Rus Siyaset Bilimci: "Yaptırımlar İşliyor, Rusya Küresel Rekabet Gücünü Kaybediyor"
MOSKOVA – Ünlü Rus siyaset bilimci ve İlerici Politika Vakfı Başkanı Oleg Bondarenko, Moskova'da yayımlanan "Moskvich Mag" dergisine verdiği kapsamlı röportajda, Rusya'nın son dört yıldır yaşadığı dönüşümü "taşralaşma" olarak tanımladı.
Bondarenko, ülkenin bilimden teknolojiye, eğitimden kentleşmeye kadar pek çok alanda küresel rekabet gücünü kaybettiğini savundu.
"Yaptırımlar İşliyor, Sovyet Mirası Tükendi"
Bondarenko, Rusya'nın birçok alanda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını ancak bunun büyük ölçüde Sovyetler Birliği'nden miras kalan bilim, eğitim ve sanayi birikimine dayandığını belirtti. Bu mirasın artık tüketildiğini ifade eden Bondarenko, "Bu birikimi sağlayan insanların çoğu artık hayatta değil. Onların mirasçısı olması gereken nesil buna hazırlıklı değildi" dedi.
Siyaset bilimci, Batı'nın Rusya'ya uyguladığı yaptırımların etkili olduğunu açıkça ifade ederek, "Nasıl düşünmek istersek isteyelim, ülkemize karşı uygulanan yaptırımlar işe yarıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Bilim Dünyası İzole Ediliyor
Rusya'nın teknoloji ve bilim alanında küresel rekabet ortamından koptuğunu vurgulayan Bondarenko, tüm Rus yapay zeka versiyonlarının İngilizce dil tabanına dayandığını çünkü internette yeterli Rusça bilgi bulunmadığını söyledi. 2022 öncesinde Rus akademik çevrelerinde en önemli kriterin Scopus gibi uluslararası yayın sistemlerindeki makaleler olduğunu hatırlatan Bondarenko, artık bu sistemlere erişimlerinin olmadığını belirtti.
Bondarenko, 2022 sonrasında bazı ülkelerin "dost olmayan" ilan edildiğini ancak bu ülkelerin beşeri bilimler araştırmalarının temelini oluşturduğunu ifade etti. "Bu ülkeler konusunda uzmanlaşmış akademisyenlere ne olacak? Bu sadece günümüz uluslararası ilişkiler uzmanlarını değil, örneğin Keltoloji ve ortaçağ araştırmaları yapanları da etkiliyor. Ekonomi Yüksek Okulu'nda ortaçağ araştırmaları bölümü kapatıldı, diğer üniversitelerde de minimize edildi" dedi.
"Profesör Kuryeden İki Kat Az Kazanıyor"
Bilim insanlarının maaşlarının rekabetçi olmadığını vurgulayan Bondarenko, "Bizde hâlâ bir profesör, bir kuryeden iki kat daha az kazanıyor. Bu böyle devam ederse, buna uygun profesörlerimiz olacak. Varlık bilinci belirler. Kendini ve ailesini yoksulluğa mahkum edeceğini bilen kim bilime gider?" dedi.
Farklı sektörlerden beyin göçünün devam ettiğini belirten Bondarenko, kendini gerçekleştirmek isteyen ancak yoksulluğa mahkum olmak istemeyen insanların başka yollar aradığını ve bulduğunu söyledi.
--- 
Eğitimde Tehlikeli Dönüşüm
Devletin beşeri bilimler alanlarını azaltma politikasını eleştiren Bondarenko, geçen yaz dokuzuncu sınıf öğrencilerinin velilerinin yaşadığı durumu anlattı. Dört dokuzuncu sınıftan yalnızca bir tane onuncu sınıf açıldığını, velilerin çocuklarının bu tek sınıfa alınması için her yolu denediğini belirtti. Bondarenko, "Mezunların büyük çoğunluğunun meslek lisesine gitme isteği yok. Tesisatçı olmak isteyenler zaten oluyor. Ama bu tür önlemlerle bir mesleği kitlesel olarak popüler hale getiremezsiniz" dedi.
Yabancı dil eğitiminin azaltılmasının da taşralaşmaya yol açtığını savunan Bondarenko, Çinli öğrencilerin Rus öğrencilerden çok daha iyi İngilizce konuştuğunu belirtti. "Bizim öğrenciler zaten kitlesel olarak iyi İngilizce bilmiyor. Eğer İngilizce öğretimini daha da kısıtlarsak, ülkede hiçbir dil bilmeyen, küresel pazarda rekabet edemeyen bir nesil yetişecek" dedi.
Dış Perde ve İç İzolasyon
Bondarenko'ya göre ülkenin ilerlemesini engelleyen şey, dış yaptırımlar ile iç izolasyonun birleşimi. Otomobillerdeki geri dönüşüm ücretini örnek veren Bondarenko, bu önlemin Rus otomotiv endüstrisi için gerekli olduğunu ancak ülkenin sadece tek bir sektörün çıkarlarına göre gelişmemesi gerektiğini söyledi. "Üç milyon ekstra geri dönüşüm ücreti ödemek, ülke içinde gerçek bir yıkıcı faaliyettir. Bu, herhangi bir ülkenin temeli olan orta sınıfı vuruyor" dedi.
Ulaşımda Çöküş Sinyalleri
Ulaşımın taşralaşmanın en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu belirten Bondarenko, demiryolu seferlerinin azaltıldığını, ithal uçakların kademeli olarak piyasadan çekildiğini söyledi. "Uçaklar yaşlanıyor, düzenli bakım gerektiriyor, bu bakım gri bölgede yapılıyor ve her zaman mümkün olmuyor. Birkaç yıl içinde ülkemizde uçmak ya tehlikeli ya da çok pahalı olacak" dedi.
MS-21 uçak projesinin 2009'da duyurulduğunu ancak hâlâ seri üretime geçilemediğini hatırlattı.
Moskova: Son Kale
Moskova'nın bir süre daha direneceğini düşünen Bondarenko, başkentin parası ve teknolojileri olduğunu ancak bu teknolojilerin neye hizmet edeceğinin önemli olduğunu vurguladı. Dijitalleşmenin yer yer bir kontrol aracına dönüştüğünü belirtti.
Moskova havalimanlarının eski trafiğini kaybettiğini ifade eden Bondarenko, "Moskova kimin için merkez oldu? Orta Asya için mi? Çin için mi, o da kısmen? Bu da taşralaşmayı etkiliyor" diye konuştu.
Sosyal Uçurum ve Kaybolan İyimserlik
Rusya'daki sosyal eşitsizliğin Avrupa ülkeleriyle kıyaslanamayacak boyutlarda olduğunu belirten Bondarenko, "Hiçbir Portekiz'de Rusya'daki gibi vahşi bir sosyal tabakalaşma yok. Rusya'da bu tabakalaşma Moskova ile taşra arasında on kat boyutunda" dedi.
Toplumsal iyimserliğin kaybolduğunu vurgulayan Bondarenko, 2000'lerde yarının dünden daha iyi olacağına dair bir inanç olduğunu, 2010'larda "yarın dün gibi olacak" hissinin hakim olduğunu, 2020'lerde ise "yarın dünden daha kötü olacak" duygusunun yaygınlaştığını söyledi. Bondarenko, toplumdaki korku düzeyinin önemli ölçüde arttığını belirtti.
"Rusya-2050" Raporu ve Gelecek Vizyonu
Bondarenko ve meslektaşlarının hazırladığı "Rusya-2050" raporunun, mevcut karamsar tahminlere karşı bir "sosyal iyimserlik raporu" olduğunu söyledi. Raporun, arzu edilen gelecek kavramından yola çıkan iyimser tahminlerden oluştuğunu belirtti.
Göçmen işçilerin yaşadığı insanlık dışı koşullara dikkat çeken Bondarenko, "O insanların elektrikli bisikletlerle Moskova yollarında ciplerin arasında nasıl dolaştığını, her an ezilme korkusu yaşadıklarını görüyoruz. İnsanların nasıl insanlık dışı koşullarda uyuduklarını ve yaşadıklarını gördüğümüzde, çok az kişi kendini onların yerine koymayı düşünüyor" dedi.
"İnsan Yuvalarına Mahkumiyet"
Bondarenko, Moskova ve çevresinde yükselen çok katlı apartman bloklarını "insan yuvaları" olarak nitelendirerek bu gelişme modelini sert bir dille eleştirdi. "Kırk metrekarelik stüdyo dairelerde insanlar üremiyor ve aile kurmuyor, çocuklar doğuyorsa da tek sayıda. Kendimizi korumaktan bahsederken, hatta çoğalmaktan bahsederken, tek katlı Rusya'ya bakmamız gerek" dedi.
İdeal bölge vizyonunu anlatan Bondarenko, ülkenin yüksekliğe değil genişliğe doğru gelişmesi, megakentlerin belirli ölçüde dağılması gerektiğini savundu. Aksi takdirde ülkenin 20 yıl içinde on aşırı kalabalık megakente dönüşeceğini ve aralarında buzlu bir çöl olacağını söyledi.
