ABD Rusya'ya Triko Kumaş Satışına Yeniden Başladı
WASHINGTON/MOSKOVA — ABD ile Rusya arasındaki ticarette, iki yılı aşkın bir aradan sonra dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. Rusya'ya triko (örme) kumaş ihracatı, 2025 yılının son çeyreğinde yeniden başladı. RIA Novosti ajansının gümrük verilerine dayandırdığı habere göre, söz konusu ihracatın hacmi Kasım ayında 12 bin doları aştı.
Söz konusu ürün grubu, boyalı sentetik ipliklerden makine veya el örgüsü ile üretilen triko kumaşlardan oluşuyor. Bu sevkiyat, iki ülke arasındaki ticarette bir "çözülme" olarak yorumlanırken, hacmin oldukça mütevazı kaldığına dikkat çekiliyor.
Önceki Sevkiyat 2023'te, 422 Bin Dolardı
ABD'den Rusya'ya yapılan bir önceki triko kumaş ihracatı, Nisan 2023 ayında kayda geçmişti. O dönemdeki sevkiyatın değeri ise 422 bin dolar olarak gerçekleşmişti. Yani, yeni yapılan sevkiyat, pandemi öncesi ve Ukrayna'daki savaş sonrası uygulanan kapsamlı yaptırımların başlangıç dönemindeki hacmin oldukça altında kalıyor. Bu durum, bunun rutin bir ticari akıştan ziyade sınırlı ve özel bir işlem olabileceğine işaret ediyor.
Yaptırımlar ve Ticari İstisnalar
ABD'nin Rusya'ya yönelik olarak 2022'den itibaren uygulamaya koyduğu kapsamlı ticari ve finansal yaptırımlar, iki ülke arasındaki ticaret hacmini büyük ölçüde düşürmüştü. Ancak, yaptırımlar genellikle belirli sektörlere, teknolojilere ve şahıslara odaklanır. Temel tüketim malları veya belirli sanayi hammaddeleri üzerindeki kısıtlamalar bazen daha az katı olabilmekte veya lisans yoluyla istisnalara izin verebilmektedir. Bu küçük çaplı triko sevkiyatının, bu tür bir istisnai izin kapsamında veya yaptırım listelerinde doğrudan hedeflenmemiş bir ürün kategorisinde gerçekleşmiş olması muhtemel görülüyor.
Sektörel Analiz: Sembolik mi, Trend mi?
Ekonomi gözlemcileri, bu küçük hacimli işlemin, iki ülke arasındaki genel ticari ilişkilerde bir normalleşme anlamına gelmediği konusunda hemfikir. Ancak, iki taraf arasında belirli malların ticaretine yönelik teknik kanalların tamamen kapanmadığını göstermesi açısından sembolik bir öneme sahip. Rus konfeksiyon ve tekstil sektörünün, özellikle kaliteli sentetik kumaşlar gibi belirli girdilerde alternatif tedarikçiler bulmakta zorlandığı düşünüldüğünde, bu tür küçük açıklıklar önem arz edebilir.
Bu gelişme, küresel tedarik zincirlerinin karmaşıklığını ve geniş kapsamlı yaptırımlar altında bile belirli niş ürün akışlarının sürebileceğini gösteren bir örnek olarak kayıtlara geçti. Önümüzdeki dönemde benzer küçük çaplı ticari faaliyetlerin devam edip etmeyeceği, yaptırım rejimlerinin uygulanması ve denetimi açısından izlenmeye değer bir konu olacak.
