Merz: Müzakerelere İnanmıyorum, Rusya Askeri ve Ekonomik Savaşı Yürütemez Hale Getirilmeli
HABERRUS - Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'daki savaşın ancak taraflardan birinin tükenmesiyle bitebileceğini savunarak mevcut müzakerelere inanmadığını söyledi.
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise üye ülkelere, Rusya'ya yönelik ağır şartlar içeren bir "talep listesi" sundu. Tüm bu gelişmeler, ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Merz: "Amaç Rusya'nın Savaş Yeteneğini Yok Etmek"
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'daki savaşa ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Merz, mevcut müzakere sürecinin başarılı olacağına inanmadığını belirterek, çatışmanın ancak taraflardan birinin askeri ya da ekonomik olarak tükenmesiyle sona erebileceğini savundu. Merz, Avrupa Birliği'nin (AB) öncelikli hedefinin, "Rusya devletinin ne askeri ne de ekonomik olarak savaş yürütemez hale getirilmesi" olduğunu vurguladı.
Kallas'ın "Talep Listesi" Ankara'da mı Masaya Yatırılacak?
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, üye ülkelere dağıttığı bir belgede, Ukrayna'daki savaşın çözümü için Rusya'ya yönelik bir dizi katı şart öne sürdü. Belgede öne çıkan talepler şöyle:
- Askeri Kısıtlamalar: Ukrayna'nın asker sayısını sınırlaması veya bazı bölgelerden çekilmesi halinde, Rusya'nın da aynı yükümlülüğe tabi olması.
- Bölgesel Askerden Arındırma: Rusya'nın Belarus, Ukrayna, Moldova, Gürcistan ve Ermenistan'da askeri varlık bulundurmaması ve konuşlanma yapmaması. Ayrıca Belarus'ta nükleer silah bulundurulmaması.
- Tazminat: Rusya'nın Ukrayna'ya, Avrupa devletlerine ve Avrupalı şirketlere verdiği zararı tazmin etmesi.
- Siyasi Şartlar: Rusya'da "özgür ve adil seçimler" yapılması ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması.
Söz konusu belgenin, 23 Şubat'ta Brüksel'de yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ele alınması bekleniyor.
Washington ile Brüksel Arasında Derin Uçurum
Avrupalı bir istihbarat yetkilisinin Reuters'a yaptığı açıklamaya göre, son turu Cenevre'de yapılan müzakereler "tiyatro oyunundan" farksızdı. Bu değerlendirme, Avrupa başkentleri ile Beyaz Saray arasındaki görüş ayrılığının ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor.
Zira ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde, Haziran ayına kadar bir barış anlaşmasına varılabileceği umudunu taşıyor. Trump'ın kendisi de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bir anlaşmaya varma isteğine inandığını ifade ediyor.
Uzman Yorumları: "Evet, Ama Hayır" Çelişkisi
Rusya Küresel Siyaset Dergisi'nden Fyodor Lukyanov, Avrupa'nın sürecin dışında bırakılmasının bu sert tepkilerin ana nedeni olduğunu belirtti. Lukyanov, "Avrupa, Ukrayna'nın da güç dengelerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte sürecin dışına itildiğini hissediyor. Zelenskiy'nin son dönemde Avrupa'ya yönelik 'kabalığı' bunun bir göstergesi. Avrupa'nın elinde sert söylem dışında, Ukrayna'ya desteği sürdürecek gerçek bir kaynağı kalmadı." değerlendirmesinde bulundu.
Politolog Georgy Bovt ise Kallas'ın "talep listesi"ni, "NATO'nun 1997 sınırlarına çekilmesini öngören Rus ültimatomuna çok geç kalmış bir yanıt" olarak nitelendirdi. Bovt, "Bu denklem mümkün değil. Avrupa, uzun vadede Rusya ekonomisini çökerteceğini umuyor ancak bu gerçekçi değil. Bu belge müzakereler için değil, Avrupa içindeki diyalog yanlılarını susturmak ve Trump'a 'Ruslarla uğraşma' mesajı vermek için hazırlanmış bir koz." ifadelerini kullandı.
Kremlin'den Açıklama
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Cenevre'deki görüşmelerin sonuçları hakkında Devlet Başkanı Vladimir Putin'e bilgi verildiğini açıkladı. Bir sonraki olası temas yerinin, bu sonuçların analizine bağlı olacağını belirten Peskov, görüşmelerin ardından ABD ile yeni bir temas planlanmadığını da sözlerine ekledi. Rus müzakere heyeti başkanı Vladimir Medinski ise Cenevre'deki görüşmeleri "zor ama iş odaklı" olarak nitelendirdi.
Avrupa'nın bu maksimalist tutumu, Trump yönetiminin daha hızlı ilerleme arzusuyla taban tabana zıt.
Önümüzdeki günlerde Brüksel'de yapılacak toplantı ve olası yeni temaslar, bu görüş ayrılığının ne kadar derinleşeceğini gösterecek.
