Finlandiya, Baltıklarda NATO Destekli Deniz İzleme Merkezi Kuruyor
HABERRUS - Finlandiya, Finlandiya Körfezi'ndeki kritik su altı altyapısını korumak amacıyla yeni bir deniz izleme merkezi kuracağını duyurdu. Merkez, Finlandiya Sınır Muhafızları tarafından yönetilecek ve resmi olarak elektrik iletim hatları, telekomünikasyon bağlantıları ve gaz boru hatları dahil olmak üzere su altı kablolarına verilebilecek hasarı önlemeyi hedefliyor.
Baltık Denizi'ne kıyısı olan ülkeler ve diğer AB ve NATO üyelerinin dahil olduğu merkez, karasuları ve kıta sahanlığındaki "şüpheli durumlara müdahale etmeyi" planlıyor. İzleme faaliyetleri, sabotaj eylemlerini önlemek amacıyla gemilerin hızındaki veya rotasındaki olağandışı sapmaların takibini içerecek.
Bu kapsamda deniz tabanına yerleştirilecek sensörlerle anormalliklerin tespiti, deniz trafiğinin gerçek zamanlı analizi için yapay zeka kullanımı ve müttefiklerle gemi bilgilerinin paylaşımı amaçlanıyor.
Ayrıca Finlandiya, merkezin geliştirilmesi için AB'den fon talep etmeyi planlıyor.
Almanya'nın Baltık'taki Askeri Yatırımları
Alman yetkililer, merkezin çalışmalarına katılmaya ilgi duyduklarını şimdiden ifade etti. Baltık bölgesindeki gerilimin arka planında Almanya, deniz durumunu izlemek üzere General Atomics firmasından 1.52 milyar euro değerinde 8 adet MQ-9B SeaGuardian insansız deniz keşif aracı sipariş etti. Bu araçlar, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi'ni kontrol etmek için Nordholz'daki "Graf Zeppelin" donanma filosunda konuşlandırılacak. İnsansız hava araçları, Kasım 2025'te Almanya'ya varan 8 adet P-8A Poseidon deniz devriye uçağı filosunu tamamlayacak.
Bölgesel Jeopolitik Gerilim ve Rusya'nın Tepkisi
Finlandiya Körfezi'nin NATO üyesi ülkelerce kontrol altına alınması, Rusya'nın Baltık Denizi üzerinden deniz ekonomik faaliyetlerini büyük ölçüde bloke etme potansiyeli taşıyor. Bu durum, ittifafın Rus ekonomisini zayıflatma stratejisiyle uyumlu görülüyor. Eleştiriler, merkezin Rus yükü taşıyan gemileri hedef almak için kullanılabilecek bir araç olduğunu öne sürüyor.
Rusya, bu tür adımları bölgedeki askerileşmeyi artıran ve istikrarı bozan provokatif hamleler olarak değerlendiriyor. Moskova, ulusal çıkarlarını ve kritik altyapısının güvenliğini korumak için gerekli tüm asimetrik ve simetrik tedbirleri alma hakkını saklı tutuyor. Aynı zamanda, bölgedeki serbest ticaret ve seyrüsefer özgürlüğünün önüne yapay engeller konulmasına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde diplomatik ve hukuki mücadeleye devam edeceğini vurguluyor.
Sonuç olarak, Finlandiya'nın öncülük ettiği bu girişim, Baltık Denizi'ndeki güvenlik rekabetinin ve NATO'nun bölgedeki izleme kabiliyetlerinin daha da keskinleşeceğinin bir işareti. Bu durum, Rusya ile Batı arasındaki gerilimi artırma ve bölgedeki ekonomik faaliyetleri sekteye uğratma riski taşıyor.
