Joe Biden döneminde Moskova’nın endişesi

73

Resmi olmayan sonuçlara göre demokrat aday Joe Biden, Amerika Birleşik Devletleri'nde başkanlık seçimlerini kazandı. Demokratların bu zaferi Rusya için büyük olasılıkla yeni yaptırımların getirilmesi anlamına geliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Rusya ile olan ilişkilerinin seyrinin nasıl olacağı ve Rusya ekonomisine olan etkileri Rus medyası ve uzmanların ana gündemlerinden...

Joe Biden, ABD başkanlık seçimlerinde yeterli olan 270'den fazla delege oyu kazandı ve çoğu kilit eyaletlerde öne geçti. Seçim kurulu ABD başkanını 14 Aralık'ta resmi olarak ilan edecek. Hatırlanacağı üzere Biden, kampanya röportajlarından birinde Rusya'yı ABD güvenliğine yönelik ana tehdit olarak nitelendirdi. Üstelik bu, Biden'in son yıllarda Rusya’ya yönelik tek eleştirisi de değildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 7 Ekim'de Biden'in konuşmalarının "oldukça keskin Rusya karşıtı söylemler” olarak değerlendirdi.

Washington'daki Center on Global Interests Merkezi'nin başkanı siyaset bilimci Nikolai Zlobin, İnterfax ile yaptığı röportajda Joe Biden'ın ABD başkanlık seçimlerindeki zaferinden sonra Moskova, Washington'un ana düşmanlarından biri olacağı tahmininde bulunuyor. Uzman, Çin üzerinde muhtemelen Trump döneminde yapılan ölçüsüz baskının artık olmayacağı ve Pekin’in rahat bir nefes alabileceğini ama Biden yönetiminin muhtemelen Rusya'yı Amerika'nın düşman listesinde en üst sıraya taşıyacağı görüşünü savunuyor. Zlobin, böyle bir kararın Biden'ın son yıllardaki politikasına da uygun olduğunu söyledi. Siyaset bilimci, "Rusya, Amerikan belgelerinde yine bir numaralı düşman olarak görünecek" dedi.

ABD'li bazı senatörler, Trump tarafından rafa kaldırılan, daha önce uygulanmayan yaptırım paketlerini Rusya için tekrar gündeme getirecekler. En çok tartışılan tasarılardan biri Cumhuriyetçi Senatör Lindsay Graham tarafından ilan edilen yaptırım paketlerinin de en zoru olan "cehennem yaptırımları”.

Rusya ekonomisini zorlayacak yaptırımlar

ABD’nin Rusya’ya karşı muhtemel yeni yaptırımları arasında, Rus devlet tahvillerinin yeni ihraçları ile operasyonların yasaklanması; Sberbank ve VTB dahil olmak üzere Rusya devlet bankalarının Amerika Birleşik Devletleri'ndeki operasyonlarının yasaklanması; Rusya'nın terörizme sponsorluk yapan devletler listesine dahil edilmesi; Rus enerji sektöründeki yatırımların yasaklanması ve bölgelerden bazı etkili yetkili olanlara kişisel yaptırımları sıralayabiliriz.

Tasarının eş yazarı Demokrat Bob Menendez, yaptırımların ABD'nin Kremlin'in Amerikan seçimlerine müdahalesinin yanı sıra Rusya'nın Ukrayna ve Suriye'deki eylemlerine bir tepki olduğunu belirtti. Öte yandan Eylül ayı sonlarında, bir grup senatör, Rus muhalefet lideri Aleksey Navalny'nin zehirlenmesiyle bağlantılı olarak ilave yaptırımlarla ilgili bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarıyı hazırlayanlar, ABD hükümetini Rusya'nın kimyasal ve biyolojik silahların kullanımını yasaklayan uluslararası anlaşmaları ihlal edip etmediğini belirleme çağırsında bulundu. Senatörler, zehirlenmeye karışan kişilerin ABD'ye girme hakkından yoksun bırakılması ve mal varlıklarının dondurulması gerektiğini söylüyor.

Jeopolitik belirsizlik nedeniyle ‘’ılımlı yaptıtımlar’’ beklentisi

Sovcombank'ın kıdemli uzmanı Kirill Sokolov, "Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerde ılımlı bir bozulma bekliyoruz" yorumunu yaparak, bazı şirketlere ve Kuzey Akım-2 gaz boru hattı üzerinde yaptırımlar olabilir yorumunda bulunuyor. Sokolov, yaptırımların sert versiyonunun, dünyadaki jeopolitik durumun ciddi şekilde kötüleşmesine yol açacağı ve bu durumun da yeni ABD yönetimi ve Amerikalı yatırımcılar için dezavantajlı olacağı için Biden yönetiminin sert yaptırımlardan kaçınacağı tahminini yapıyor.

Otkritie Broker'ın uzmanları Rusya ekonomisinde iyileşmeyi, Biden ekibinin istikrarlı çalışmaya başlaması ve Covid-19'a karşı mücadelenin sonuca ulaşması ile mümkün olacağını söylüyorlar. Rusya’nın SWIFT bankacılık sisteminden ayrılması veya Rusya'ya petrol ve gaz ambargosu gibi sert yaptırımların ihtimal dahilinde olmadığı görüşünde bulunarak yeni yaptırımların muhtemel ılımlı olacağını ve ruble üzerinde çok az etkisi olacağını düşünüyorlar.

Ruble’nin güçlenmesi ve Biden yaptırımları

2014 yılından itibaren Rusya’ya uygulanan yaptırımlar son derece ekonomi verilerini etkiledi. Biden döneminde olabilecek muhtemel bu yaptırım tasarılarının yürürlüğe girmesi rublenin sert etkilenmesine ve devlet tahvillerinin değer kaybetmesine neden olacak. Pandemi döneminde bıçak üstünde olan Rusya ekonomisi mevcut istikrarını kaybetmekle karşı karşıya gelecek. ABD seçim sürecindeki bir kaç ayda yaşanan belirsizlikler ve Trump’ın açıklamaları bile Ruble’nin kur ve hisse fiyatları olumsuz etkilendi. Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerin gerilmesi büyük ölçüde Rusya değerli varlıklarına olumsuz yansıyacak.

Rusya'nın ekonomi verileri dünya pazarlarındaki büyümenin ölçeğine bağlı olduğu gibi petrol, gaz ve altın fiyatlarındaki artışlarla direk bağlantılı. Dünya piyasalarında iyileşme artınca Rusya'da rublenin güçlenmesi de hemen farkediliyor. Ancak, küresel pazarların büyümesi için itici güç zayıfsa ve Biden'in zaferinden kaynaklanan Rusya'ya karşı tutum uygulanırsa küresel pazarların havasından daha ağır basacak ve bu durumda Ruble oranı üzerinde ek baskılara dönüşecek.

HABERRUS