Rusya, Ukrayna Sınırında Geçiş Noktası Açılmasını Önerdi
HABERRUS - Rusya İnsan Hakları Ombudsmanı Tatyana Moskalkova, Rusya-Ukrayna sınırında bir geçiş noktası oluşturulması olasılığının değerlendirilmesini önerdi. Moskalkova, bu öneriyi 2025 yılı faaliyet raporunu sunarken, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) grubunun toplantısında dile getirdi.
Önerinin Amacı: Ayrı Düşen Aileler ve Vatandaşların Geri Dönüşü
Moskalkova'ya göre, bu önlemin amacı, ayrı düşmüş ailelerin birleşmesine ve süresi dolmuş belgelere sahip kişilerin vatanlarına dönüşüne yardımcı olmak. Ombudsman, "Muhtemelen, belgeleri artık olmadığı için diğer ülkeler üzerinden yasal olarak çıkamayan, ancak yakınlarına gitmek isteyen Rus vatandaşları için belki de tek bir geçiş noktası açmanın tartışılması gerekiyor" dedi.
Moskalkova ayrıca, böyle bir çalışmaya yönelik bir talebin olduğunu belirtti. Son bir yılda, ombudsmanlık makamı, 50'den fazla ailenin birleşmesine aracılık etti. Moskalkova, diplomatik ilişkilerin bulunmadığı durumlarda, uluslararası yapılarla etkileşimin, Rus vatandaşlarının geri dönüşü için tek etkili mekanizma olarak kaldığını vurguladı.
Mevcut Durum: Kapalı Sınırlar ve Vize Rejimi
Ukrayna, Şubat 2022'de özel askeri operasyonun başlamasının ardından, Rusya ve Belarus sınırındaki tüm geçiş noktalarının faaliyetini resmen askıya aldı. Rusya da 1 Ağustos 2025 tarihinden itibaren Ukrayna sınırındaki 20 geçiş noktasını kapattı. Bu kapsamda, Bryansk, Kursk, Belgorod, Voronej ve Rostov bölgelerindeki karayolu ve demiryolu geçiş noktaları kapatıldı.
Ayrıca, Ukrayna 2022 yazında Rusya vatandaşları için vize rejimi getirdi. Rusya ve Ukrayna arasında vizesiz rejim 1997'den beri yürürlükteydi.
Bu öneri, devam eden çatışma nedeniyle kopan aile bağları ve insani bağlantılar sorununu gündeme getiriyor. Moskalkova'nın girişimi, siyasi gerilimlerin gölgesinde kalan insani meselelere dikkat çekmeyi amaçlıyor. Ancak, Ukrayna tarafının bu tür bir öneriye nasıl yaklaşacağı ve güvenlik endişeleri nedeniyle böyle bir adımın pratikte uygulanıp uygulanamayacağı belirsizliğini koruyor. Öneri, temel insani ihtiyaçlar ile karmaşık jeopolitik gerçeklik arasında bir denge kurma çabası olarak görülüyor.
