Tacikistan’da İklim Değişikliği Nedeniyle 1.300 Buzul Yok Oldu

HABERRUS - İklim değişikliği nedeniyle Tacikistan’da yaklaşık 1.300 buzulun yok olduğu açıklandı. Bu durum, Orta Asya’da çevresel sorunlara ve yaşam kalitesinin düşmesine yol açıyor.

Tacikistan Dışişleri Bakanı Sirodjidin Muhriddin, bu konuyu 21 Mart’ta New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) merkezinde düzenlenen Dünya Buzullar Günü ve Dünya Su Kaynakları Günü’ne adanmış üst düzey bir etkinlikte dile getirdi.

Tacikistan Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Muhriddin, buzul erimesinin Orta Asya için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Bakan, Tacikistan’daki en büyük buzulların “bölgenin su kulesi” işlevini gördüğünü ve milyonlarca insanın temiz su kaynağı olduğunu vurguladı.

“Son 50 Yılın En Büyük Su Kaybı”

Muhriddin, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine dayanarak, 2023 yılında dünya genelindeki buzulların 600 gigatonun üzerinde su kaybettiğini ifade etti. Bu miktarın son 50 yılın en yüksek seviyesi olduğuna dikkat çekti. Tacikistan’da yok olan yaklaşık 1.300 buzulun, bölgedeki su kaynaklarının azalmasına ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu belirtildi.

Tacikistan, hızlanan buzul erimeleri ve temiz su kaynaklarının azalmasından ciddi endişe duyduğunu ifade ederken, iklim değişikliğiyle mücadelenin uluslararası iş birliği ve koordinasyon gerektirdiğini vurguladı. Muhriddin, BM’nin 2023 yılında düzenlediği Yüksek Düzeyli Su Kaynakları Konferansı’nın sonuçlarının uygulanmasına yönelik adımların sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Uluslararası İş Birliği Çağrısı

Tacikistan Dışişleri Bakanı, diğer ülkeleri ve uluslararası ortakları yaklaşan BM Su Kaynakları Konferansları’na aktif olarak hazırlanmaya çağırdı. Bu konferansların 2026’da Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve 2028’de Tacikistan’da yapılması planlanıyor. Ayrıca, 29-31 Mayıs tarihlerinde Duşanbe’de düzenlenecek Uluslararası Buzulları Koruma Konferansı’nın hazırlıkları hakkında bilgi verdi.

Muhriddin, iklim değişikliği ve su kaynakları konusundaki küresel iş birliğinin önemine dikkat çekerek, tüm ülkeleri ortak çözümler üretmeye davet etti.