Ahmed Eş-Şaraa Neden 3 Ay İçinde İkinci Kez Moskova'ya Gitti?
HABERRUS - Suriye'nin geçiş dönemi lideri Ahmed aş-Şaraa, üç ay arayla ikinci kez Rusya'ya giderek Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Bu yüksek düzeyli buluşmanın gündeminde, Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığının geleceği, ülkenin yeniden inşası ve bölgesel gelişmeler vardı.
Ziyaretin Arka Planı ve Tarafların Açıklamaları
Aş-Şaraa, ilk ziyaretini Ekim 2025'te gerçekleştirmişti. Bu seferki görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin son üç ayda nasıl ilerlediği ele alındı. Putin, tarafların ikili ilişkileri yeniden inşa etmek ve ekonomik işbirliğini "ölü noktadan" kurtarmak için çok çalıştığını belirterek, "4'ten fazla büyüme oranı. Belki bizim istediğimiz kadar iddialı olmayabilir, ancak yine de hareket fark edilebilir durumda ve bu harika eğilimi mutlaka korumamız gerekiyor" dedi. Rus lider, Rus şirketlerinin Suriye'nin yeniden inşasına katılmaya hazır olduğunu da vurguladı.
Aş-Şaraa ise, son bir yılda iki ülke delegasyonları arasında yaklaşık 13 karşılıklı ziyaret gerçekleştiğini ifade etti. Suriye'nin yaptırım rejiminin aşılmasında "büyük bir yol" kat ettiğini (ABD, AB, İngiltere ve İsviçre'nin yaptırımları kaldırmasını ve BM Güvenlik Konseyi'nin kendisini listeden çıkarmasını kastetti) söyledi. "Rusya, elbette, yalnızca Suriye'de değil, bölgedeki durumun istikrara kavuşmasında büyük rol oynuyor. Ve aslında bölgemiz istikrara çok ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle, bu konudaki çabalarınız için size çok teşekkür ederim Sayın Başkan" diye ekledi.
Kritik Konu: Rus Askeri Üslerinin Geleceği
Ziyaretin öncesinde, görüşmelerin kilit başlıklarından birinin Suriye'deki Rus askeri tesislerinin kaderi olacağı öngörülüyordu. Bu bağlamda, geçtiğimiz günlerde Kamışlı havaalanından Rus askerlerinin çekildiğine dair haberler gündeme geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, bu bilgileri yorumlamaktan kaçındı ve asker konuşlandırma konularının Savunma Bakanlığı'nın yetkisinde olduğunu belirtti.
Rusya'nın Suriye'deki ana askeri varlığı, Lazkiye'deki Humeymim hava üssü ve Tartus'taki deniz üssünde yoğunlaşıyor. Bu tesislerin geleceği, 2017'de Beşar Esad yönetimiyle imzalanan 49 yıllık anlaşmalara dayanıyor ve yeni yönetimle ilişkilerin en hassas noktalarından birini oluşturuyor.
Bölgesel Gelişmeler ve ABD Faktörü
Görüşmede, Suriye'nin Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgeleri merkezi yönetime bağlama süreci de ele alındı. Putin, aş-Şaraa'yı bu sürecin hızlanmasından dolayı kutlayarak, Suriye'nin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasına verdiği desteği yineledi.
Bu bölgeler, uzun süredir ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol ediliyordu. Ancak, Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte Washington'ın SDG'ye verdiği destek azaldı. ABD'nin Özel Suriye Temsilcisi Tom Barrak, SDG'nin IŞİD'le mücadeledeki ana kara gücü rolünün büyük ölçüde "tükendiğini" ve güvenlik sorumluluklarını artık Şam yönetiminin üstlenebileceğini açıkladı. Bu değişim, SDG ile Şam arasında varılan ve SDG'nin dağıtılmasını öngören ateşkes anlaşmalarının arka planını oluşturuyor.
İlginç bir şekilde, aş-Şaraa Moskova'ya gitmeden önce Donald Trump ile de bir telefon görüşmesi yapmıştı.
Bu durum, Suriye dosyasında hem Washington hem de Moskova ile diyalog kanallarının açık olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak, aş-Şaraa'nın ikinci Moskova ziyareti, Esad sonrası dönemde Rusya-Suriye ilişkilerinin yeni parametrelerinin belirlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Taraflar, askeri işbirliğinin (üsler, silahlanma) yanı sıra ekonomik yeniden yapılanma ve bölgesel istikrar konularında ortak bir yol haritası çizmeye çalışıyor. ABD'nin bölgedeki rolündeki değişim, Moskova'nın manevra alanını genişletirken, Suriye içinde ise merkezi hükümetin kontrolünü pekiştirme süreci devam ediyor.
