Rusya, Sabıkası Olanlara Vatandaşlık ve Oturum İzini Vermeyecek

HABERRUS - Rusya Hükümeti'nin yasa tasarısı faaliyetleri komisyonu, vatandaşlık ve oturum izinlerinin verilmesine ilişkin kuralları sıkılaştıran bir yasa teklifini onayladı.

Taslak, silinmemiş veya affedilmemiş sabıkası bulunan yabancıların Rusya vatandaşlığı, geçici oturum izni veya ikamet izni başvurularının reddedilmesini öngörüyor.

Temel Değişiklikler ve Kapsam

Yeni düzenlemeye göre, red gerekçesi olarak hem Rusya topraklarında hem de yurt dışında işlenen suçlardan dolayı silinmemiş sabıka kaydı gösterilebilecek. Suçun işleniş şekli (kast veya taksir) de dikkate alınmayacak. Bu durum, daha önce verilmiş vatandaşlık veya oturum izni kararlarının da iptal edilmesi için gerekçe oluşturabilecek. Ancak, yasanın yürürlüğe girmesinden önce verilmiş belgeler için yeni kurallar geçerli olmayacak.

İstisnalar ve Geçici Uygulama

Tasarıda iki önemli istisna getiriliyor: 1. 14 yaş altı çocuklardan sabıka kaydı istenmeyecek. 2. Ukrayna vatandaşlarından da, iki yıl süreyle geçerli olacak şekilde, bu belge talep edilmeyecek. Rusya Avukatlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Vladimir Gruzdev, bu istisnanın Ukraynalılar için söz konusu belgeyi temin etmede yaşanan "güçlüklerle" bağlantılı olduğunu belirtti.

Arka Plan ve Süreç

İçişleri Bakanlığı (MVD), söz konusu teklifi Ekim 2025 başında kamuoyuna açıklamıştı. Taslak, vatandaşlık başvurusu için gerekli belgelere, yabancı devletin yetkili makamlarınca kendi hukuk normlarına göre düzenlenmiş "kağıt sabıka kaydı"nın eklenmesini öneriyor. Bu belgelerin, Rusya vatandaşlığı başvurusundan en erken üç ay önce alınmış olması gerekecek.

Sonuç olarak, Rusya, göç ve vatandaşlık politikalarında güvenlik odaklı bir sıkılaştırma yoluna gidiyor. Yasa tasarısı, özellikle geçmişte hukuki sorunları olan bireylerin ülkeye girişini ve yerleşmesini zorlaştırmayı hedefliyor.

Ukraynalılar için getirilen geçici muafiyet ise, devam eden çatışma koşullarının pratik zorluklarını kabul ediyor. Yasanın yürürlüğe girmesi, Rusya'ya yönelik göçmenlik süreçlerini önemli ölçüde etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.