Kremlin'e Yakın Uzman Lukyanov: Ukrayna Krizi Çözülmeyecek, Sadece Biçim Değiştirecek
MOSKOVA – Kremlin'e yakınlığıyla tanınan, Rusya'nın önde gelen uluslararası ilişkiler uzmanlarından Fyodor Lukyanov, Ukrayna'daki savaş ve küresel düzene ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Vedomosti gazetesine verdiği röportajda Lukyanov, Ukrayna'da olası bir barışın "mucizevi bir normalleşme" getirmeyeceğini, çatışmanın "sadece başka bir biçim alacağını" savundu.
Uzmana göre dünya, kuralları belli eski düzenin sona erdiği, ancak yeninin henüz şekillenmediği belirsiz bir geçiş döneminden geçiyor.
Ukrayna Savaşı ve Barış: "Prestijli Bir Hedef, Ama İlişkileri Tamir Etmez"
Lukyanov, ABD Başkanı Donald Trump için Ukrayna'daki çatışmayı sonlandırmanın "prestijli bir hedef" olduğunu belirtiyor. Ancak ona göre asıl amaç, Washington'un dikkatini ve kaynaklarını asıl stratejik rakip olarak gördüğü Çin'e ve Asya-Pasifik bölgesine kaydırabilmek.
Bu durumun Rusya-ABD ilişkilerinde bir "yeni altın çağ" başlatmayacağını vurgulayan Lukyanov, şu çarpıcı tespiti yapıyor: "Ukrayna meselesi çözülmeden ilişkilerde ciddi bir yenilenme mümkün değil, çözüldüğünde ise çatışma tamamen ortadan kalkmayacak, sadece başka bir biçim alacak."
Lukyanov'a göre, olası bir barış daha az gerginlik değil, "farklı türde bir rekabet" anlamına gelecek. Yeni dünya düzenine geçiş sürecinde bu tür gerilimler kaçınılmaz olacak.
"Eski Düzen Bitti, Yeni Düzen Belirsiz: Kurallara Artık Güven Yok"
Uzmanın analizinin temelini, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemin çöküşü oluşturuyor. Lukyanov, "Artık üzerinde uzlaşılmış kuralların ve bunları işleten kurumların varlığına güvenemiyoruz" diyerek, yaklaşık 80 yıllık Batı merkezli düzenin fiilen sona erdiğini ilan ediyor.
Bugün sıkça telaffuz edilen "çok kutupluluk" kavramının da geçmişte hayal edilen dengeli bir sistemden ziyade, düzensiz ve rekabetçi bir ortamı ifade ettiğini söylüyor.
ABD'nin Stratejisi: "Gücünü Koruyor, Geleceğe Hazırlanıyor"
Lukyanov, ABD'nin hâlâ en güçlü küresel aktör olduğunun altını çiziyor. Washington'un bu belirsiz tabloyu "yapabiliyorsan yap, yapamıyorsan kenara çekil" anlayışıyla okuduğunu öne sürüyor.
"Amerikan etkisinin uzun vadede azalacağı kabul ediliyor ama birikmiş güç ve kaynaklar hâlâ çok büyük" diyen Lukyanov, ABD'nin mevcut dönemi, gelecekteki rekabete avantajlı girmek için kullandığını savunuyor.
Yeni Öncelik: İç Dayanıklılık (Resilience) ve İstikrar
Bu belirsizlik ve rekabet ortamında, Rusya dahil tüm ülkeler için asıl meselenin artık "dünyaya yeni bir model sunmak" değil, "kendi iç dayanıklılığını (resilience) güçlendirmek" olduğunu ifade ediyor.
Lukyanov, "İç istikrar, dış politikadaki her türlü manevradan daha önemli hale geliyor" diyerek, ülkelerin ekonomik, toplumsal ve siyasal şoklara karşı direnç geliştirmesinin kritik önem taşıdığını vurguluyor. Bu sürecin birçok ülkede korku ve belirsizlikle birlikte ilerlediğini de ekliyor.
BRICS ve SİÖ'nün Geleceği: "Entegrasyon Olmazsa Sadece Bir Kısaltma Kalırlar"
Lukyanov, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (SİÖ) gibi alternatif yapıların da kritik bir eşikte olduğu görüşünde.
"Eğer BRICS yalnızca ABD’den bağımsızlık söylemiyle yetinirse bir kısaltmadan ibaret kalır" uyarısı yapan Lukyanov, bu grubun anlam kazanabilmesi için gerçek bir ekonomik entegrasyon ve dolar dışı ödeme mekanizmaları kurması gerektiğini belirtiyor.
Aksi takdirde, artan küresel çatışmalarla birlikte rekabetin daha da sertleşeceğini öngörüyor. Lukyanov, son olarak şu uyarıyı yapıyor: "Yeni dünya düzenine geçiş hızlandıkça, çatışma düzeyi de keskin biçimde artacak."
Lukyanov'un bu analizleri, Rus siyasi elitinin küresel sistem ve Ukrayna savaşının geleceğine dair kötümser ve realist bakış açısını yansıtıyor. Ona göre, basit bir "barış" beklentisi yerine, daha uzun vadeli, rekabetçi ve istikrar odaklı bir strateji geliştirmek gerekiyor.
Lukyanov, Rusya'nın önemli dış politika yayınlarından "Rusya Küresel Politikada" dergisinin genel yayın yönetmenliğini yürütüyor.
