Kriz Derinleşiyor, Rusya'da İşten Çıkarmalarda Yeni Dalga Bekliyor

HABERRUS - Rusya'da ağır yaptırımların ve uzun süredir süren özel askeri operasyonun ekonomiye yüklediği ağır bilanço vatandaşları doğrudan daha fazla etkilemeye başladı.

Derinleşen ekonomik krizle birlikte her dört Rus şirketinden biri personel azaltmaya giderken, işverenler çalışanları mahkemeye gitmeden, "istifa etmeye ikna etme" yarışına girdi.

Uzmanlar, 2026 yılının en büyük insan kaynakları (İK) sorununun "çalışanı tazminatsız ve kriz çıkarmadan göndermek" olacağını söylüyor.

Her dört şirketten biri küçülüyor

Rusya'da son yıllarda hızla büyüyen şirketler, ithal ikamesi ve dijitalleşme gibi alanlara yatırım yaparken "ileride lazım olur" düşüncesiyle personel sayısını artırdı. Ancak 2024'ten itibaren bu tablo tersine dönmeye başladı.

Get Experts danışmanlık şirketinin verilerine göre: 2023'te şirketlerin yalnızca %10'u personel azaltmıştı.

  • 2025'te bu oran %25'e (her dört şirketten biri) yükseldi.

Sber, VK, MTS gibi büyük kurumların yanı sıra VTB de kamuoyuna personelin %15-20'sini azaltma planını açıkladı. Bu durum, İK uzmanlarına göre artık "özel bir durum" değil, piyasanın yeni normali.

En çok hangi sektörlerde?

Sorun, geleneksel sanayi ve madencilik gibi güçlü sendikaların olduğu alanlardan çok, dinamik ve yüksek vasıflı çalışanların yoğun olduğu sektörlerde yaşanıyor:

  • BT (yazılım)
  • Dijital pazarlama
  • Finans teknolojileri (fintech)
  • Danışmanlık

Bölgesel olarak ise Moskova, St. Petersburg ve Novosibirsk gibi büyükşehirler başı çekiyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde ise yasal süreçlere ayrılacak kaynak olmadığı için işten çıkarmalar daha sert ve kuralsız olabiliyor.

"İstifa et" baskısı ve tazminatsız gönderme çabaları

Şirketler, kıdem tazminatı ödememek için çalışanları "kendi isteğiyle istifa" etmeye zorluyor. İş hukuku avukatı Viktoriya Alferova, "Her iki başvurudan biri 'Bana kendi isteğimle istifa dilekçesi yazdırıyorlar' şikayeti" diyor.

Özellikle yüksek maaşlı uzmanlar hedefte. Avukat Viktoriya Ribalko'ya göre, son altı-dokuz aydır danışanların çoğu, dijitalleşme projeleri için işe alınmış ancak artık maliyeti yüksek bulunan teknik personel. Şirketler bu çalışanlarla "sözleşme fesih anlaşması" imzalamaya zorluyor.

Örnek bir vaka: Uluslararası bir FMCG şirketi, kilit bir yöneticisine 8 maaş tutarında tazminat önerdi. Yönetici "15 maaş olmadan ayrılmam" deyince, şirket pazarlık yapmak zorunda kaldı.

Çalışanlar artık yasal haklarını biliyor

Sosyal medya sayesinde çalışanlar, iş hukuku konusunda eskisinden çok daha bilinçli. Deneyimlerini, mahkeme süreçlerini ve hatta avukat tavsiyelerini whatsapp gruplarında, telegram kanallarında paylaşıyorlar.

HRlink'ten Dmitri Mahlin, "Pepsi Co'da yıllar önce bir çalışan bir yıl boyunca işe gelmemişti ama kimse onu kovamamıştı" diyerek bu durumun yeni olmadığını, ancak günümüzde çalışanların sistemi daha aktif kullandığını belirtiyor.

Bir başka mahkeme kararı: Büyük bir bankadan ayrılan kadın çalışan, bir yıl sonra "işten ayrıldığım sırada akli dengesi yerinde değildi" diyerek dava açtı ve mahkeme onu işe iade etti.

Avukat Yegor Solntsev'in özeti: "İşverenin inisiyatifiyle yasal tek işten çıkarma yolu, iki ay önceden bildirim ve 2-3 maaş kıdem tazminatı öngören 'personel azaltımı'dır."

"Profesyonel işten çıkarılanlar" fenomeni

Bu ortamda, "profesyonel işten çıkarılan" diye bir tip ortaya çıktı. Bağımsız "Novıy Trud" sendikasından Said Gafurov'a göre bu kişiler, bilinçli olarak işvereni kışkırtıp kovulmayı ve ardından mahkemeden tazminat almayı hedefliyor.

Mahkemelerin %71'i çalışanın lehine karar veriyor. BLS hukuk firmasının verilerine göre, işverenlerin %75'i işten çıkarma prosedüründe hata yapıyor ve bu da mahkeme kaybını garantiliyor.

En sık yapılan hatalar:

  • Açıklama yazısı almamak
  • Disiplin ihlalini tutanağa bağlamamak
  • Süreleri kaçırmak
  • İhbar mektubunu göndermemek
  • Kabahatin ağırlığını dikkate almamak

Avukat Alferova: "İş Kanunu zayıfı değil, doğru evrak düzenleyeni korur."

Yöneticiler kaçamak yollar arıyor

İşverenler, "verimsiz" çalışanı kovmak için çeşitli "yıldırma" taktiklerine başvuruyor:

  • Yapılamayacak görevler verme
  • KPI'ları (performans göstergeleri) aniden değiştirme
  • İkramiye kesme
  • Uzaktan çalışanı ofisi olmayan bir bölgeye atama

Bu yöntemlerle çalışanın kendi isteğiyle istifa etmesi sağlanmaya çalışılıyor. Böylece tazminat ödenmiyor ve mahkeme riski ortadan kalkıyor.

Ancak uzmanlara göre bu kısa vadeli bir çözüm. Happy Job araştırma şirketinin hesaplamalarına göre, bir çalışanı işten çıkarmanın ortalama maliyeti, onun 3,4 aylık maaşına eşdeğer. Yerine yeni birini almak ise bu maliyeti 5,2 aya çıkarıyor.

Asıl sorun yönetim zafiyeti

İş danışmanı Yuliya Bestujeva'ya göre işten çıkarmalar çoğu zaman yönetim hatalarının bir sonucu:

  • Hatalı işe alım kararı
  • Gerçekçi olmayan beklentiler
  • Net olmayan görev tanımları
  • Ölçülebilir sonuç kriterlerinin eksikliği

"Şirket ne kadar sık 'nasıl ucuza kovarız' diye tartışıyorsa, o kadar yönetimsel istikrarsızlığa işarettir" diyor Bestujeva. "Düzgün sistemlerde işten çıkarmalar nadirdir."

Uzmanlar, firmaların deneme süresini etkin kullanmadığını, KPI'ları çalışanla önceden netleştirmediğini ve düzenli geri bildirim kültürü oluşturmadığını belirtiyor.

Yönetmelikler sertleşiyor, bilinç artıyor

Rusya, giderek Kıta Avrupası modeline yaklaşıyor: İşten çıkarma, ani bir karar değil, usulüne uygun bir süreç haline geliyor. Bu, yasal olarak normal karşılanıyor.

Ekopsi firmasından Grigori Finkelşteyn, "Paradoksal olarak, iyi tasarlanmış prosedürler işten çıkarmayı zorlaştırmak yerine daha güvenli hale getiriyor" diyor.

2026'da rekabet avantajı, "işten çıkarmayı kolaylaştıran avukatlara" değil, İK analitiği, personel devrini öngören modeller ve yöneticilerin gelişimine yatırım yapan şirketlerde olacak.