya yaptığı açıklamada, ABD'nin şu anda bir "kur yapma" taktiği uyguladığını söyledi:

"Washington'da, bölge ülkelerini Rusya ve Çin'den uzaklaştırmaya yönelik baskı araçlarının işe yaramadığı ve ABD için ciddi riskler taşıdığı anlaşılmış görünüyor. Bölge ekonomilerinin Rusya ve Çin'e olan geniş bağımlılığı, Batı'nın Rusya karşıtı yaptırımlarına uymalarını fiilen imkansız kılıyor. Aşırı talepler, tam tersine, bu ülkeleri ABD'nin rakipleriyle daha fazla iş birliğine itebilir."

Knyazev'e göre Astana ve Taşkent'te bu durumun farkındalar ve anı yatırım, teknoloji gibi somut kazanımlar elde etmek için kullanıyorlar.

Bölgenin Riskleri ve Fırsatları

Uzmanlar, ABD'nin dış politika davranışlarındaki belirsizliğin ve uluslararası hukuktaki büyük krizin, Orta Asya ülkeleri için bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Knyazev, "Günümüzde aklı başında hiçbir siyasetçinin Washington'a güveni tam olamaz. Ancak kısa vadeli bir fırsat penceresini kullanmak, Orta Asya ülkelerinin dış politika konseptlerine tamamen uyuyor" dedi.

Bölge ülkeleri için asıl mesele, dış güç merkezlerinin rekabetini kendi çıkarlarına kullanıp kullanamayacakları. ABD yatırımdan bahsederken, Çin altyapı ve işlemeden, AB yeşil dönüşümden, Rusya ise geleneksel ekonomik bağlar ve güvenlikten söz ediyor.

Orta Asya'nın bu rekabetin bir nesnesi haline gelmemesi ve kaynakları üzerinde egemenliğini koruması ise bölge ülkelerinin en büyük sınavı olacak.