ABD, AB İle Anlaştıkları Ukrayna Güvenlik Garantilerinin Detaylarını Açıkladı

ABD: Ukrayna'nın Güvenlik Garantileri Konusunda Müttefiklerle Mutabakata Varıldı

HABERRUS - ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Birleşik Devletler ve Avrupalı müttefiklerinin Ukrayna için güvenlik garantileri konusunda genel bir mutabakata vardığını açıkladı. Rubio, Senato'daki bir oturumda yaptığı konuşmada, bu garantilerin pratikte ne anlama geleceğini de özetledi.

Sınırlı Avrupalı Birlikler ve ABD Taahhüdü

Bakan Rubio'ya göre, mutabakatın pratikteki çerçevesi şu şekilde olacak: "Bu güvenlik garantileri, esas olarak Fransız ve İngiliz birliklerinden oluşan sınırlı bir Avrupalı askeri kontenjanın konuşlandırılmasına ve Amerikan güvenlik garantilerine dayanıyor."

Rubio, bazı Avrupa ülkelerinin savaş sonrasında Ukrayna'da asker bulundurma isteğini küçümsemediğini, ancak bunun ABD desteği olmadan uygun olmayacağını vurguladı. Açıklamasında, Avrupa ülkelerinin son 20-30 yıldır savunmaya yeterince yatırım yapmadığına dikkat çekerek, bu nedenle güvenlik garantileri bağlamında şu anda ABD'nin yardımı olmadan hareket edemeyeceklerini ifade etti.

Mutabakata Giden Süreç ve Daha Geniş Bağlam

Bu açıklama, Rusya-Ukrayna çatışmasının çözümü için süren diplomatik müzakerelerin önemli bir ayağına işaret ediyor. Güvenlik garantileri, Kiev'in olası bir barış anlaşması sonrasındaki en temel taleplerinden biri. ABD'nin öncülüğünde şekillenen bu mutabakat, Batı ittifakının Ukrayna'nın uzun vadeli güvenliğini sağlama konusunda somut adımlar atmaya hazırlandığını gösteriyor.

Ancak, mutabakatın henüz nihai ve imzalanmış bir anlaşma olmadığı, detayların ve özellikle askeri konuşlanmanın kapsamının netleşmesi gerektiği unutulmamalı. Ayrıca, bu tür bir yapının Rusya'nın tepkisi ve bölgedeki genel güvenlik dinamikleri üzerinde önemli etkileri olacak.

Bu gelişme, savaş sonrası Ukrayna'nın güvenlik mimarisinin Batı ittifakı liderliğinde şekillenmeye başladığının en somut sinyali. Mutabakat, aynı zamanda Avrupa'nın savunma bağımlılığı ve ABD'nin kıta güvenliğindeki belirleyici rolü hakkındaki tartışmaları da yeniden alevlendirecek.