Ankara'daki NATO Zirvesinden Rusya'ya Karşı Ne Kararlar Çıkacak?

HABERRUS - Ankara'da iki gün sürecek NATO Zirvesi, sadece ittifakın geleceği değil, aynı zamanda transatlantik ilişkilerin gidişatı açısından da kritik bir dönemeç. Zirvenin en belirleyici figürü ise ABD Başkanı Donald Trump. Avrupalı liderlerin temel amacı, Trump'ı kızdırmadan savunma harcamalarındaki artışı sergilemek ve olası bir skandaldan kaçınmak.

Zirvenin Ana Gündemi: Trump'ı Memnun Etmek

Zirvenin gündemi sadeleştirilmiş durumda: Tek bir çalışma oturumu, kısa bir deklarasyon ve asgari düzeyde tartışmalı başlık. Ukrayna'ya odaklanılacak olsa da, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ana oturuma katılmaması ve liderler önünde konuşma yapmaması dikkat çekiyor. Bu hamle, Trump'ın tepkisinden kaçınma stratejisi olarak yorumlanıyor. Zirvenin yıldızı artık Trump; diğer liderler ise onunla ilişkileri zedelememeye odaklanmış durumda.

Ukrayna'nın Konumu: Gözden Düşen Yıldız mı?

Zelenskiy, Vilnius ve Washington zirvelerinin aksine bu kez merkezde değil. Ukrayna'nın NATO üyeliği konusu gündemde bile yok. Washington'un bu konudaki net muhalefeti, ittifak içindeki tartışmaları da sonlandırmış durumda. Ancak Ukrayna'ya yönelik askeri yardım devam ediyor. Zirvede, Ukrayna'ya 2026 yılı için 70 milyar avro ve 2027'de de benzer düzeyde yardım taahhüdü bulunuyor. AB, Kiev'e 90 milyar avroluk kredi programını başlatırken, ABD bu finansmana katılmıyor. Ukrayna'ya destek artık ağırlıklı olarak Avrupa- Ukrayna projesi olarak şekilleniyor.

resim tanımı girin

Avrupa'nın Savunma Çıpası: Harcamalar ve Yeni Taahhütler

Geçen yılki Lahey Zirvesi'nde Avrupalı müttefikler, savunma harcamalarını GSYİH'nın %5'ine çıkarma sözü vermişti (%3,5'i askeri, %1,5'i kritik altyapı). 2025'te Avrupa ve Kanada, savunma harcamalarını 139 milyar dolar artırdı. Baltık ülkeleri, Polonya, Danimarka ve Norveç, GSYİH'larının ABD'den daha büyük bir kısmını savunmaya ayırıyor. Almanya ise mutlak değer olarak ikinci büyük askeri bütçeye sahip.

Zirve paralelinde düzenlenecek savunma sanayi forumunda on milyarlarca dolarlık yeni sözleşmeler açıklanacak. Bu, Avrupa'nın kendi savunma kabiliyetini güçlendirme çabasının bir parçası. Washington'daki yeni yaklaşım, "NATO 3.0" veya "sorumluluk paylaşımı" olarak tanımlanıyor.

Rusya'nın Penceresinden: 'Savaş' Retoriği ve Olası Sonuçlar

Zirve öncesinde Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov'un "özel askeri operasyon" yerine "savaş" ifadesini kullanması, Moskova'nın retoriğini sertleştirdiğinin göstergesi. Bu, Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonunun artık Batı ile doğrudan bir çatışma olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Erdoğan ve F-35 Dosyası

Trump'ın zirveye katılma kararında Erdoğan'ın kişisel davetinin etkili olduğu biliniyor. İkili görüşmede Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil olma talebi öncelikli gündem maddesi. ABD, Türkiye'yi S-400 alımı nedeniyle programdan çıkarmıştı. Trump'ın bu konuda olumlu sinyaller vermesi bekleniyor.

Zirveden Ne Çıkacak?

Zirvenin ana deklarasyonunda Rusya, ittifak için bir tehdit olarak tanımlanmaya devam edecek. Ukrayna konusunda büyük bir diplomatik atılım beklenmiyor. Trump'ın Zelenskiy ile yapacağı görüşme ve ardından Putin ile olası telefon görüşmesi, diplomasinin yeni bir safhasını başlatabilir. Ancak mevcut atmosfer, köklü bir çözümden çok, gerilimin yönetilmesine odaklanıyor.

Ankara Zirvesi, ittifakın içindeki dönüşümü ve Ukrayna savaşının getirdiği yeni dengeleri gözler önüne seriyor. Trump'ın etkisi, Avrupa'nın savunma çabaları ve Ukrayna'nın değişen konumu, zirvenin en belirleyici unsurları olarak öne çıkıyor.