Kremlin: Müzakere Konusunda Avrupa İkiye Bölünmüş Durumda

MOSKOVA – Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Avrupa ülkelerinin Rusya'ya yönelik tutumunda derin bir ayrışma yaşandığını açıkladı.

Peskov'a göre kıtada iki ana kamp oluştu: Bir yanda "her şeye rağmen Rusya ile diyaloğa başlanması gerektiğini" savunanlar, diğer yanda ise "eski, uzak görüşlü olmayan ve irrasyonel" tutumda ısrar edenler.

Peskov, ikinci grubun pozisyonunu "politik cehalet ve siyasi körlük" olarak nitelendirdi.

Fransa Öncülük Ediyor, Diğer Başkentler Sessiz

Peskov, diyalog yanlısı kampın en somut adımını Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un attığını belirtti. Macron, 10 Şubat'ta Avrupalı liderlere Rusya ile diyaloğun yeniden başlatılmasını önermişti.

Kremlin Sözcüsü, Paris ile Moskova arasında teknik düzeyde temasların zaten yeniden kurulduğunu doğruladı. Ancak diğer Avrupa başkentlerinden benzer inisiyatiflerin hala gelmediğini söyledi.

Peskov'dan Macron ve Merz'e Davet: "Telefonu Açıp Putin'i Arayabilirsiniz"

Peskov, Almanya'nın yeni Şansölyesi Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a doğrudan bir çağrı yaptı. Peskov, "Ne Merz ne de Macron temas kurma girişiminde bulunuyor. Oysa burada özel bir çabaya gerek yok. Arzu ederlerse ve gerek duyarlarsa, doğrudan telefonu açıp Devlet Başkanı Putin'i arayabilirler" dedi.

Peskov, Vladimir Putin'in Avrupalı liderlerle doğrudan temaslardan hiçbir zaman kaçınmadığını vurguladı.

Macron'un İkili Yaklaşımı: Teknik Düzeyde Temas, Kiev ile Koordinasyon

Macron, 3 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Rusya ile temas hazırlıklarının teknik düzeyde sürdüğünü duyurmuştu. Fransız lider, bu sürecin diğer Avrupalı liderler ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile eşgüdüm halinde yürütüldüğünü belirtmişti.

Sonuç olarak, Kremlin'in Avrupa tasviri, kıtadaki gerçek bir ayrışmayı yansıtmakla birlikte, aynı zamanda bu ayrışmayı kendi lehine kullanma amacı taşıyor.

Önümüzdeki dönemde, Macron'un girişimlerinin diğer Avrupalı liderler tarafından takip edilip edilmeyeceği ve Ukrayna'nın bu sürece nasıl dahil edileceği, Avrupa-Rusya ilişkilerinin geleceğini belirleyecek kilit sorular olacak.