Türkiye'den Abhazya Hamlesi: “İzolasyona Son Verilsin”

ANKARA - Türkiye’de on muhalefet partisi, hükümete Abhazya’ya yönelik izolasyonu sona erdirme çağrısında bulundu. Ortak bildiride Abhaz pasaportlarının tanınması, doğrudan deniz ve hava bağlantısı kurulması talep edilirken, bu adımın Gürcistan’dan ayrılan bölgenin uluslararası alanda tanınması yolunda ilk adım olabileceği yorumları yapılıyor.

Suhum’da öneri memnuniyetle karşılanırken, Ankara’dan henüz resmi bir yanıt gelmedi.

“Tarihsel ve Akrabalık Bağları” Vurgusu

Geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) on siyasi partiden milletvekilleri, Abhazya’nın izolasyonuna son verilmesi çağrısında bulundu. Aralarında meclisin en büyük muhalefet fraksiyonu haline gelen Yeni partinin de bulunduğu bu oluşum, toplamda 206 sandalyeye (TBMM’nin yaklaşık %34’ü) sahip.

İmzacılar adına konuşan Emek Partisi Milletvekili Ahmet Şık, Abhazya ile Türkiye arasında “tarihsel, akrabalık ve toplumsal ilişkiler” bulunduğunu belirtti. 19. yüzyıldaki Kafkas Savaşı’nın ardından Abhazların önemli bir kısmının Osmanlı topraklarına göç ettiğini hatırlatan Şık, bugün Türkiye’deki Abhaz diasporasının yarım milyona ulaştığını, oysa Abhazya’da yalnızca 122 bin etnik Abhaz yaşadığını vurguladı. resim tanımı girin

Üç Maddelik Talep: Pasaport, Ulaşım ve Temel Hak

Bildiride Abhazya, “Türkiye’nin Karadeniz’deki komşusu” olarak tanımlandı ve üç somut talep sıralandı:

Abhaz pasaportlarının tanınması: Abhaz vatandaşlarının seyahat özgürlüğünün “temel bir insan hakkı” olarak güvence altına alınması.

Doğrudan hava yolu bağlantısı: İki ülke arasında tarifeli uçuşların başlatılması.

Deniz bağlantısı: Abhazya ile feribot seferlerinin düzenlenmesi.

Bu talepler, aylardır süren “Abhazya’nın İzolasyonuna Son Verelim” kampanyasının bir ürünü olarak formüle edildi. Kampanya özellikle Abhaz ve Çerkes diasporasının yoğun olduğu bölgelerde geniş yankı buldu.

Kıbrıs Emsal mi?

Kampanyanın ana sloganı Abhazya’nın bağımsızlığının tanınmasıydı. Nihai metne bu talep doğrudan girmese de, muhalefet milletvekilleri Ankara’ya “Kıbrıs örneğini” uygulama çağrısı yaptı. Türkiye’nin 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıması ve ardından kurduğu ekonomik, siyasi ve ulaşım ilişkileri örnek gösterilerek, benzer bir adımın Abhazya için de atılması istendi.

Suhum’da Memnuniyet ve İhtiyat

Abhazya’da muhalefetin girişimi büyük bir coşkuyla karşılandı. Abhazya Dışişleri Bakanlığı, konunun “insan haklarının temel unsurlarını” ilgilendirdiğini belirterek, pasaportların tanınmasını “Abhazya’nın bağımsızlığının uluslararası tanınırlığını genişletme görevinin bir parçası” olarak nitelendirdi.

Ancak bölge içinde de tartışmalar yaşanıyor. Türkiye merkezli ve iktidara yakın Abhaz Kültür Merkezleri Federasyonu (Abhazfed), milletvekillerinin bu girişimini eleştirirken, muhalefet kanadı ise seyahat özgürlüğüne karşı çıkanların “Abhazya’nın düşmanı” olduğunu savundu.

Sosyal medyada ise Başkan Badra Gunba’yı destekleyenler, muhalifleri “Türk kartını oynamakla” ve Rusya ile ilişkileri bozmaya çalışmakla suçladı.

Gürcistan ve Uzmanlar: “Ankara’nın Parmağı Var”

Gürcistan’ın eski Uzlaşma ve Sivil Eşitlik Bakanı Paata Zakareishvili, bu girişimi Ankara’nın Moskova’nın tepkisini ölçmek için yaptığı “bir sondaj” olarak yorumladı. İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki etkisinin arttığını hatırlatan Zakareishvili, Ankara’nın asıl amacının Abhazların seyahat özgürlüğünü sağlamak değil, bölgedeki nüfuzunu artırmak olduğunu öne sürdü.

Gürcistan Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin açıklamasında, “bazı milletvekillerinin” girişimini yorumlamayacağını, Türkiye’nin “Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü açıkça tanıyan dost bir ülke” olduğunu vurguladı.

Analist David Avalishvili’ye göre ise Ankara ve Suhum’daki etkili çevreler için asıl öncelik pasaport tanıma değil, doğrudan hava ve deniz ulaşımı. Zira Abhazların büyük çoğunluğu zaten Rus pasaportuna sahip ve Türkiye’ye vizesiz seyahat edebiliyor.

Ankara’nın Duruşu ve Rusya Faktörü

Ankara’dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Türkiye, geleneksel olarak Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü tanıyor ve Tiflis’in talebi üzerine Abhaz heyetlerinin ziyaretlerine sınırlamalar getiriyor. Ekonomik ilişkiler ise Ochamchire limanından kömür ve kereste ihracatı ile ortak balıkçılık faaliyetlerinden ibaret. Ancak Türk Dışişleri Bakanlığı daha önce siyasi duruşunu değiştirmeden “insani unsurları” görüşmeye açık olduğunu belirtmişti.

Ancak bu adımın önündeki en büyük engel, Abhazya’nın Rusya’ya olan ekonomik ve askeri bağımlılığı.

Abhazya bütçesinin %90’ı Moskova’dan gelen mali transferler, Rusya’ya yapılan ihracat ve Rus turizminden oluşuyor.

Bölgede Rus askerleri konuşlu ve sınırlar Rus sınır muhafızları tarafından korunuyor. Moskova’nın bu girişime nasıl tepki vereceği belirleyici olacak.

Şu ana kadar Kremlin’den herhangi bir açıklama gelmezken, gelişmelerin Türkiye-Rusya ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturup oluşturmayacağı ise yakından izleniyor.