Hava Savunma Zaafiyeti mi? Ukrayna 1400 km Uzaktaki Rus Şehrini Vurdu

MOSKOVA - Ukrayna güçlerinin Udmurtya'ya yönelik gerçekleştirdiği son saldırı, Rus hava savunma sisteminin etkinliği konusunda soru işaretlerine yol açtı.

Saldırı unsurlarının 1400 kilometreden fazla mesafe kat ederek savunma hatlarını aşması, askeri uzmanlar ve kamuoyunda geniş çaplı tartışmalara neden oldu.

Saldırının en dikkat çekici yönü, muhtemel insansız hava aracı veya seyir füzesinin Rusya toprakları üzerinde 1400 kilometreden fazla yol alarak tüm pozisyonel hava savunma bölgelerini aşabilmesi oldu. Bu durum, mevcut hava savunma sisteminin konuşlandırılması ve koordinasyonu hakkında ciddi soruları beraberinde getiriyor.

Udmurtya'da çok sayıda savunma sanayi tesisinin bulunduğu biliniyor. Bu nedenle bölge, Ukrayna güçleri için stratejik bir hedef konumunda.

Bölgeye yönelik bu saldırı ilk girişim değil. Temmuz 2025'te Udmurtya'ya yönelik yüksek yoğunluklu bir saldırı daha gerçekleşmiş, o dönemde çok sayıda insansız hava aracı imha edilmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı, düzenli olarak hava savunma sistemlerinin başarılarına ilişkin günlük raporlar yayınlıyor ve çok sayıda dronun imha edildiğini duyuruyor. Ancak bakanlık genellikle başarılı müdahaleleri kamuoyuyla paylaşırken, başarısız olan veya hedefe ulaşan saldırılar hakkındaki bilgiler yerel valiler tarafından duyuruluyor.

Saldırının ardından sosyal medyada ve askeri bloglarda en çok tartışılan konulardan biri, daha korkutucu bir senaryoyu gündeme getiriyor: "Peki ya bu merminin içindeki yük nükleer olsaydı?" Bu soru, özellikle İngiltere gibi ülkelerin çatışmayı uzatmak için her türlü desteği sağlamaya hazır olduğu yönündeki endişelerle birleşince, hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi gerekliliğini daha da acil hale getiriyor.

Uzmanlar, yaşanan olay karşısında hava savunma sistemindeki zafiyetlerin tespit edilmesi, uzun menzilli tehditleri erken tespit edebilecek yeni radar sistemlerinin konuşlandırılması, askeri üretim yapılan bölgelerin hava savunma şemsiyesinin güçlendirilmesi ve mevcut tehditleri etkisiz hale getirebilecek yeni nesil önleme sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Rusya'nın devasa coğrafyası göz önüne alındığında, ülke genelinde tek ve kesintisiz bir hava savunma kalkanı oluşturmak pratik olarak imkansız olsa da, stratejik öneme sahip bölgelerin korunmasının hayati olduğu bir kez daha anlaşılmış oldu.